Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
25 Şubat 2020 Evdeyi ...
23 Şubat 2020 Hastan ...
23 Şubat 2020 Yüzüm
22 Şubat 2020 Geceni ...
Dünyanın En Büyük Kü ...
sisler
Arkada
Yarım kalan
Söz
gerçekse gerçek...
24 Ekim
İlişki
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
Sana geldim yine
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
marul, sarımsak, pazar yeri hikayesi, pazar, patates, taze sarımsak, yemekhikayeleri.com, sivri sinek, günlük, tümü

Şu an sitede 18 kişi on-line
Bugün 378 ziyaretçi 
Toplam 16,366,290 ziyaretçi 
 
 
   
  13 Ocak 2020 Hayaller ve Gerçekler
  13.01.2020 - Anlar
   
 
Kafamızda düşünceler,
Hayaller,
Takıntılar,
Kuşkular,
Endişeler,
Şüpheler,
Korkular ile
Şu anlarımızı fark edemeyiz

*
Hayaller olmasaydı,
Gerçekler dayanılır olurmuydu acaba?

*
Yaşlandıkça eskiyor mu?
Yaşlanıyormu duygular?
 
*
Düş adamı, hayal ettiği zaman yaşamadığı için ölür;
Eylem adamı ise, yaşarken hayal kuramamaktan mustariptir.
 
*
Çoğu zaman 
hayal kuruyordum;
Genellikle, olmayacak da olsa güzel hayaller..
O kadar ki bazen konuşmaya bile zaman kalmıyordu.
Bu tutumumdan ötürü
İnsanlardan hoşlanmadığım sonucunu çıkarmışlardı.

*
Bana uğradı
Bir tahliye borusunu sökmeye çalışıyor ve hayal kuruyormuş
Çekiçlerinin biteviye sesi 
İnce titreşimler hâlinde sırtından bedenine yayılıyor 
Bir süvari olup, türlü başarılar kazanıyormuş

*
Sabah 8'de Nişantaşında olacağım
9:40'da bir randevum olabilir
Askıda randevu 
Kesinleştirmedim
Şansa artık
Kabul ederlerse görüşeceğim
Etmezlerse gidip kahvaltı yapacağım
   
   181 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2020-01-13 07:09:53
İsim : N. Dayan
Başlık : Hayaller ve Mastubasyonlar...
Yorum : 13 ( uğursuz bir gün ) pazartesi ocak 2020


"Hayaller olmasaydı,
Gerçekler dayanılır olurmuydu acaba?"

bu düdşünce gerçeğin ne olduğuna bağlı. bence test mi edilmeli?
o gerçek ki bazen ölüm bazen de yaşam sunar insana. değişkendir...

"Yaşlandıkça eskiyor mu?
Yaşlanıyormu duygular?"

yaşlandıkça duygular değişmez bana kalırs. duygular netleşir ve olgunlaşır. bu da insanların sağlık ve ruh halleriyle ilgili olabilir...

"Düş adamı, hayal ettiği zaman yaşamadığı için ölür;
Eylem adamı ise, yaşarken hayal kuramamaktan mustariptir."

bu tam da benlik olmuş aması var! düş adamı olduğum doğrudur ama hayal kurmaya başladığım zaman genelde ya gerçekleştiririm ya da değmez der yaşamaya devam ederim. İş ve cinsel hayatım gibi...mantıklı olmak lazım. bir işte para ve kar görürsem dalarım mesela. cinsel hayatımda ise hoşlandığım bir kadın olursa o kadına açılırım ve bu durumdan da memnun olurum. içime atmam. kadın olur ya da olmaz derse de ne olur? olur derse Allah Allah derim pek kolay oldu. Bu kez de kendimde bir hata aramaya başlarım. Bulamazsam kadının fahişe filan olduğunu düşünürüm ama böyle bir kadınla uzun süreli ilişkim olmaz mesela...

sen hayl kurmaya devam et mesela...ömrün uzun çok uzun olsun...
***
Fahişelik üzerine

Genel olarak kadın için
Evlilik dışında aşk hayatı
Fahişelik olarak görülür
Fahişeliğin karanlık mahzeni üzerinde de
Pırıl pırıl parlayan kusursuz
Burjuva toplumunun
İhtişamlı yapısı vardır
Şehvet düşkünü olmak
Kabul edilebilir değildir
Bir de kutsal fahişeler vardır
“Yunan tarihçi Herodotos,
Babil için şöyle yazar:
'Orada çok tuhaf bir alışkanlık vardır:
Sümer ülkesinde doğan her kadın,
ömrü boyunca en az bir kez
Tanrıça İştar'ın tapınağına gidip
konukseverlik işareti olarak,
sembolik bir fiyata bedenini
Bir yabancıya sunmak zorundadır
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-13 09:32:29
İsim : N.Dayan
Başlık : Otodidakt' lar ve Hayaller
Yorum : Otodidakt diyorlar bana ve benzerlerime. Kısacası kültür ve tarih seviyesi sınırlı; sınırlı hayalleri olan-sığ düşünceli-bazı konularda
uzman değil ama bilgili-eh işte kendi kendini yetiştirmiş-az ya da çok kundura işlerinden- yarı değerli taşlardan ve madenlerden anlayan- fazla başına buyruk olmayan-sorumluluk sahibi-sadık eş yada sadık koca vs....Otodidakt olmakla övünüyorum zaman zaman. Bir otodidakt bilmediği konulara girmemeli. Bilmiyorsa bilgili insanlardan öğrenmeli...

Bir otodidakt'ın hayalleri olur mu?
İnsandır neden olmasın? Kendini bilen bir otodldakt asla fazla hayallere kapılmaz. Hırsına hakim olur gerek duygusal gerekse maddi açıdan. Mesela bir otodidakt
kadınlara pek fazla önem verir. Kadınları asla kötü hayallerine kurban etmez. İnsanları sever. Yardım severdir. Cimri insanlardan uzak durur. Aşk konusunda fakir ve fukaradır. Beyaz çorap giyer. Ucu yuvarlak ya da sivri burunlu altı köseleli yumurta topuklu ayakkabı giyer. Hayallerlne sosyete hatunlar girmez. Belki erotik film seyrederse o filmin kadın oyucusu tesadüfen düşer. Acıma duygusu değişkendir....bir otodidakt işte...
***
acıma
kendini yadsıma
kendini kurban etme
içgdülerinin değeriydi
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-01-13 22:18:11
İsim : N. Dayan
Başlık : biraz ondan biraz bundan
Yorum : Öncelikle hayaller konusuna şöyle bir açıklama yapmam gerekiyor; çoğu yazar ( genellikle romancılar ) yapıtlarının içerisinde fahişelere yer verirler ve onları aşağılamazlarda. senin hassas bir noktan. haklı olabirisin kadınsın çünkü. bense zaman zaman yer vermiştim ve senin bayağı anımsarsan uzun ve oldukça sert yanıtlarınla başbaşa kalmıştım. oysa ben ya da bir başkası bu sözcüğü neden kullanmasın konusunun gidişatı içinde? ki bir fahişeyle de düşüp kalkmışlığım veya onları aşağılamışlığımda yoktur ki hatta hiç birini ayırt etmeden cinsel tercihleri ne olursa olsun hepsine de saygı duyarım. ayrıca ofisime gelip alışveriş yapanlar vardır ki bilgilerini bile kıskanırım...bunun bilinmesini isterim...

benim işim hayaller veya düşler veya gerçekler. ben zaten bu ikisini ya sentezlerim ya da ayrı ayrı kefeye koyar konuya girerim. Bir romanda veya bir düşüncenin içinde geliştirilmesi gereken mutlak değerler vardır. Bu mutlak değerler saf gerçekle imkanı yok yürümez topal veya eksik kalırlar. usta romancılar bu nedenle mutlak değerler dediğimiz ( düş ve gerçek ) püf noktalarına sığınarak yazdıkları konuyu genişletebilirler. atıyorum Oğuz Atay' ın Tutunamayanlarında şiirlerin geçtiği sayfalarca bir bölüm var...O roman için gerekli miydi değil miydi bilemem ama laf kalabalığından başka bir şey de değillerdi. Romancı gerekli görmüş eleştirmenler normal karşılamış o halde diyecek bir şey yok. Yazar A. Altan bile bir kitabında pavyon sahnesinde konsamatris hanımla konuşur. Konsamatrisin sorduğu bir soru aynen şöyledir; siz ne iş yaparsınız? A. Altan'ın verdiği yanıt ise şudur; hanfendi ben pezevengim der. Kadınları alıp satarım...Umarım Fahişe sözcüğüne bu denli takılmana bir açıklama olmuştur...

Geyşalar konusu var. Erkeklerin düşlerini süsleyen Japon kadınlar. Peki bu kadınlar kimdir? Örneğin hiç bir erkekle yatmazlar. Kültürlü bilgili yumuşak dilli güler yüzlü oturup kalkmasını bilen ayrıca bir kaç dili anadili gibi konuşan eğitimli kadınlardır. erkeklere eşlik ederler. toplantılarda alışveriş yaptıklarında vs...Bazı erkekler mesleğini bırakan bu hanımlarla evlenirler de...

Fransız devrimi konusu bence tamamen çıkar tezgahına dayalı bir eylemdi ve burjuva destekliydi. Burjuva maldan mülkten olmaktansa
köylülerle olmayı seçti ve krallığa karşı devrim başlattı. Sonradan da
köylülerle ters düştüler...

Burjuvayı bizim gençlere nasıl tanıttılar? İşçi düşmanları. Kapitalist ve Amerikancı. Sömürücü para babaları ağalar vs... Bizim kominist gençlik bu tezgaha çok kolay düştü ve burjuva düşmanı olup çıktılar. ki o gençlik Nevzat Çelik şiirlerinde çok geçer...Hani benim düşlerim nerede gibi vs...

diğer yandan gerçek burjuva nedir ; entellektüel. her konuda bilgili. tarih edebiyat resim tiyatro ekonomi politika şiir felsefe ve daha bir çokları...örneğin İlber Ortaylı kanımca tam bir entellektüeldir mesela. bilgi birkiminden tutunda oturuşu kalkışı gülümsemesi rahatlığı...

Düşlerimizin peşinde koşalım mı? bence yorulmaya gerek yok. gerçeklerin peşinden koşalım mı? bence yine yorulmaya gerek yok.
neden? zamanımız yok. bu öyle bir zaman ki ne bir düşü ne de bir gerçeği tam olarak gerçekleştirmemize yetmez...

burada yetinmek önemli...yetinmek sizi yormaz. hayata bağlar....

***
YETİNDİM

Gurbette yanan bahçede bülbülle yetindim
Bağrımda derin cerha açan gülle yetindim


Huysuz feleğin çarkını durdurmağa gelmez
Ben vakti değil belde tebeddülle yetindim

Mehmet Fatih Baki
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.