Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Günaydın Yazıları
Aşk
Evden Manzaralar
Bereketli Haziran
Genel Sıkıntılar Üze ...
Güzel Bir Gün
Koltuğun Sağ Köşesin ...
Fin Hamamı
ense kökümün özlemi
odak...
yağmurlar
koltuk
Kız Nasıl İstenir?
"günaydın"
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Gel
öykü, ankara, saman pazarı, günlük, kestane, arayış, yaşam, kayıp, bakımsız, tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 2,355 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Güneşin Geldiği Saatler
  10.04.2020 - Günlüğüm
   
 

 

R. Kenton Nelson

Gece boyu ayakta olmama rağmen git geller içinde geçti. Arada bir yazıları okudum. Bir süre aşk mektuplarını okudum. Bir de günlükleri. Bir iki saat uyumuşumdur sanıyorum. 

Saat 11:21 olmuş bir bardak portakal suyu ile oturuyorum. İçim yanıyor ve iyi geldi.

Güzel şeyler de oluyor. Bir apartmana sağlık çalışanları için ne zaman gelip gittiğinizi bilmiyoruz rahatsız etmek istemiyoruz, size kapıya yemek bıraktık. Urfa yemekleri yapabiliriz. İstediğiniz bir şey olursa yazın demişler. 

Pencereleri açtım. Bir satıcının hatıraları canlandıran sesi geliyor. Çok uzaklardan belli belirsiz. Onun sesinde her sabah sokağa gelen sütçüyü okuyorum. Değişik bir ezgisi var. Biraz daha yaklaştı. Patatesssss... patatesss var. diyor.

Güneş perdelerin arasından süzükerek omuzlarımda dolaşıyor.

Bülbüller konuşuyor. Onları dinlerken sanki üzerimden bahar geçiyor gibi. Seviginin dokunduğunu hissediyorum ellerime. Gözlerime, bakışlarıma. 

Gürültülü uçaklar geçiyor bazen. Paslanmış bir demir gökyüzünde yol alıyor gibi.

Sabahın güzel saatleri. Ağzımda portalsuyu tadı.

Bazen inanılmaz güzel oluyor hayat. Onca yıkıntının arasında bir mesaj oluyor mandala asılmış.

İnsanın bütün günü değişiyor.

   
   361 kez okunmuştur. Yorumlar (10) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 10 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-04-10 12:17:45
İsim : N. Dayan
Başlık : kanatlar
Yorum : Gelen giden yok bu gün. Masa da oturdum. Senin omuzlarına düşen güneş tam karşımda kaldırıma düştü. Nedende güneşe tokat atasım geldi ama sonra vaz geçtim.
Etin kemiğin iliğin kanın ılısın özellikle ayakların ayak bileklerin.
Umarım daha fazla ileri gitmezsiniz güneşle...sadece dokunsun o kadar mı desem her neyse beni bağlamaz. Ben de baktım kimse yok markete gittim biraz kanat aldım. Haşlanıyorlar şimdi. limonu da sarı suyuna sıkarım pul biberini de ekerim ekmeği suyuna banar banar kanatları da sıyırırım.

Çay mı? Pöh. Gözlemeci de var.
SevkLyattan haber yok. Maaşlar yattı mı yatmadı mı aramaya üşeniyorum. Böyle iyi. Gayet iyi...

Kokusu geliyor kanadın.Müsadenle. Dibini tutmasını istemeyiz...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-10 15:47:04
İsim : N. Dayan
Başlık : Sevkiyatçılar
Yorum : Ne zaman iştah açıcı bir yazı döşemeye kalksam olmuyor.
Nedenine gelince sevkiyat gelir.

Mal indir. Benim sorumluluk alanım dışında ama gelen bebeleri seviyorum. Onlara yardım ettiğim için onlarda beni seviyorlar. Özellikle parama kıyıp aldığım pahalı parfüm şişem ortalık yer de durursa daha da çok seviyorlar. Bu gerçektir mesela. Harun evvelsi gün şöyle dedi. Abi senin o parfüm bir işe yaradı sorma dedi. Ben de saf saf ne işine oğlum dedim. Abi o akşam benim karıya gittim yemin ediyorum o parfüm için bayılttı beni ne güzel kokuyon kocam diye diye bir hal oldu...var dimi ondan?
Var oğlum. Arkada çekmece de...
Acısı çıkıyor artık. Bana kalmayacak lakin...bu gelende Ahmet. Kuşum Aydın'a hastadır.
Adını duysun ana avrat dümdüz girer konuya. Malı attık kapıya. Necmi baba var mı ondan? Ne var mı Ahmediko...ya baba ondan işte
Ondan ondan jeton anca düştü...arkada çekmecede...babasın baba.. Hadi eyvallah. Baktım koca kamyonun anca kasasının ucunu gördüm. Ama tüm bu iyiliklerimin bir karşılığı var...benim ürünler güzel gelir. Dörtdörtlük...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 03:34:54
İsim : N, Dayan
Başlık : Şalgam rengi
Yorum : Günaydın

Evi gündüz vakti 'Dernek Üyeleri'
bastılar. Halbuki bütün kapıları kitlemiştim. Ya da bir kapıyı unutmuşum. Basanların hepsi kadındı. Eşime çabuk polisi ara dedim. Eşim olacak kadın da o kadar sakindi ki ona da şaşırdım.
Güya bahçe katında oturuyormuşuz. Mutfak kapısını açık belkide kitlemeyi unutmuşum.Oradan sayılarını bilmediğim dişi üyeler girdiklerini söylediler. Ben de ne var ne istiyorsunuz der gibi bir yaklaşım içindeydim. Çok da kızmıştım aslında. Kadınların başı olanın sa.ları bigüdiliydi. O kadını öyle görünce ciddiye alınacak bir durumun olmadığını düşünürken
kadın hakkınızda suç duyurusu var dedi. Arkasında bekleken kadınlarda o kadını pek güzel onayladılar. Ne dedim suç duyurusu mu? Yahu bu memleketin savcısı hakimi polisi var desem de onlara pek inandırıcı gelmedi. Eee yeter dedim ama. Şaka değil mi tüm bunlar? Arkadan
bir ses geldi ne şakası. Beni kucağında hoplatırken şaka ya?mıyordun ama hem hoplat hem zevkten dört köşe ol ben de evet ama dedim sen de boş durmuyordun bundan sana ne dedi burada oturmanızı istemiyoruz hemen bu gün taşının
biricik eşimse sırtıma yumruk atıp duruyor bir yandan da seni babama söyleyeceğim kızının aldatıldığını öğrenen baba ne yapar? Ne yapar? Korkum mu var?
Al işte başka bir hanıma da yazı yazıyorum dedim. Gelince karanlığa çekince korkar mısın korkmaz mısın o zaman anlarım dedi sendeki erkekliği...terbiyesiz ve ahlaksız nolacak demesine kalmadan bu kez de bir erkek sesi peydahlandı. Evet dedi bacım. Ben orman mühendisi bu kadının da kocasıyım. Babanız ceza verdi verdi yoksa ben karımı şeyinde hoplattğı için ayılara yemek servisi yapacağım kendisini.

Birden gözlerimi açtım. Sonra üstümden açılan yorganı üstüme çektim.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 07:01:35
İsim : N.Dayan
Başlık : Doksandokuzluk dua...
Yorum : Mutfakta oturmuş olacakları ve olmayacakları sana yazarken biricik
sevgilim;

Acaba bana kaç yıl ceza verirler? Bumları bilmeliyim. Ben içerdeyken umarım sen de beni aldatmaz bu dünya da yalnız yapayalnız bırakmazsın. Belki de
Alnıma yazılan bu cinayetlerinde hayrı ileride yapılacak hayıratı vardır. Ki bu hayıratı da senden başka kimse yaptırmaz. Örneğin
bir türlü bitmeyen bir romanı içerde bol bol vakit bulup eminim bitiririm. İsminin güzel sevap duru kokması lazım. İsmi şöyle olsun diyorum;

Fon da Figüran-ya da- Hatırsever Hayratı...güzel değil mi?

Yalnız sevgilim bir ara buluşmamız lazım. Sıkıyönetim günlerinde olsak bile buluşmamız sonra da
adı Lila olan bir otel olmalı gözlerden trafikten uzak bir yer de
En üst katın en dipdeki odasında pencerelerin perdeleri vişne rengi olmalı yatak iskeleti cevizden ve gül desenli oyma yastıkları hakiki yün ve kabartmalı halı da olmalı şu ısparta halısı gül suyuyla yıkanmış biz ikimiz o yatakda ayakların parmakların dilimin arasında sen de onay verirsen sevişmeliyiz. Bu sıkıntılar başka türlü atlatılmaz.

Senin...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 07:34:54
İsim : N. Dayan
Başlık : Melodik yaklaşımlarda sabah bülbülleri
Yorum : Mutfakta oturmuş sol yanağıma dokunan güneşin ışınlarının senin tenine dokunuşunu da şu saatte
düşünmenin ızdırabı içimi ocakta kaynayan kahve suyu gibi fokur fokur kaynatmakta.

Özellikle bu sabah senin kalçalarının hayalini kurarken halimi görmeni ya da en azından seyretmeni isterdim.

Dudaklarımız birbirlerine masum papatyalar gibi yaklaşırken o iki et parçalarının birblrlerine dokunuşunun büyüsü sanki koca bir okyanusun bir damlası kadar değerli olurdu...

Çıplak olmalıydık biz. Ne sen bu kadar sır ne de ben bu kadar korkak olmamalıydık.

Bu öyle bir duygu ki; yani özellikle bu sabah bu gün sokaklara çıkmak yasaklanmışken hani derler ya şimdi mi dank etti diye aynen o hesap ölüm korkusu yasaklar çıkmazı kıçıma yanaşınca evet şimdi dank etti diyebilirim.

Senin ılık sözcüklerine ılık dokunuşlarına gereksinimi olan zavallı nasır bağlamış tenimin ve yine gözleri kör olmuş kalbimin
itirafları denirse bunlara ne yapayım?

Koca koca üç bardak kahve tükettim. Ve hala kafayı bulamadım. O kadar da rakı veya şarap veya kolonya niyetine içtim ama şu şapşal beynimi etkilemedi
kafeinler...

Neyse. Senin her hangi bir giysin olmayı bile düşünmeye başladım.
Söyler misin? Sabahlığını giymeme
izin verdiğini...

Söylemezsin elbette. Ama ben donuyorum haberin olsun...

Tümüyle...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 08:39:54
İsim : N. Dayan
Başlık : Dananın önde gideni bunlar...
Yorum : Az önce müdürü aradım. Mahsus aradım. Uyansın. Ben nasıl uyandıysam
o hıyar da uyansın. Sesi uykudan uyanmış ayı sesi gibi homur homur gelince ne dedi beğenirsin; efendim Necmi Bey! Tabii bayramlık ağzımı
içimden açtım ve senin ananın....müdürüm durumumuz nedir onu öğrenecektim. Savunmada mıyız hücumda mıyız? Necmi bey ne savunması ne hücumu? Galiba anlatamadım müdürüm. Açık mıyız kapalı mıyız? Haaa ....tamam...pazartesiye kadar kapalıyız. Zaten saat dokuzda mesajlarınız gelir...Başka bir şey...Allah Allah ulan amma da kibar davranıyor yavşak yoksa pasaportumu mu verecekler? Rahatsız ettim. İyi dinlenmeler....sana da Necmi....

Bu günler sakat günler. Huylarına mı gitsem ne? Benim yerimde değilsin. Bu nedenle sen ne düşünürdün diye sormaya gerek görmüyorum. Sonra kibarsın. Küfür filan da etmiyorsun. Senin de bana çekmeni körle yatıp şaşı kalkmanı istemem. Sen her zaman zarif kal. Öyle bülbüllerin en güzeli...

Allah Allah sabah sabah bu ne yav?

not; İnşallah merkezdeki kızlar merak edip internetten beni araştırmıyorlardır. Şu başlık bile yallah konum olur...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 09:14:45
İsim : N. Dayan
Başlık : Su Böreği Özlemi
Yorum : az önce ileti geldi.

Son bölümü şöyle;

SİZ DEĞERLİ ÇALIŞANLARIMIZA TEK TEK TEŞEKKÜR EDİYOR GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ ÜSTÜN BAŞARILARINIZDAN DOLAYI
HER BİRİNİZİ KUTLUYORUZ. PAZARTESİ GÜNÜ OFİS AÇMA SAATLERİ İÇİN AYRICA BİLGİ VERİLECEKTİR. SAĞLIKLI GÜNLER DİLİYORUZ...

Dananın önde gidenleri dedim de geri mi alsam? Yufka mısın Necmi?
Hayır. Hem hıyar hem de nankör olabilirim.

Yufka dedim de valla Hacı Baba' nın su böreği olsaydı şimdi. Bir tepsi yerdim. Sana da bir dilim gönderirdim. İyiliğim üstümden taşıyor....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 11:05:11
İsim : N. Dayan
Başlık : Pencere notu
Yorum : Bu yazı pencereden sarkmış bedenimle yazılıyor.

İsmail' in anası babası kavga ediyorlar...bahçelerindeki horoz altı siyah tavuk ve köpeğin gürültüleri onlara yetmiyor. İsmail bu aralar yok. Dostunun yanındadır. Kendisi dindar olduğu için Yasin indiriyordur yatakta.

Bense geçenki yazımda köpeklerin yalaka olmalarından bahsetmiştim.
Afedersin kendimi unutmuşum.
Ben de sessiz kaldığın her an hakarete tarafın tarafından uğrasamda senin köpeğin olduğum geÇ de olsa aklıma geldi.
Buna razı mıyım? Senin için seni yalnız bırakmamak için her boku yerim. Sonrasını bilmiyorum...
Güneşe nedense gıcıklığım halen devam ediyor...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 12:47:34
İsim : N.Dayan
Başlık : Anarşizm
Yorum : Arada bir toplumun birazı beni yanıltsın özlemim depreşir.

Ama yanıltmazlar. İki günlük yasak
televizyonlara yansıyan görüntüler.
Marketlere ekmeklere saldıranlara
ve tekme tokat kavga sahnelerine bakınca bu yığınların önceliği Korona virüs değil başka bir şey barbarlık mı yoksa doyumsuzluk mu?

Hem barbarlık hem doyumsuzluk hem de umursamazlık.

Hal böyle olunca üçaylar ramazan günleri bu yığınlar için ne anlam ifade ediyor sorusu usuma takıldı.

Müslümanlığın esas temelinde yatan tek bir sözcük vardır. Bu sözcük Nefis eşittir Mütevaziliktir.

Dünkü yığınlarda hayvanlaşmanın
deyim yerindeyse tam bir tanımı
vardı. Bu yığınlar sanırım böyle günler uzadığında bir kırıntı bulamadığında kendi öz evlatlarını bile kesip yerler düşüncesini beynimde oluşturdu.

Umarım bu Ülke benim tanıdığım sevdiğim Ülkem değildir.

Umarım yanılan taraf fazla abartan taraf ben olurum...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-04-11 13:54:58
İsim : N.Dayan
Başlık : Yol
Yorum : Balkonda oturup sol tarafımda kalan erik ağacına sonra da hemen önümdeki bodur kaysı ağacına bakıyorum. Ortalık bir kaç yerden gelen karışık müzik sesleriyle dolu olmasına rağmen genelde sessiz.
Arada sırada geçen insanlar maskeli ve fırından ekmek alıp ağır aksak yürüyorlar. Hava kapalı açık ve güneşli değişkenliğine devam ede dursun bu gün ben çok dinginim. Özellikle karşıda biraz ileride cemaatsiz cami avlusu bana Çerkez sokağın hemen girişindeki Sulu Han' ı hatırlatıyor. O han da
pek çok kez misafirliğim olmuştur.
Avlusunda kahve içmişliğim kendimle hesaplaştığım günlerin dışında merdivenlere de gözlerimi dikmişliğim vardır. O han belki de beni ben yapan bir mekandan çok bana tapınak hisslni sunmuştur.

Yol ayrımı diyorlar. Gerçek ben ve yazı yazan ben...Gerçek ben' e ulaşan olmamıştır henüz...belkide ulaşmak istemediklerindendir. Ama yazı yazan ben' e yani zıpırı soytarı düzensiz ben' e isteyen herkes kolayca ulaşmıştır.

Önem sırasının önemi de yok.

Cami avlusundaki ıhlamur ağacı serpilmedi. Kokusunu çok özledim
Ihlamurun. Ölüm kadar çok hem de...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.