Ana Sayfa
Profilim
İletişim
GÜNLÜĞÜM
NAR'A MEKTUPLAR
Nar'a Mektup 29
Nar'a Mektup 28
Nar'a Mektup 27
Nar'a Mektup 26
Nar'a Mektup 25
💯
Ne güzel
geçmiş olsun eski dost
Annen bir şey öğretmedi m ...
sevgilerimle
Nar'a Mektup 4
Nar'a Mektup 3
Nar'a Mektup 8
Nar'a Mektup 2
Nar'a Mektup 24
mektup, denizi izlerken, özlem, boyun ağrısı, anı, mahmut, hayat işte, Cemal Reşit Rey'in Öğüdü, ingiltere kraliçesi türkiyede, tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 945 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Nar'a Mektup 16
  20.09.2020 - Mektup Kutum / Nar'a Mektuplar
   
 

Sevgili Nar,

İstanbul'da hava bugün biraz serin.
Ellerimi kollarıma götürdüğümde,
Havanın değişimini hissediyorum.
Boya kokusu nedeniyle biraz pencereleri açtım.
Bugün ikinci on metrekareyi boyuyorum. 
Bu taraflarda yara yok.
Pürüzsüz.
Pürüzsüz bir yüzeye boya sürmek keyifliymiş.
Hem seni uğraştırmıyor.
Hem de sürdüğün boyanın kanını canını görüyorsun.
Yani ben boyandım diyor.
Aklım hala birinci onmetrekarede.
Zira tam kapanmadı yaralar..
Pürüzleri duruyor.
Sabah nasıl çözüm bulurum diye bakarak geçirdim.
Üzerine bir resim assam..
Ya da bir çiçek koysam kenarına.
Kendini br sanat eserinin bir parçası gibi hisseder belki.
Deniz kabuğu rengine boyadım tenini duvarın.
Ellerini sürdüğünde.
Ellerin kalıyor üzerinde.
Nar, duvarlar insanların bakışları gibidir bazen.
Dolu dolu bakarlar.
Daha yirmi metrekare daha var.
İnce belli bardakta bir çay yaptım.
Bardağın kısa kırımızı elbise giymiş bir çay tabağı var.
Biraz dinlenip bir şeyler okuyacağım.
Geri kalana yarın akşam devam edebilirim sanırım.

   
   103 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-09-20 20:14:34
İsim : n.dayan
Başlık : Rana...
Yorum : iyi akşamlar...

sana hayranlığım gitgide artıyor.

duvarları benim diyen ustalar boyarken senin duvarlara canlıymış kendinden bir parçaymış gibi ( sahidende öyle ) onlara ruh vermen konuşturman acaba akıllarına gelir miydi? kesinlikle hayır gelmezdi. adamlar benim işçiliğim konuşur derler alacakları ücreti düşünürlerdi.

duvarlar ve boyalar.
madem bu denli değerli şahane yeteneklerin var ne diye bir kitap çıkarmıyorsun? bence hiç vakit kaybetme.
duvarlara boyalara sıcakmısıcak yaklaşıyorsun. ben şahsen çok etkilendim
söylemlerinden.

yani arada sırada ben de boyardım ama yine mi kabardın diye küfür ederdim. hatta
belirttiğim gibi kendimi boyardım.

sana samimi yaklaşmam gerekli bu yazılarından sonra senin gibi bir kadınla
istesemde beraber olamam. bu elbette benim fikrim. sen ne düşünürsün bilemem.
umurumda da değil.

nedenine gelince; sen çok zeki bir kadınsın.
beni bu zekiliğin o incecik dokunuşların özellikle son yazıların imgelerin benzetmelerin beni bunalıma sokar. kısacası basit normal hayattaki kadınlardan
uzaktan yakından ilgin yok....

bunları bilmeni istedim. çünkü ben şu ana kadar bir benzerini tanımadım. tanımak da istemem...

Rana haklıymış. yıllar sonra onda ne bulmuştun demişti. bende sende olmayan şeyleri bulduğumu söylemiştim. Rana evet
o da tıpkı sana benziyordu. senin gibi zeki felaket şaşırtıcı düşünceleri vardı...

senin bu yazılarından sonra burada yazdıklarım çok hafif kalır....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-09-20 22:04:17
İsim : Masal
Başlık : Yorum
Yorum : Mektupları okuyunca içimden hep ve hep diyorum.
Üstteki yorumu okuyunca "bir delinin günlüğünün yazarı " kadınmıymış.Ne önemi var bilmiyorum gerçi bu ayrıntının ama işte yazmadan geçemedim
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-09-21 00:33:48
İsim : Necmi Dayan
Başlık : Ahkam kesen masal kusuruma bakma
Yorum : Öncelikle belirtmemde yarar var.

Burada son yıllarda yazdığım notların yorumla ilgisi yok. Ben de yorumcu değilim. Sadece başı sonu belli olmayan belkide kentlerde kaybolmuş da kendini arayan yazılardı onlar. Zaten son tartışmalardan sonra da o tür yazıları bıraktım farkındaysınız.

Yine son bir kaç yılda buranın yazarının "acaba kim" olduğunu merak ettim. Ve bunu bazı yazılarımda da belirttim. Örneğin " ya erkekse ya da ya kadınsa " gibi... sonradan bu merakımın pek de önemli olmadığını anladım.
İnsan insandır kimliği ve cinsiyeti ne olursa olsun yaklaşımım bu olmuştur.

bazen cinsel içerikli ve küfürlü yazılarda yazdım ve uzatmanın manası da yoktu o tür yazıları da uzatmadan bıraktım. Buradaki düşüncem sululuktur ve bu sululuk da yerine göre yapılır ya da yapılmaz. Ki buranın yazarının zaman zaman kışkırtıcı yazıları da bu tür yazıları yazmama neden olmuştur. Bu saatten sonra suçlu-suçsuz tartışması bana göre gereksiz olur...

" önemli " rumuzuyla bir süre devam ettim. sonra da bildiğiniz gibi bir kaç rumuzum oldu. Hepsi saçma ve salak şeylerdi. Kendi ismime dönmem gerekliydi.

neyse.

Masal sence burası nedir? ya da bu soruyu sen bana sor; sormuşsun kabul ediyorum. burası bana göre SEMİH' dir TURGUT' dur dilimin dönmediği öteki RUMUZ' lardır...en son da kim var dersen DELİ ve MASAL var derim. Tüm bunlar yanılmıyorsam oyunun bir parçası...
Bu düşüncem doğru veya yanlış olur orası da beni ilgilendirir. Ben de kalan izlenim bunlar...

Bunları konuşacak ve yazacak değildim. Çünkü kanımca ben de hiç bir değerleri kalmadı ve aylar öncesinden bu saçmalıkları çizdim. Bana ne.
İşte bu bana ne verdiğim doğru bir karar oldu. Yazılanlara notlar düşersin kimsenin özeline girmezsin zaten haddime de değil... özellikle bana ahkam kestin ya o günden bu yana bu bana ne düşüncem bana yaradı diyebilirim. rahatladım...

gelelim son zamanlara...

tüm samimiyetimle belirtiyorum. beni bu saatten sonra kadın olmuş ya da erkek olmuş ilgilendirmiyor. ben son zamanlarda yazdıklarıyla ilgilendim biraz. özellikle 13 . cü mektubunda ve koyduğu resimde...
Orada yazılan yorumlar gerçekten ciddi geldi bana ve bir öğretmen öğretici yaklaşımları vardı. son iki mektup ise başlı başına ustalara taş çıkartacak güzellikteydi ve zekiceydi...ben burayla ilgilendim ve çok şaşırdım. gerçi hiç beklenmedik hallerde bazı yazıları vardı. mesela ilişkilere yazdığım yazıların karşılığı olarak İstanbul pencereleri açık gibi delice yazılmış bir yazısı da vardı...okudun mu o yazıyı?

Asıl nedenim.

Oldum olası zeki kadınları ve erkekleri sevmem. ama özellikle zeki kadınları sevmem derken onlardan hep kaçmışımdır ve her nedense
soğuk durmuşumdur. zeki kadınların zeka seviyelerine çıkamam onlarla asla birlikte olamam onlardan korkarım onlar her zaman bana tuhaf gelmişlerdir...yani bilgileriyle zeka seviyeleriyle ezilmektense; en doğru bildiğim yol da yürürüm. Davul her zaman dengi dengine vurur sözüne kurban olmuşumdur.

bu son iki yazı altında kaldım. yani silindir geçseydi üzerimden daha iyiydi ahkam kesen masal...

beni aşmayan yazılara uğrarım ama aşan yazılara asla...

hepinize saadetler dilerim. hele şu günlerde kendinize çok dikkat ediniz...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.