Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Günaydın Yazıları
Aşk
Gözlerin Yanıyor Gün ...
Biraz Dışarı Çıktım
Külçe Gibiyim
Kör Ebabiller
Şurada Biraz Irmak B ...
:(
yaşıyor muşuz
ibrahim
Çözümsüzlük
Sıcak
Kız Nasıl İstenir?
"günaydın"
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Gel
, yaşam, ekmek kavgası, kek, deniz olacaksın, şiir, zaman yönetimi, günlük, sakin bir kasaba ve bebek, tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 90 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Gözlerinde dolu dolu bir mutluluk
  28.06.2020 - Günlüğüm
   
 

Gözlerinde dolu dolu bir mutluluk. Hayranlık çığlıkları ile bakıyor kadın. Salına salına masadan aşağı inen tırtıklı sarı defter kağıdına. İnce kağıt parçası, derin bir ilgi uyandırıyor gözlerinin içinde. 

Utangaç saatlerin esrarı yayılıyor ortaya.

Umulmadık bir anda değecekmiş gibi yere.

Nefesini tutuyor kadın.

Yanına çöküp kağıdın elleri ile kapayarak yüzünü iki gözü iki çeşme ağlıyor.

 

   
   73 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-06-29 00:18:06
İsim : N.D.
Başlık : Transit geçerdi
Yorum : O çifti ilk kez masada karşılıklı oturdukları sıra gördüğümde
kendi kendime; yazarak bir yere kadar, yazmak sınırlarımı zorlasa da ama onların şu karşılıklı oturmaları, adamın konuşmasına uzanarak dinleyen bir kadın, hatta sadece adamın önündeki tabağının olduğu gibi durması kadının güiümseyerek adamın kullandığı çatalına uzanarak ve o çatalı sanki yaşanacakların biincinde adamın salatasından bir iki yeşlliğe hafifçe batırarak hafif araladığı dudaklarıyla özellikle dişlerini kullanmamış olabilirdi o dudaklarıyla emerek ağzına alması beni yazmak konusunda düşünceye itmişti. Kalemi not tuttuğum kağıdın yanına bırakmıştım.
O andan sonra kendi kendime; onların şu anını yaşamak, hele sana büyülü dünyasını açan bir kadınla yaşamak sanırım yüzlerce sayfadan daha değerli olurdu dedim. Evet gizlemiyorum. O büyülü dünyanın kölesi olmak bile
bana yeterdi. Böyle bir düşüncenin o an da kalması daha iyi mi olurdu? Bilmiyorum. Ama sanki bana inat bir kaç gün sonra geldiklerlnde ofisin içinde turlamaya başlamıştım ve aklımdan geçmeyen hatta transit geçen o yolcu treni bu kez durmuştu, Bir kadın penceresini aralamış bana el sallıyor güiümsüyordu. Şaşkındım.

Lavoboya gidip suratıma su çarptım. Gözlerimi kapadım.

Yazmak her şey değildi. Asıl olan
ne kadar duygularından kaçsanda kendine paha biçilmez yalanlar söylesende kendini bir bebekmişsin gibi oyalasanda kadının yazdıklarının hepsi düş desende; yazmak ama yaşamadan yazmak gerçekten acı olan bu işte....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.