Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Günaydın Yazıları
Aşk
Biraz Dışarı Çıktım
Külçe Gibiyim
Kör Ebabiller
Şurada Biraz Irmak B ...
El Yazısı
Sıcak
Bir gün yokum
Kimlik lazım olur
İsim
Havlayan insanım ben
Kız Nasıl İstenir?
"günaydın"
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Gel
edebiyat, öykü, şehirli, hikaye, simone de beauvoir, şiir, alice harikalar diyarında, mide, fırıniçi patates, fırında patates tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 1,361 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Genel Sıkıntılar Üzerine
  31.05.2020 - Günlüğüm
   
 

Bu aralar nasılım hiç bilmiyorum. Biraz kafam karışık. Biraz elim ayağım karışık. Biraz adımlarım karışık. Okuduğum üç beş yazı başka diyarlara götürüyorlar ama beni.

Onları okurken günün herhangi bir detayında hayat buluyorum. Unutuyorum yani orada ne varmış, Burada ne oluyormuş diye.

Sıkıntılı zamanlar geçiriyoruz.

Marketinden, bakkalına, terzisinden, restoran sahibine, yolcusundan, otobüs şoförüne kadar herkes kendi dünyasında kendi kabuğunda var olma telaşında.

İlginçtir, kimse de mutlu değil.

Yazarlara bakıyorum. Çok acı çekmişler. Bazen o acıdan kurtulmak için yazmışlar. Bazen, bir yelken açmak için yazmışlar.

Hiç yazmayı bırakmamışlar ama. Yazmak sanıyorum bir tutku. Siz onu ne kadar tutarsanız tutun kanatlarını kıramıyorsunuz.

Orada bir yerde iki satır bir araya gelip cümle olmaya başlıyor işte.

Onların bu çabasını hayranlıkla izliyorum. Hiç vazgeçmiyorlar. Ne olursa olsun vazgeçmiyorlar. Sanırım olağanüstü eserler de böyle çıkmış ortaya.

   
   128 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 4 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-06-01 01:00:43
İsim : n. dayan
Başlık : bendeki sıkıntıları oku
Yorum : bu salgından sonra karışık olmadığın bir günde karışık olmayan net şeyler yazsan diye beklenti içinde kalıyorum. tamam kolay değil kapana sıkıştın yalnızsın sakarsın unutkansın ama yine de yazdıklarını okumak ve orada biraz da olsa değişen bir şeyler görmek hakkım diye düşünüyorum ki olumlu veya olumsuz ama değişen bir şeyler...

seni tanımlarsam:

öncelikle bayağı yaşlı olmalısın
dizinde bacaklarında ve bilmediğim yerlerinde sürekli ağrıların var.
yastıklarla aran iyi oysa benim yastak kadar değerim yok sen de bunu da biliyorum. bilgisayarın hep dizlerinde oysa biraz masanda ya da koynunda olabilir bu da bir düşünce üşüdüğünde ısınırsın...
şu yazarlar konusunu ben bu kadar düşünmüyorum bırak ne bok yerlerse yesinler kaç gündür yazarlar böyle yazarlar şöyle demektesin...

VE BANA SEN HAKKIN OLMADIĞIN HALDE YILLARDIR RUTİN VE DEJAVU KAKALIYORSUN...BEN DE YUTMUŞ GÖRÜNÜYORUM...

daima
***
Sıkıntılar üzerine

İnsanların kusurlarını yüzüne vururken lambur lumbur gitmek her zaman iyidir. Tabi göze almak da lazım. Şimdi bu yuvarlanır ne olur, nic'olur hali diye.

Onun için de biraz biraz yürek biraz kürek biraz çukur açmak lazım.

İki kelam eyleyen insanlar orda burda şekil olsun diye kendilerine bakmazlar.

Dillerinin içerisinde söz vardır. Bu sözler söylenmek için vardır.

Bugünlerde "Ölmeye Yatmak"ı okuyorum.

Bir de yeni mektuplara bakıyorum.

Samimi insanlar mektuplarını alıp alıp dolaplarında saklamazlar.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-01 02:32:26
İsim : n. dayan
Başlık : Yutmak ve uyutulmak
Yorum : Yazdıklarımdan rahatsız olduğum için uyanmadım. Mutfak kapısından uzun boylu yüzü görünmez bir tip girdi. sanırım takım elbiseli ve yelekliydi. yeleğini yanılmıyorsam köstekli bir saatle süslemişti. zincirini görmüş olabilirim. dedim ki sen de kimsin pezevenk. benden uzun boyluydu. yüzünü göremiyordum. ses yok. dedim ki sesini çıkarmazsan gözlerimi açarım ben bensem bu düşte senin götünü s..rim seni buracıkta yalnız bırakırım daha olmazsa balkondan aşağı atarım ondan sonra da uyanırım ...

uyandım.

tabağıma kavrulmuş mısır koydum ve bilgisayarın başına çöktüm. baktım baktım baktım aaaa neler okudum! alınmış biri. yazı yazmış. uyumuştur diye düşündüm. ertesi gün akşama doğru yazıyı okur da tenezzül ederde bir şeyler karalar vs...

çok kahve içersem kabus doluyor içime. aslında yatmayı arzulamamıştım ama belki uyurum bir kaç saat düşüncesi vardı. olmadı. yarım saat sonra kalktım...balkona çıktım acaba birini gerçekten atmış mıyım diye şükür kimseyi atmamışım...

Adalet Ağaoğlu. hıım..evet...

bana ağır ve soğuk gelir yazdıkları ama sağlam yazardır...kıymeti bilinmez veya bilinir ama her halde benim kendisinden uzak durmamın biricik nedeni iktidara yakınlığından olabilir...

seni tanımlarsam;

düşüncelerim değişmedi. süprizlerle dolusun desem...bilemedim şimdi şu saatte...

aslında bu yazının girişini yazmayacaktım...uykumu böldü hıyar...

açığa çıkmayan yazılarımı ( bana kimse sen hariç mektup göndermez. senin gönderdiklerini de saklamaya gerek görmem) hep yakarım ben.
seviyorum yakmasını...

daima...aldırma

***
Kahve Kokusu
Bazı mekanlar kokusu ile var olur.
Masam rakı kokusudur.
Sandalye çay kokusu
Sehpa kahve kokusu
Koltuk şarap kokusu
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-01 03:15:10
İsim : n. dayan
Başlık : kokular
Yorum : bazı mekanların kokusu hiç düşünmemiştim. güzelmiş...çay ve kahve hariç ötekilerden uzağım...çay bile ara sıra kahve de sabahları...

evet. iyi geceler...yarın mesaim var...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-06-01 11:03:03
İsim : n.dayan
Başlık : eserler
Yorum : ben yazmadığım zamanlarda daha insancıl oluyorum.

olağanüstü eserler yoktur. bu durum sadece Allah'ın eserlerinde vardır. Kur'an da bunlardan biridir. gerisi insanların yakıştırmalarıdır. her okuduğunu büyütme. beğenirsin sen de ız bırakır o ayrı.

ofisteyim. belki telefon almaya çıkarım. dokunmatik telefonla ancak bu kadar yazıyorum bir. saattir. kendine dikkat et. maskeni takmayı unutma.
***
Bugün yağmur yağıyor.
pencereleri açtım
damlaların bazıları yüzümde.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.