Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Günaydın Yazıları
Aşk
Biraz Dışarı Çıktım
Külçe Gibiyim
Kör Ebabiller
Şurada Biraz Irmak B ...
El Yazısı
Sıcak
Bir gün yokum
Kimlik lazım olur
İsim
Havlayan insanım ben
Kız Nasıl İstenir?
"günaydın"
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Gel
neden bir blog, blog, Günlük, bakımsız, mizah, kişibaşına milli gelir, ekonomi mizah, tatilden manzaralar, mektup, tümü

Şu an sitede 10 kişi on-line
Bugün 1,188 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Bereketli Haziran
  01.06.2020 - Günlüğüm
   
 

Pandemi süreci devam etmesine rağmen bugün hayat açıldı. Sokağa çıkma yasakları henüz 65 yaş üstü ve çocuklar için devam etse de ekonomik hayat başladı.

Ben henüz açılış sürecine giremedim. Cam tavan sendromu yaşıyor olabilirim. 

Yağmuru izliyorum. Damlalar camların üzerinde birikiyor. Yer yer peşpeşe diziliyorlar.

Amerikadan yağmacıları yağmalayanların görüntülerini izliyorum.

Her yer yeşillendi. 

Bahar çekilirken, yaz yelken açtı. 

Salon şehrinde her şey yerli yerinde.

Bugün gecekondu masamda çalışıyorum.

Yanımda bir fincan kahve.

Masanın çapraz ayakları var.

İki ortasında demirleri var. Çıplak ayaklarımı üzerine koyuyorum. 

Ayaklarımın altı yine üşüyor. 

Negarip ne bir çoraba sığabiliyorum. Ne de üşümekten kurtulabiliyorum.

   
   172 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 4 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-06-01 18:23:43
İsim : n.dayan
Başlık : yağmurlar
Yorum : Yağmur zamanı. Gök delinecek. Ben arınmak istemiyorum. Hangi günahımı temizleyecek yağmur? Ruhum kullanılmış peçete gibi. Boş boş çevreyi izliyorum. Yollar ıslandı. Pembe Bir renk çöktû ofise. Sarıda olabilir. Şimdi de ortalık aydınlandı.

Bereketli haziran . Bu yıl çok bereketli.
****
Günahlar üzerine

Bir yerden öğrenmiş olmalıyım. Günahlar; büyük günah, küçük günah diye ikiye ayrılır.

Yetimi dövmek ve işkence etmek, organlarını kesmek günahtır.

Kadının ruhla yatması günahtır.

Büyük günah işleyen, yani dinimizce suç sayılan bir işi yapan kimsenin çeşitli mezhepler açısından dinî durumunun ne olacağı muğlaktır.

Günahla ilgili çok fazla hurafe kalmış aklımda. Bunları nerden tutmuşum zihnimde acaba.

Dönüp sildim. Boşu boşuna yer işgal etmesin. Zaten az bir akıl var.
Bir de günah olmasın.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-01 19:05:45
İsim : n.dayan
Başlık : odak...
Yorum : Bazen birinin başına bir şey geldiğinde kendimi suçlarım. Benim günahlarımdan mı?

Kaynağı kurutmayı düşünüyorum.
***
İnsanlar nedense en çok kendi derinliklerinde gizli olandan korkarlar, ama merak da ederler korktukları şeyi, merakla korku birbirine karışır, kendi içlerine doğru bir adım atıp sonra geri çekilirler.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-02 04:48:30
İsim : n. dayan
Başlık : ense kökümün özlemi
Yorum : bütün aklımdan geçenlerin hepsini içimdeki yasal topraklara gömüp içeri dönüyorum. ellerimle avuçlarımla parmaklarımla organlarımla kıstırılmış düşlerimle aşağı kavşaktan gelen iğdelerin kokularıyla içeri mutfağa dönüyorum.

bazen sana akıl almaz sevişme arzularımı anlatmak isterken; kendimi şiddetli sarsıntılar geçiren fırtınadaki ilansız bomboş teneke tabelalarının gacur gucur sallantılarından yorgun düşmüş uykusuz birine benzemekten mutlu da değilim...

ezan okunuyor ve okuyanın o kart sesinden cami avlusundaki ıhlamur ağacı bile kokmaktan vazgeçiyor. bense seninle sevişmeyi en çok bu saatlerde özlüyorum ve bir dalga nasıl dizginlenemez gelecek depremde fay hatlarının çatırdaması nasıl durdulamazsa öyle bir duygunun ortasında tüylerim diken diken olmuş damarlarım kabarmış bir durumdayken başımı kaldırıp gök yüzüne balıklama daldığımda
Allah' ım benimde arzularım olamaz mı sorusunu asla sormaktan bıkmamış biri olarak aynı soruyu sana da soruyorum yani benim de arzularım olamaz mı? asla utanmıyorum ben yoldan çıkmış biri olmak istiyorum artık. sonra ne var bunda bir kadınla tüylerimiz diken diken olmuş derimizin altına yürüyen ateş kanımızı kaynatmış ne var bunda
karıncalar ve köpekler ve kediler ortalık yerlerde düzüşürlerken onlara kimselerin sesleri çıkmaz hatta onlar bu düzüşmelerini gözlerimizin içine baka baka yaparlarken bizle dalga geçerlerken ne var bunda?

Al işte ense köküme yine ağrı saplandı. Gelirken haber vermeyen saygısız bir ağrı. Bir kadın o ağrıya dokunmalı. Bu öyle bir dokunuş olmalı ki mesela cinsel organı o ağrıya yanaşmalı sıcağını bırakmalı...

Bu iğde kokularıyla bu ıhlamur kokularıyla bu iştahsızlığımla yaşamak
zorunda mıyım? Yağmura yağma diyemem. Yağmur yağacak ve sonrasında bu ıslak kokular beni deliye çevirecek farkında olmadan masayı kucağıma kadar çekmişim...zaten başka ne çekecektim ki?
****
Ense kökü..

Sen nasıl dokunuyorsun ense köküne. Ben de elimi götürdüm ama bu kadar çok şey olmadı. Herkesin ense kökü farklı farklı mı acaba?
Ensen kalın olunca bir de ince olunca değişiyor mudur durum.

Ense kökü başla vücut arasındaki diyaloğun bozulması neticesinde boyundaki sızlanmanın ifadesi biraz da. Bak diyor. Hani derdin nedir bilmiyorum ama bir çözüm yolu bul. Yoksa varlığımı hissettireceğim. Hayat da böyle değil midir. Mutlaka sana varlığını hissettiririr. Hele bir de yaşamaya gör tutar sallar seni. Bak bu canı ben sana verdim. Sen orda öyle ne yapıyorsun. Uykuların bölünür. Adımların yol şaşırır. Ensen bile konuşur.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-02 07:21:10
İsim : n. dayan
Başlık : Fin Hamamı
Yorum : ense kökümdeki sızı evet galiba tam olarak açıklamam lazım şimdi sana...
haklısın ben de bilmem başkalarının ense kökünün ızdıraplarını hatta yani senin gibi dokunmam da...

ense köküm böyle zamanlarda beni uyarır. oğlum zamanın geldi. bir kadınla yat rahatla der. bazen de şeker çeker canım. şeker gereksinimimi bir kadını kedi gibi yalamak yerine kendime soğuk toz şekerli şerbet yaparım ve bir dikişte içerim. ciddi anlamda ensem bir çatırdama bir açılma olur yine rahatlarım. ama bu kez şerbet fayda etmedi ya da etti de kendi kendine demiştir hıyar çaren ben değilim senin çaren bir kadın...

evet bu da masalın öteki tarafı. ben de şekerle konuşuyorum sen düşün artık halimi...insan toz şekerle konuşur mu? Allah'ım ne günlere kaldım ya...

sonra eski karizmam eski hızlılığım da kalmadı. posayım ben. fıçı turşusunun posası. emekliye ayrılıp bu siktiğimin ortamını terk edip
gideceğim ciddi anlamda kafamda bu var artık...belki Finlandiya olabilir...ama henüz buralardayım...

boş ver takma enseni filan...gerginim ben...ondan sızlar ense köküm bana...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.