Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Nar'a Mektuplar
Mektuplar
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Nar'a Mektup 18
Nar'a Mektup 17
Nar'a Mektup 16
Nar'a Mektup 15
Nar'a Mektup 14
kadın fotoğrafçı
Dün
Nar
usta
Ahkam kesen masal kusurum ...
Canım
Ayrılığın rengi
Deli’mden mektup gelmiş
Artık kimse mektup yazmıy ...
Sana Hasret
sulayayım öldür beni, nazım hikmet, kiraz ağacı, son çıkan kitaplar, osmanlı dönemi kadınları, safiye sultan, masada nasıl oturmalı, dağınık masa sendromu, güne başlarken, günlüğüm tümü

Şu an sitede 6 kişi on-line
Bugün 8,792 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  8 Ocak 2020, Yalnızız
  08.01.2020 - Mektup Kutum
   
 

Yalnızız'ı okuyorum.

Bilal Özbay Afilli yalnızlıkta "Yalnızlığın kıymetini bilmek için terk edilmeyi veya kırılmayı bekleme." demiş.

Ne yapacağız yani, iyiki yalnızız mı diyeceğiz?

Gelelim yine "Yalnızız"a Peyami Safa'nın son romanı Yalnızız, engin ruh tahlilleri ve kendi türünde açtığı çığırla onu yalnızca Türk edebiyatının değil, dünya edebiyatının zirvelerine taşımış şahene bir eser.

Peyami Safa, çileli ve çetin şartlar içinde geçen hayatının şuuraltı tesirlerini ise Cahit Sıtkı Tarancı'ya şöyle anlatmıştı: "Benim şuurum bir faica atmosferi içinde doğdu. Ben iki yaşımda iken babam ve kardeşim Sivas'ta on ay içinde öldü. Böyle kısa bir fasılayla hem çocuğunu ve hem kocasını kaybeden bir kadının hıçkırıkları arasında kendimi bulmaya başladım. Belki bütün kitaplarımı dolduran bir facia beklemek vehmi ve yaklaşan her ayak sesinde bir tehlike sezmek korkusu böyle bir başlangıcın neticesidir."
 
Yazdıklarımıza birer yazı diyemiyoruz. Bir kelime yığını deyip bir poşete de dolduramıyoruz. Bir yerden izler taşıyor yani bizden.
 
Bugün çok ayaklarımın altı sızlıyor.
 
Tuzlu suya koydum. Bakalım artık.
 
***
Kendimi çaresiz hissettiğim zamanlar az oluyor
Olunca da tufan işte
Zehir gibi bir gece geçti
Bir ben biliyorum bir Allah biliyor
Bazen hiç ama hiç bir şey yapamıyorsun
Hani ağzınla kuş tutsan kuş havada kalacak
O zaman diyorsun ki susayım bari
Güzel şeyler de var hayatta galiba ya
Yani ben yaratıyorum da
Bazen bana da vurunca
Allahım bu nasıl birşeydir diyor insan
*
Bu aralar çok soğuk yiyorum
Taksi bulamıyorum
Giriyorum yoldan çıkamıyorum
*
Bir tane bakımlı kadın var karşı camda
Cumbalı bir evden bakıyor
Kadın ne kadar güzel yaşlanmış
Gözgöze geliyoruz
Çekmiyor gözlerini
Acaba ne düşünüyor
*
Soğuktan ellerim sızlıyor
Biraz dinlenip yola devam edeceğim
Önümde yokuş var
Burayı çıkıcam da düze çıkıcam
*
Çay kokusu ne güzelmiş
İçermisiniz dediler yok dedim
Kalkıcam şimdi
Niye dedim ki
N'olurdu sanki içseydim
*
Bu İstanbul biraz ilginç bir şehir
Hertürden insan var
Paltosunun içerisine gömülmüş
Bir adam var burada
Eski hatıralarını korumaya çalışır gibi
Sarılmış elindeki çerçeveye
Uyuyor mu
Uyanık mı tam anlayamıyorum
Zaten ellerim sızlıyor
Çok güzel de çay kokuyor
En iyisi kalkıp yola koyulmak
*
Dışarı çıktım 
Yürümeye başladım
Bir yandna da yazıyorum
Bu yol yoksa hiç çekilmez
*
Bir kadın bir çocuk var
Birlikte yürüyorlar
Kadının saçları küt ve kıvırcık
Şamanizmi anlatıyor kadın
Üfff çok hızlı konuşuyor
BU çocuk onun söylediklerini
Nasıl anlıyor acaba
*
Dilinde kelimeleri yuvarlıyor kadın
Yuvarlanan kelimeler
Neye uğradıklarını anlamadan
Çocuğun üzerine düşüyorlar
   
   506 kez okunmuştur. Yorumlar (6) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :