Ana Sayfa
Profilim
İletişim
GÜNLÜĞÜM
NAR'A MEKTUPLAR
Nar'a Mektup 29
Nar'a Mektup 28
Nar'a Mektup 27
Nar'a Mektup 26
Nar'a Mektup 25
💯
Ne güzel
geçmiş olsun eski dost
Annen bir şey öğretmedi m ...
sevgilerimle
Nar'a Mektup 4
Nar'a Mektup 3
Nar'a Mektup 8
Nar'a Mektup 2
Nar'a Mektup 24
sağ göz, bakımsız, günlük, kadın fotoğrafı, kadın, özlemek, sabaha nasıl başlamalı, çay simit kaşar, sabah kahvaltısı, tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 954 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Nar'a Mektup 28
  12.10.2020 - Mektup Kutum / Nar'a Mektuplar
   
 

Sevgili Nar,

Dün çok üşümüş olmalıyım. Bugün İstanbul'un güneş vuran kaldırımlarında nefes aldım biraz. Omuzlarımda ağladı güneş. Yüzümde sıcağı hissettim. Bazen sadece bu sıcaklık bile beni mutlu etmeye yetiyor. Nar, insanın ömrü sanki küçük not defterlerinden kayıyor ve kaldırımların arasındaki çiçeklere su veriyor gibi. 

İstanbul hovarda bugün.

Güneşe hasret kalmak vehim olsa gerek hovardalar için de. 

Çiçekli basmadan masaörtüsü olan üç dört masalı bir dükkana benzer bir şeyin önünde oturuyorum. Bir çınar da buldum günü aydınlatan. İçim kıyılıyor bazen Nar. Diyeceksin neden? Öyle insanlık hali Nar. Her şeyin  bir nedeni olmuyor yani.

Birtane kadın var burda. Önünde bir zarf var. Tırtıklayarak açmış zarfı belli. Beyaz eskilerden kalma bir elbise giymiş. Üstü hafif eskitilmiş bir pembe sanki. Hani uçuk çıkıyor ya insanın dudaklarında işte ondan. Kadın dayamış dirseğini masaya, o masa o mektubu nasıl taşıyor Nar.

Bir avucunun yarısının içerisine sıkıştırmış mektubu öylece oturuyor. Saçlarını topuz yapmış ama o saçlar kıvırcık kıvırcık topuzu sıyırıp sıyırıp dağılmış. Böyle küçük küçük kıvır kıvır sarkıyorlar.

Söylemiş miydim. İstanbul'da hava güneşli bugün Nar.

   
   302 kez okunmuştur. Yorumlar (15) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 15 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-10-12 13:40:26
İsim : Masal
Başlık : Mektup
Yorum : Senin mektuplarını okuyorken de benim içim kıyılıyor❤
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-12 15:04:50
İsim : necmi dayan
Başlık : Damla damla
Yorum : İstanbul denen kent senin ışıltına inat güneşini ortaya çıkarmıştır inan bana.
Bunu yağ çekmek veya sana beğenilmek gibi söylemiyorum. Tüm kalbimle içimden geldiği için söylüyorum. İstanbul çatlasın...Yine de seni güneşin yerine ısıtan ben olmalıydım. Ciddi söylüyorum.

Bu gün burası da yazdan kalma gibi ışıltılı. Erken sararan yapraklara güneş dokundukça has altına bakır karıştırılmış damlalar gibi sarı sarı ışıldayıp duruyorlar.

Aslında bu mevsim ve bu hava da Ankara dışında olacaksın. Koruluk veya meyve bahçelerinde. Balıkçıya iki ala balık attıracaksın. Köy ekmeği yeşillik ve kaynağından yeni çıkmış taze su.
Arkadan odun ateşinde demlenmiş çay iki üç bardak derken bırakacaksın kendini bahçeye dalacaksın yanındaki kadının gözlerine sonbahara şüküredeceksin..

Kadının elinde tuttuğu mektup da kimbili neler yazıyor?

Soru sormaman iyi olmuş...
Bazen dinlediğinde canın sıkılır. Veya üzülürsün...


Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 07:01:39
İsim : necmi dayan
Başlık : Eylemsiz yazarlık olmaz
Yorum : günaydın,

Pazarcılar ile ilgili yazımı daktiloyla temize çekip okul kantininin bulunduğu
lkocaman salondaki edeniyatla ilgili olması gerekirken her nedense siyasi yazılarla dolu panoya asan Hasan hocaya üst sınıf bebeleri kızmıştı. Baskılar bizi yıldıramaz diye bas bas bağıran Hasan hoca çok çabuk pes etmiş yazıyı kaldırmıştı.

Kendilerini okumak yerine siyasetin kucağına bırakan bu üst sınıflar fazlaca kör olduklarından ve her fırsatta kahrolsun faşistler zülme işkenceye baskılara son diye slogan atanlar halbuki aynı baskıyı garibanlara da yapıyolardı.

Sivrilmek faaliyetlere katılmak bana göre değildi zaten. Ama Hasan hoca gibi birinin benden bile gözlerini kaçırması; erotik dergi ve gazetelerden
bana göre daha zevkliydi.

Yani beceriksizdim kalemlerimi korumak yerine kaybedip duruyordum
ve aldığım her kalem kırılan dolma kalemimin yerini tutmuyordu. En son bir Pelikan aldım ve onu da kaybettim.

Böylece düzensiz bir karekterim oluşmaya başladı. Düzensiz ama bir o kadar da bağımsız yazılar yazan zevzek biri oldum. .

Böyle giderse her halde kalın listelerin
altını üstüne getirecek bir kitabım olmayacak.

Şimdi o mola verdiğin yer de ben olsaydım senin yerine kalkar o avucunda sıktığı mektup neymiş mektup da neler yazılı kim yazmış kim kadını perişan etmiş öğrenmeye çalışırdım.

Tıpkı İzmir Caddesinde yatma önerimi
gururuna yediremeyen ama ben o yolun yolcusuyum diye içten içe bağıran kadın aklıma gelince ve çantasıyla bana vurmaya kalkınca;
masa da oturan o kadın da yardım rdebilir miyim sorusunu yanlış anlarsa
halim nice olurdu acaba?

Zaten bir şeyler yapılacak ya da eyleme.girilecekse yapmalı insanlar. Çantası havadayken kaçmak yerine tıpkı benim gibi düzensiz yazılarda yazsa kaçmamalı....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 09:40:00
İsim : necmi dayan
Başlık : Aaa Roman
Yorum : Bazı konularda bazı düşüncelerim var...

Roman nedir? Hayaldir-gerçektir-hayattır-yaşamdır-erkektir-kadındır-karmaşadır-biçimdir-uslup/tarzdır-gizemdir-aşktır-kırılmışlıktır vs vs...dırvedir dir roman...

Ama bunların hiçbiri beni bağlamıyor.

Bir roman bence kadın olmalıdır. Yani
kemiğinden iliğine etine kadar kadın kokmalıdır...

Erkek de kadın da yazar ama o roman
kadın gibi kokmuyorsa olmaz...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 12:18:41
İsim : necmi dayan
Başlık : Şahaserler
Yorum : Tabii ben böyle iddialı bir zevzeklik yaptım da ne oldu?

Sen de sessiz kalmışsın. Neyse yarın bir gün ne olur ne olmaz hadi cüret edip
bir roman yazdım piyasa da kimmiş bu
zevzek diye okuyan olursa hadi sen de okursan demez misin bana; bre densiz
hani kadın kokusu demiştin. Ne saçmalıyorsun dersen sana rezil olurum. İnsan en azından zevzeğe yanıt verir. Neyse ben de pislik mi yok? İnkar ederim. Yok yav derim biri benim tarzımı kıskanmıştır çamur atıyordur....

Her gece Bodrum....Selim İleri...

Dünyanın şahaseri
***
Kitabında bu günlük yazdıklarının yüzde biri olsun yeterli.
Her eser şahaser olmak için kendi yolunu çizer.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 12:37:42
İsim : necmi dayan
Başlık : sessizlik
Yorum : Biçimsiz bir rüzgar var. Bu tip mevsim
şakaları hep olur. Genelde yaprakları kuruturlar önden arkadan sağdan soldan vurduklarında.

Çevrede tam bir ölüm sessizliği var. Bu sessizliği At Pazarında atölyenin balkonunda otururken daha çok hissederdim. Çok konuşanlar bile konuşmaz olurdu. Hele Atölyenin karşısındaki Canan hanımın kafesinde.
Suladığı çiçekler bile bu sessizlikten ürkerlerdi. Batı da Kan Var filminin
ilk sahnesi gibi bir sessizlik. Charles Brason' un kovboy filmi ve unutulmaz müziği. Çöl sıcağında tren istasyonunda bekleyen üç haydut. Sadece sinek vızıltısı ve telhrafçının haberleşme makinasının çıt çıt çıkan sesi.

Bu sessizlik uyku ağırlığı yapıyor....
***
Pazar deyince hep aklıma haldeki manav dükkarnı geliyor.
Gireni çıkanı belli olmayan
Kasalardan üzümlerin sarktığı..

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 15:17:32
İsim : necmi dayan
Başlık : Renklere koşmak
Yorum : Farkında olmadan hep hayallerimin peşinden koştum. Ama onlar benden çok hızlıydılar. Yetişmesemde canları sağ olsun....

Fransa'da resim eğitimini almış karizma bohem yakışıklı ve kirli sarı saçlı
genç adam bizim sınıfa girdi. Fransa'da
kalmak istememiş. Ülkesinde biz genç nesle resim dersleri vermek renkleri sevdirmek istemiş. Başardı da kereta.
Benim yağlı boya resmimi " mahalle de
seyyar satıcılar "dı. Yarışmaya göndermiş. Okul okul olalı böyle prestijli bir ödüle sahip olmamıştır. Devlet bankalarından biri para ödülü için annemi çağırmış. Para ödülü bana bir spor ayakkabıyla döndü. Ama annem her gün et yedirdi evde. Bıktık diyemezdik kolumuza bacağımıza çimdik atardı.

Sanattan para kazanmak fena değildi.
Bir gün genç resimcimizin okul atölyesinde kadın bedenciyle yakalandığı haberi geldi.

Ekmek teknemi bir daha göremedim.
Ama renkleri kaldı.
***
İstanbul griye kesti
Gök gürlüyor
Hava böyle olduğunda
Renklerin saklandığını düşünüyorum
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 17:25:48
İsim : necmi dayan
Başlık : Dönüm noktam veya hamamcı olmam
Yorum : Bakıyoruz büyüdük...

Bir yaz sabahı tıpkı dünkü sabah önceki sabah bu sabah; bir yaz sabahı
pikeyi ya da yorganı üzerimizden çekip alan annemiz sıra bana gelince de aynısını yapmış; ben farkında değildim
ama annemiz şortumdaki ıslaklığa dokununca sessiz sessiz oooo bakıyoruz ve büyüdüğümüzü görüyoruz derken sanki bana pek gururlanmış gibi gelmişti. Evet doğruca banyoya gidiyoruz ve yıkanıp
geliyoruzzz...hadi bakalım bundan sonra banyo yaşamında ben yokummm...ne yapıyoruz? Ağzımıza burnumuza su veriyoruz bu küçüğü iyicene temizliyoruz her tarafımızı tertemiz ne yapıyoruzzz...

Bu iki sözcük dönüm noktam olmadı
elbet....

Çalışmaktan dönüm noktama az zaman ayırdım ve her halde dünyaya
dönüm noktamdan baksaydım bu günkü keyfim pek gıcır gıcır olmazdı.
***
Kış geldi sanki
Bugn hava çok üşüyor


Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 18:43:49
İsim : necmi dayan
Başlık : Renkler ve seninle konuşmalar
Yorum : Renkler saklanmaz. Sadece birbirlerine
bulaştıklarında ortaya değişik renk olarak çıkarlar. Bilirsin duvarlarını boyarken renkleri duvarları konuşturan
sendin. Hayranlıkla okudum o yazılarını
hatta kelimelerinin mimiklerini gülmelerini senin uslu kediler gibi mırıldanmalarını duydum...İnsanlar saklanırlar hem de ne saklanma duygularıyla saklanırlar.

İstanbul demek üşütüyor seni. Aslında erken ama nem olduğu içindir. Belkide sen ince giysiler giyiyor olabilirsin. Eğer dediğim gibiyse kalınlaştır giysilerini. Ama hep söylüyorum o çıplak ayaklarını ısıt diye. Yün çorap mesela terlik patik ben orada olmadığım için beni giy beni sar üstüne ayaklarına omuzlarına filan diyecektim ama ben ne gezerim oralarda. Aslında sana sımsıcak yazılar yazarım da yazarken ben yoldan çıkarım....

Neyse...akşam oldu....


Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-13 19:13:25
İsim : necmi dayan
Başlık : nedenler
Yorum : Kadınlar neden üşürler? Kadınların kan sıcaklığı erkeklere göre iki üç derece daha fazla yanılmıyorsam.

Kadınlar neden üşürler? Ay günleri düzensizliğinden mi yoksa başka başka nedenlerden dolayı mı?

Yalnız yaşayan kadınlara mı ait bu duygu yoksa hayatını biriyle paylaşsa da bu üşümeleri neden?

Sen mesela bir erkekle yaşamını paylaşsan fazla özel olmayacaksa yine üşür müsün? Gerçi Erkek ve Kadının sanırım muhabbetlerinin sıcak olması
gerekir diye düşünüyorum. Erkeğin kadına yaklaşımlarının sıcaklık ayarı da önemli. Yani seks dışında olan yaklaşımları. Ki kelimelerde ısıtır çoğumuzu...

Tek başıma bu konuda daha ne yazarım diye düşünüyorum ama beceremiyorum her halde...

Fazla olmayacaksa senin kadın olarak.düşüncelerini öğrenmek isterim...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-14 00:16:05
İsim : necmi dayan
Başlık : dolu mevsimi
Yorum : İyi geceler

En çok bu saatlerde òzlenir
sıcak bir nefes
nefesinde Suvla olur
kıvrak bir dans gece de
bir kadın kapatır gözlerini
gömer dudaklarını
boynuna
boynunda alev topuna dönüşür
kıpkızıldır ay çekirdek tarlaları...










Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-14 06:01:23
İsim : necmi dayan
Başlık : Büyüdük bakıyoruz...
Yorum : Günaydın,

Belki de bütün kadınlar sendin...

O günlerde bana Süheyla' nın tarih dersleri az geliyordu. Hafta da iki gündü. Onca yıldan sonra O da eminim
senin gibi üşüyordu. Òzellikle kış günleri. Günaydın çocuklar der demez
doğruca sıcak radyatörlerden birine yaslanır kollarını ve bedeninin yarısını o demir parçanın çıkıntılarına yaslardı.

Kürsüsüne minik adımlarla yürür sandalyesine eteğini toplayarak oturur
çantasını boşaltır küçük aynasına bakarak serçe veya işaret parmağıyla
gözlerinin altını yoklardı.

Süheyla'nın sözlülerine kalkmak benim
göz ve otuzbir çekme bayramım olurdu
sanki. Daha o kelime dilinden çıkarken
benim kolum yukarıda olurdu.

Ceketimin düğmelerini iliklerdim o tahtanın önüne ve Süheyla'nın yanına
o ezberlediğim traşlanmış bacaklarına
baldırlarına kavuşmadan önce.

Herkese dönerdi ama sanki bana başka türlü dönerdi. Bu dönüşü ağır olurdu ve bacaklarını üstùste atarken
de aynı yavaşlıkda hareket ederdi.
Sanki bunları okşamak siyah kilodumun içindeki şeftaliyi düşlemek mi istiyorsun hadi bakalım bu sabah
bunları senin için hazırladım der gibi
olurdu bakışları.

Eminim Süheyla da görüyordu pantolonumdaki tepeyi.

Düşüm

Beni odasına atıyordu...Ceketimi gömleğimi kravatımı pantolonumu yırta yırta söküp alıyordu. Aç kalmış kurtlar gibi alıyordu ağzına benimki
salyalarıyla kuduruyordu. Dudaklarıma
yapışa yapışa yatağa sürùkleniyorduk
omunla. Sonra da beni üstüne çekmeye saniyeler kala istediğin bu mu
çocuk diyordu. Bu mu? Şeftalim mi?
Başımı homurdanarak sokuyordum
Şeftalinin tadına bakıyordum kokusunda kayboluyordum. Kıvranıyordu Süheyla gir içime gir diye emirler yağdırıyordu. Kaymak.gibi bacaklarını belime doluyordu.

Gözlerimi açıyorum. Süheyla'nın yerine oturabilirsin dediğini duyuyordum.

Gözlerimi açıyorum annemin büyüdük bakıyoruz sözlerini tutmak için doğruca banyoya gidiyordum...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-14 07:08:57
İsim : necmi dayan
Başlık : Beni sen al
Yorum : Mutfak,

Bu sabah kendimi yavru tùysùz bir kedi gibi görüyorum.

Annemi tırmıkladım. Süt emmeyeceğimi söyledim. Nigde gazozu yudumlayıp iğde tıkıştırıyorum.

Bu günde sıcak olacak. Fantazi dünyama mola verdim. Bir ay oldu.
Elim sadece işemek için gidiyor pantolonumun cırcırına. Bu sonbahar mı keyfimi kaçırdı yoksa büyüdüm mü artık abi yerine amcalara dayılara hacılara mı layık görüldüm?

Garip bir hal içerisindeyim. Yani istersem dilersem Azrailim sen olur.musun aşamasına geldimgibiyim.Çok uzaklardan gelmış bir gemiye bindirir misin beni?

Alnıma bir öpücük kondur. Kusura bakma demeni de istemem.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-14 09:04:28
İsim : necmi dayan
Başlık : uyuzlukiy
Yorum : Ofise yaklaşmışken altında son model BMW si olan fırın sahibi ekmek bayileri
olan kadın el salladı bana.

Zorunlu olarak karşıya geçmek durumunda kaldım. Günaydınlaştık.
Kahve içer misin dedi. Kibarca yok sağolun içmem dedim. Sıkıntısı vardı
belli ki. İşlerden oradan buradan konuşurken neyse ya dedi asıl konu şöyleki bizim firmayla çalışır mısın.?
Deneyimli bu caddeyi de iyi bilen
müşterilerimizi kendine çeviren birisin
ne dersin? Valla dedim bizim firmanın
sağısolu belli olmaz. Ücret konusuysa
yok dedim bizim firma da o konu da iyidir( yalan). Onca sene beraberliğimiz var. Kadına teşekkür edip çıktım.

Emin abide ayran içtim. Sabah gazoz derken yola çıktım. Malı bildirdim. Ama yine de bir uyuzluk var ben de...

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-10-14 09:57:53
İsim : necmi dayan
Başlık : Bir an da
Yorum : Sabah sabah yandaki tuhafiyeci kadının
hiç gürültüsü bitmiyor ve bu kendisiyle alakamı kestiğim için epeydir devam ediyor. Bekliyor dışarı çıkıp kes şu sesini
yazımı yazdırmıyorsun rahatsız oluyorum desem bu kez de bana
mahalle karıları gibi ucunu çek çekebildiğin kadar cevap verir görgüsüz sınırını bilmez cahil.

Tadım yok. Bir şeyler oluyor ve ben bu olan şeyler karşısında çaresiz eli kolu kelepçeli ayaklarına pranga vurulmuş
ters dönmüş bir böcek gibi çaresiz yenik bezgin kalıyorum. Bu koca deneyimli gövde de zaman zaman içten yıkılır. Yani her hangi bir güçle değil ama bir üzüntüyle bir hüzünle.dağılır bu koca gövde.

Umarım...
o
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.