Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Koltuğun Sağ Köşesin ...
Bayram...
65 Gündür Evdeyim
One World: Together ...
3 Nisan 2020
Günaydın
Blog yazıları
durum
nazar
boş bir kutu
24 Ekim
İlişki
65 Gündür Evdeyim
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
Sana geldim yine
sevmek ve ölüm, sevgi, yaşamak, büyük sır, kuğu gölü balesi, hayatta işler nasıl yürür, ıssızlık, doğanın çocukları, yunus, tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 4,780 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  15 Ocak 2020 Hayat Akıp Giderken
  15.01.2020 - Anlar
   
 

Hayat akıp gidiyor.
Dışarda “Yoğurtçuuu! Yoğurtçuuu!” sesleri.

*

İçinde bir nehir akıyordu,
Kimseye anlatamazdı bunu.
O duruyordu, nehir akıyordu hâlâ. 

*

Arka terasta buzlu vişne suyu içiyorduk.
Babaannem üç gün önce vişneleri sıkmış,
cam kavanozda
ağızları açık halde buzdolabına koymayı unutmuştu.
Mecburen buzla soğuttuğumuz şerbetten
mayalı bir mayhoşluk geliyordu 

*

Okadar çok böğürdum ki
O gece anladılar ki ayak bileğim kırılmış

*

Anlıyor musun.
Anlamak olmaktır!

*
Toprak ayağımızın altında kaymaya başladığı zaman
Karar saati gelip çatmış demektir.
Ne önce..
Ne de sonra.. 
*

Bir gün ikindi vakti okudlan eve geldiğim
Hemen salona koştum, ayağımın 
altına bir iskemle koyarak ...
Mektuplara uzandum
Kevser'in vazosunun düşmesiyle kırılması 
bir oldu.
Birdaha da beni mektuplara yaklaştırmadılar.

   
   363 kez okunmuştur. Yorumlar (10) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 10 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-01-15 07:11:06
İsim : N. dAYAN
Başlık : Mektuplar ve Anlar
Yorum : 15 ocak 2020 çok soğuk bir sabah ( hastalıktan gebermek üzereyim. )


zavallı Kafka'cıktan zeki Milena' ya bir mektup


Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?
***
Gözlerimi açar
Uzaklara doğru bakardım.
Yeşil yeşil ekinlerin
Rüzgâra dayanamayarak eğilmesi
Bana gelen mektupları selamlıyorlarmış gibi gelirdi
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 07:17:14
İsim : N. dAYAN
Başlık : Mektuplar ve Anlar
Yorum : 15 ocak 2020 ( böyle giderse zatüre olacağım. kendime üzülmem öldüğümde. kendime sevinirim mesela öldüğüm için. bu da bir bakış açısı.geniş açılı Üçgen gibi mi? sayıklıyor muyuuuuummm...Şakaydı. ben zaten insanların başına gelmiş bir şakayım. şaka gibisin derler. )

zavallı Kafka' dan zeki Milena' ya

Kalbimin içerisinde sen varken her şeye katlanabilirim.
***
Posta geldiğinde beni sorardı kapıdan
Rıfat Bey selam verirdi
Teşekkür ederdim
Giderdi
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 07:20:11
İsim : N. dAYAN
Başlık : Mektuplar ve Anlar
Yorum : 15 ocak 2020 sabahı tüm hazırlıklarım tamam. yanlış anlaşılmasın. sıkı sıkı giyindim. bu kadar aptalca giysiyle nasıl yürüyeceksem?
...
Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene, yanımda yürümüştün!
aşık biri için ne büyük nimet değil mi?

doğru kafka'cık...
****
Bir gün yine mektup gelmiş
Ama bir satırını anlamıyorum
Fransızca,
Okuyamadım ama çok güzel
Hiç bilemedim ne yazdığını içinde
*
Küçültmeleri sevmez Haydar Ali
Çok mektup yazmıştı
Bir kıza aşık olmuş
Hem yazardı
Hem yazdıklarını gelir okurdu
Niye diye sordum bir gün
Acını çeperinden geçen bir kelime,
Bir cümle nasıl yazılır bilir misin dedi bana
Bilmiyorum dedim
Bu öyle can ağrısına benzemez
İçinden çıkar anlamazsın bile dedi
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 07:23:44
İsim : N. dAYAN
Başlık : Mektuplar ve Anlar
Yorum : 15 ocak 2020 sabahı kafka gibi olmak istemezdim mesela...


"..Bak Milena, %u2018En çok seni seviyorum.%u2019 diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, %u2018Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla%u2019 dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.
Ve yazdıklarımın devamı olarak Milena, kalbimde sen varken her şeye katlanabilirim.."
***
“hoş geldin”
gelecek birini gözledim durdum.
Dediğinde sanırsın ki
Bir önemin vardır
Nihayetinde iki satırdan ibaretiz
İki bakıştan
İki sözden
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 10:00:54
İsim : N.Dayan
Başlık : Halis sızma yalan
Yorum : O kadar acizlm ki anlatmanın imkanı yok. Kafka'nın mektuplarıyla oyalanıp duruyorum.
Apartmanın merdivenlerinden inerken Türkmen kadın kendini siper etti sanki... Dikkat etmelisinlz kendinize sabaha kadar öksürüp durdunuz. Düşecektiniz. Ambulans .çağıralım mı dedi kocası...ben de siz gidln bir şeyim yok benim dedim. Bahçeye çıktım. bütün tepelere kırağ içlnde. Sakın kalbime de yağmasın bu kırağı...
Bir sigara yaktım. Öksüre öksüre yürümeye başladım. Yoksa sen Milena' mısın? Yalan söyleme bana
doğru olduğunu söyle...Milena' ysan....bu satırları sana ofiste yazıyorum ve telefonun ekranına ağzımdan çıkan küçük pıtırcıklar düşüyor...tanrım berbat haldeyim.
Sana sokulsaydım yüksa sen sanıp
Yandaki kadına mı sokulsam? Ama o kadın sen değilsin işte. Yoksa bütün kadınlar sen misln? Tanrım başım dönüyor....küt diye masaya kapanacağım. Başıma gelenleri önceden görüyorum gibi....ateşim var ve ambulastayım. Başımda birinin eli var gibi...Maria Teresa olabilir. İyi de yanındaki kim? Sanki gözlerinden ben akıyorum...Meryem Anamız ellerini uzatıyor ve sanki bana " sevgisiz değilsin oğlum diyor sevgisiz değilsin".

Acilin kapısı açılıyor. Sedyeyi getirenler mikrop yuvası. Zebani gibiler. Başım düşüyor hemen oraya soğuk betona kusuyorum.
Kulaklarımdan doğudaki rüzgar vınlayarak geçiyor.
***
Şiirinden ses duyulan şairler vardır
Bazen kelime kelime bazen mısra mısra
Takılır peşine insan
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 11:45:27
İsim : N.Dayan
Başlık : Cadısın işte
Yorum : Kapşonu kafama geçirdim ve gözlük camlarımın buğulanmasına bile aldırmadan hastahanenin çıkış kapısından dışarı çıktım. Hastahanenin gölgeli bahçeleri bembeyaz kırağı içinde. Tüylerini kabartmış serçe kümeleri kurumuş dallara tünemişler. Kızana gelmiş bir kedi köpeklere aldırmadan erkek kedilere çağrı yapıyor ama dişideki cesaret o salak erkek kedilerde yok. Sanki ben de var. Bir başka yazarın mektuplarına neden sığındım sanıyorsun? İşte bu lanet korkum yüzünden anladın mı? Yanlış anlama seni seve seve öldüğümden değil şu sakinliğin ve bana hiç acımaman beni deli ediyor. Bu kadar yazıyı nasıl yazdım ey Tanrım...
****
Ogün boş bir eve sığındım...
Saatler boyu orada bekledim.
Belki bir mucize olur diye.
Olmadı.
Sonra dışarı çıktım yürümeye başladım.
Ogün bugündür yürüyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 13:13:22
İsim : N.Dayan
Başlık : Temiz yanım
Yorum : Sen günah çıkarma kapım oldun. Evet aynen böyle oldu sevgili tatlı cadım sabır ağacım. Sana yazmadığım aylarda pek fazla günah işlemesemde; yine de tam ellerimi dilimi hatta kemiğimi günah olan ne varsa değdireceğim an da usuma takılıyorsun ve beni
çaresizliğimle pişmanlığımla mücadele ederken yalnız bırakıyorsun. Seni suçlamıyorum tabi. Hakkım da yok hatta hiç; cadı diyorum ama aslında meleksin tabii...

Yazarak arınmam buysa ne mutlu bana.
***
Heyecanla yüzüme baktı
Kolumu çimdikleyerek
Bütün gücü ile sıktı
"Seni bağışlıyorum"
dedi
Canım yanmıştı ama umrumda değildi
Özgürdüm
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 14:47:11
İsim : N.Dayan
Başlık : Sanrılar sarsıntılar ve düşler
Yorum : İki satır iki bakış iki söz; bunca gürültü bunca fırtına bunca uykusuz geçen saatler bunca baş ağrıları bunca sarsıntı bunca yazılmış aklı olmayan metinlerin sendeki özeti bu mu? Yanılıyorsun demir leydim yanılıyorsun biricik
cadım. Peki sana şöyle desem ne olur düşüncen? Etimin her santimetre karesine kanca takıyorum sonrada o kancaları daha büyük bir kancaya geçirip
kendiml asıyorum. Beğenmediysen söyle ya da değişik acılar varsa çekilecek denemek isterim...

Bunca aklı olmayan aptal satırlar edebi değerleri olmasa bile burada neden yazılır tarafımca? Ne yapmamı istiyorsun ki? Kırılan ayak bileğinin yerine mi geçeyim?
Kalbimi söküp kalbine mi zımbalayım?

Al yine öksürük nöbetlerim başladı. Ben seni yadsıdıkça dibe batıyorum. Yok saydıkça ölüyorum.
Olmaz dedikçe aklı olmayan satırlara esir düşüyorum...

Sen sanki bir kurt kapanısın. Neden o çelik dişlerini gırtlağıma geçirip dilimi yok etmiyorsun?
***
Biraz da imlâ ile bağlantısından dolayı
Fiillerle arası çok yoktu
Yok sayardı onları
İki kelimenin son sesine çok önem verirdi ama
Mutlaka bir ulama sözkonusu olurdu
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 15:37:27
İsim : N.Dayan
Başlık : Sarnıç
Yorum : Sanki kalbimin yerinde bir sarnıç var sendeki kan her nasılsa orada toplanıyor. Bazen çise çise bazen de
Sağanak ve fırtına eşliğinde. Sanki
sen yenileniyorsun sürekli sanki sen yenilenirken beni de kanınla besleyip zayıf düşmemem için büyük çaba harcıyorsun.
***
Zaman geçtikçe daha canlı,
Daha berrak bir hal alıyor gökyüzü
Sokaktayım
Hatıraları ile oturan bir ihtiyar var burada
Kuzeybatı kemerinin altında
Büyük sarnıca açılan bir kapağın hemen yanında oturuyor
Sırtına yılları almış gibi
Sanki hep burada yaşıyormuşum gibi

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-15 18:02:06
İsim : N.Dayan
Başlık : Ufak çaplı erkek
Yorum : Kafka'nın Milena' ya yazdıklarını okurken pek önemsediğimi sanmıyordum anımsadığım kadarıyla ama sevgili yazara hem içine düştüğü baskılar ve hem de
neden başka bir kadın değilde evli Milena' ya tutkuyla takıldı diye de
üzülmüştüm. Çünkü bir yazar için
bu tehlikeli olmasa bile duygusal açıdan yıkımına neden olurdu. Milena' yı resimlerinden inceleyip durdum bir süre. Kadın soğuk bakışlı ve belkide soğuk kanlıydı.
Kafka' ya yeterince duygusal açıdan
yaklaşmadığını hatta hastane ziyaretlerine gidip gitmediğini de
bilmiyorum. Belki evli olması o günlerdeki rejim engelliyordu Milena'yı...Kafka'nın çoğu karalamaları da yanmıştır aslında.
Kaldığı odanın temizlikçisi tarafından. Son an da arkadaşı yetişip kurtarmıştır bazı tomarcaları. Belki bu gün okuduklarımız o kurtarılan tomarlardır ki her okuduğumda
yazıların gidişatı içinde kopuklukları hissederim.

Hayatımızda öyle anlar vardır. O anlarda tüm inandığınız değerler yerle bir olur.

Bir kadın bir adreste umutla gelecek diye bekler bir erkek ise onca yazıdan sonra neden Kafka' yı kafasına takar? Kafka nasıl olsa verem olup ölmüş gitmiştir. Erkek ise içinde kurduğu noktasız cümlelerle neler oluyor böyle der.
Aslında bilinen gerçeği kendine bile itiraf edemez. Alçak alçak yaşamaya devam eder aşağılık hayvanın tekidir ama....
***
“O elmayı nereden aldın?”
Diye sorduğunda bir şey diyemedim.
Çünkü bütün yer elma doluydu.
Ağaçtan hepsi yere dökülmüştü.
Sorduğuna göre suçlu bir şey yapmış olmalıydım.
Sesimi çıkaramadım.
Daha kötü kızdı.
"Sana o elmayı nereden aldın?" diye sordum
Diye bağırdı
Yere baktım bende.
O da yere baktı.
"Onlar benim dedi." Kükreyerek
Elmayı bitane ısırmıştım.
Geri kalanı sıkı sıkıya tutuyordum elimde.
Şöyle bir üffffledi...
Yere düşmüş ve çiğnenmiş elmaların hepsini toplattı bana.
Akşam eve gittiğimde
Bir de geç kaldığım için zılgıtı ordan yedim

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.