Ana Sayfa
Profilim
İletişim
GÜNLÜĞÜM
NAR'A MEKTUPLAR
Nar'a Mektup 29
Nar'a Mektup 28
Nar'a Mektup 27
Nar'a Mektup 26
Nar'a Mektup 25
💯
Ne güzel
geçmiş olsun eski dost
Annen bir şey öğretmedi m ...
sevgilerimle
Nar'a Mektup 4
Nar'a Mektup 3
Nar'a Mektup 8
Nar'a Mektup 2
Nar'a Mektup 24
iyi geceler, aile sohbetleri, gece keki, kek neden dibine yapışır, kül tablası, şiir, mektup, kahve mekanı, sabah kahvesi, tümü

Şu an sitede 10 kişi on-line
Bugün 3,373 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Nar'a Mektup 18
  21.09.2020 - Mektup Kutum / Nar'a Mektuplar
   
 

Sevgili Nar,
Zor zamanlardan geçiyoruz.
Bazen aynaya bakıyoruz kendimizi tanıyamıyoruz.
Yüzümüzde maske olunca yüzümüzü unutuyor olmalıyız.
Bazen yüzümü unutuyorum Nar.
Her zaman değil ama bazen.
Soluğunun yettiği yere kadar koşan bir çocuk gibi koşmak istiyorum.
Sonra soluğum kesiliyor.
Duruyorum o zaman.
İşe geldim.
Çalışıyorum.
Ortası mantar olan cam bir çay bardağım var.
Ağzı ince..
Burası serin olmalı.
Çayın dumanı seçiliyor bardağın içinden.
Kendi kendine söyleniyor bazen.
Ne dediğini de anlamıyorum.
Uğraşıyorum ama bunu söyleyebilirim.
Zaman zaman senfoni gibidir sesi.
Uyum içinde hareket eder günle.
Dokunarak alırım onun sesini.
Gözlerimi kapattığımda sadece var olduğunu hissederim.
Öyle uzun ömürlü değil ama..
Anların yüzümüze vurduğu seçilmiş zamanlar bunlar.
Hani sen bazen mırıldanırsın ya..
Sesin duyulur rüzgarın başdöndüren güzelliğinde.
Seni duyuyorum Nar,
Sesinin güzelliğini.

   
   188 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 4 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-09-21 13:53:21
İsim : Masal
Başlık : Dün
Yorum : Kırmızı oda yı izliyorum,Alya'nın hikayesini.Ağlıyorum izlerken.Alya anlatıyor,annesi ayna bakamıyor evdeki tüm aynaların üstünü örtüyor.Sonra Alya da bakmıyor aynalara.

Aynaya baktığımızda neyi görürüz deliciğim,yüzümüzü mü,kalbimizi mi?

Senin mektuplarını okuyunca elim ayağım dolaşıyor benim.
****
Duygular bulaşıcıdır
Ağlayan birini görünce ağlanması normal
İçten bir tebessüme duyarsız kalmamak da öyle
Yüzümüz elimiz kalbimiz dilimiz
Bir yere koyamadığımı kendimiz
En çok kendimize karşı acımasız oluyoruz
En çok kendimizi kilitliyoruz kapalı odalara
Belkide beklediğimiz biziz
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-09-21 20:16:00
İsim : necmi dayan
Başlık : nar balık kahve asma tütün meselem değildi...
Yorum : yan apartmanın bahçesinde bir nar ağacı var. Ankara'da kazayla çıkmış tek nar ağacı olabilir.

bu yıl ne apartmanın sakinleri ne veletler ne de dışarıdan geçenler ne ağaca dokundular ne de usul usul kızaran narlara.
ben de dokunmadım. sevmem ama seyretmesi hoşuma gider.
kutsal olduğunu söyleyenler var binlerce taneli bu yakut renkli güzelin.

hava soğudu. dolap dereceleri düştü. yağmur atıştırmaya devam ediyor. kaldırımlar yollar ıslak. apartmanların pencereleri cılız mavi ya da televizyon ışıklı. .

Ankara gittikçe içine kapanan bir kent olmaya devam ediyor.

yukarı kavşağa doğru yürüdüm. orada çardaklı bir kahve var. bu zamanlarda asma kokardı. tavla okey kağıt sesleri gelirdi. bunların hiç biri yok. siyah beyaz bir fotoğrafı mum alevinin ışığı aydınlatıyor gibi bir görüntü....

balıkçı da keyif yok. balıklara dönüp bakan yok. balıklar bile
bu Ankara'ya küsmüş gibiler öyle tablalarının içinden artık ferleri zayıflamış kataraktlı gözleriyle perdeli perdeli bakıyorlar...

buraya uğradım çünkü sert tütün satan bir tek burada var.
tütüncü geldiğimi görünce pek kibardır yine nazikçe gülümsedi.
tütünü kokladım. evet gübresinin kokusunu aldım. ince kağıda doladım kağıdı yalayıp yapıştırdım. zippo çakmağımla yaktım evet sertliği yerindeydi.

beş avuç tart bakalım dedim. on tane de arap alayım...

çıktım....

Ankara....

iyi akşamlar...
***
Nağmesi eski bir kundura sesi..
Selvi ağaçlarının altında arıyoruz artık bu üslubu.
Zira her şey kendi alaca renginde.
Bir bakmışsın pazar yerindesin;
Bursadan gelmiş elmalar konuşuyor.
Bahçeden yeni toplanmış soğan ya da nane tazeliğinde.
İki limon uzatıyor ortada bekleyen çocuk.
Peki ya balık?
Balıklara bakmadınız.
Tam bakacaktım diyecek oluyorsun.
Az önce almış olduğun öteki tezgahı hatırlıyorsun.
Dur gitme diye yakana yapışıyor domatesçi.
Hani elinde yer olsa ya da bir sepet.
Kırmayacaksın da domatesçinin gamzelerini.
Ellerinin kan çanağı.
*
Gözümün içinde ne zamandır bir börek duruyor.
Ha bugün ha yarın diyecekken.
Çaylanıp kalkıyorum sürekli.
Dilim varmıyor börek söylemeye.
Sorma neden diye.
Ben de bilmiyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-09-22 09:18:29
İsim : köpek...
Başlık : necmi dayan
Yorum : günaydın

bu sabah serin. bulutsuz gibi gök yüzü. belli olmaz. bu sonbahar havaları ;tepesi atar kızar sağa sola çarpar akşamdan
kalmışlar gibi başı ağrıdan sıcak yemiş karpuz kabuğu gibi çatlar
geceden sabaha yansıyan sevişme durumları.bebat geçmiştir sonbahar bu ha denizdeki başı boş dalga ha ben
sessiz sakin sarıya aşık...

bu sabah kızdım. dereye kadar peşimden geldi. hani seversinde bunu başka türlü seversin. düşük kulaklarını yanaklarına.yapıştırıp bağrına bastırıp canla başla seversin.

geçen hafta tanıştık onunla. dizimin dibinden sürtünerek geçti bir iki basamak sonra durdu geliyormuyum diye baktı sonra tekrar yürüdü. aşağı cadddeye kadar takip etti.

bu sabah ses etmediğimi hissedince dereye kadar geldi.
hayır keratanın başına bir iş gelecek ayıkla pirincin taşını...

bu kez ciddi kızdım. çabuk yukarı çık. öteki köpeklere yem olursan ne yapacağız. sözümü dinledi koştura koşura yukarı çıktı.
***
Biraz yoğunlaştım sanırım.
Gözlerimin içinden bir ses yankılanıyor.
Ne zamandır duyduğum bir ses olmalı.
İnsan genellikle kulakları ile duyar.
Nasıl oluyor da gözlerim ses algılıyor ben de anlamıyorum.
Baş parmağımın tırnağı kırıldı öylesine zavallı ve biçimsiz duruyor ki..
Gizlenir sanıyordum.
Hiç umru bile değil.
Pastanedeyim.
Garsona ilişiyor gözlerim.
Elleri yara içinde.
Parmaklarının boğumlarında küçük küçük siğiller.
Börekleri koyuyor masalara.
Çay bardakları hikayesiz.
Unutulmuş burası belli ki.
Ne kendini biliyor mekan.
Ne de gelenlerini tanıyor.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-09-22 11:23:29
İsim : necmi dayan
Başlık : Rodrigo...
Yorum : aynalar hakkında edebiyat dünyasında bir sürü yazılan konu var...okumakda olduğun bir kitabın başında ortasında kıyısında köşesinde aniden başına düşen yağmur damlası gibidirler...

aynalarla pek ilgilenmem aslında bakmamda baksamda
burnumda sümük kalmış mı burun kıllarım uzamış mı aynalarla tüm ilişkim budur. yazarlarsa tiyatrocularsa bu konuyu derinlemesine yazarlar sahnelerde oynarlar....

senin şu senfoni sesini duymanla benim duyduğum konçerto arasında fark var. sanırım ortak noktamız olmasa da bunu yazmamda yarar var...
avrupalılar uygar ya. geçenlerde
izlediğim porno da ah ve oh sesleri beklerken Rodrigo'nun Gitar Konçertosu çıktı. porno bitene kadar konçertoyu dinledim. zavalli Rodrigo üstelik kör bir besteci ama bence bizlerden daha iyi görüyor olmalı ki Victoria' ya aşık oluyor.
O güzel kadında piyano çalıyor.
avrupalılar uygar işte....saygı ve sanat anlayışları bu...

evet kaç gündür sela veriliyor ölenlerin sayılarını unuttum.
şimdi de veriliyor. bu bu sela ilk...
umarım ilk olarak kalır....
***
Derin bir of çekti görevli.
Döndü bana baktı ben de ona.
Göz göze geldik.
Hayırdır der gibiydi gözleri.
Bir şey yok dedim.
Of ortada kaldı



Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.