Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
25 Ocak 2020 Bazen B ...
24 Ocak 2020 Cuma Vi ...
23 Ocak 2020 Perşemb ...
22 Ocak 2020 Çarşamb ...
21 Ocak 2020 Hava -4 ...
Mektup
Dilek
sıkıntı
gelenler ve gidenler
Dilek
24 Ekim
İlişki
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
Sana geldim yine
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
kız istemeye gittiğinizde yapmamanız gerekenler, bitkilerde verimlilik., bodur domates, domatesin faydaları, domatesi neden yemeliyiz, bakımsız, doğumgünü yolculuğu, diyet, günlük, tümü

Şu an sitede 5 kişi on-line
Bugün 3,377 ziyaretçi 
Toplam 16,122,669 ziyaretçi 
 
 
   
  İstanbul'da Sonbahar
  22.10.2019 - Anlar
   
 

İstanbul'da sonbahar yavaş yavaş hızlanmaya başladı. Hüzünlü bir ayrılık yok yapraklarla ağaçlar arasında. Bu yıl öğrendim ki sadece sararan yapraklar dökülmüyormuş. Yeşil yapraklar da dökülüyormuş, hem de canı yanmadan. Havada gri bir sessizlik var. Doğanın kendi içine çekildiği zamanlar. 

Köpekler yine sereserpe uyuyor. İnsanlarda bir farklılık var. Dışarıdayken daha hızlı yürüdüklerini görüyorum. Gün soğuyor ya. Daha az kalmak istiyorlar dışarıda.

Meşe palamutlarının şapkalı meyvelerini izliyorum arada.

Bir kadın var içine çekilmiş yürüyor. Çevresinde hiç bir şeyi görmüyor. Keder mi? Yok değil. Sadece dalmış düşüncelere. Düşünürken bazen bir şeyi görmeyiz. Duymayız.

Hissetmez miyiz peki?

Elbette hissederiz.

Sahilde balıkçılar var. Ellerinde oltaları. Üzerlerine müşamba mont giymişler.

Balıkçı teknelerine bakıyorum. Sarı halka halka çevresi olan siyah ağlarını bir bir denize atıyor, balıkların peşinden gidiyorlar. Meğer ne kadar kocaman yuvarlaklar çiziyorlarmış o ağlarla.

Öyle çok ağlayan bir sonbahar değil bu. Şanslı olduğumuz sonbaharlardan biri. Çınarlar yapraklarından bir takvimin sayfaları gibi ayrılıyor. İçimizdeki fotoğrafları acıtmıyor yapraklar.

İstanbul, denizinin gümüş sözleri yayılıyor susmuş saatlerimize. Tebessüm ediyoruz.

   
   353 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2019-10-23 02:08:10
İsim : semih
Başlık : sonbahar
Yorum :
beni böyle bırakıp giden rüzgar
belli ki sana hep sonbahar
yaprağın ahı dalımın günahı
gittin de bıraktın kuru bir çınar

semih

****

Sonbahar Şiirinin yorumu:



“beni böyle bırakıp giden rüzgar”

Şair burada serzenişte bulunur. Hayatın içerisinde bırakılmış olanlara. Bıraktıklarımıza. Rüzgar esip geçen bir şeydir. Bir yandan da tamam estin geçtin. Ancak o kadardı diyerek bıraktığı etkiyi de belirtir.

“Böyle”, “bırakmak” ve “rüzgar kelimeleri şairin istemediği bir durumla karşı karşıya kalındığını ancak bu bırakmayı rüzgar gibi gördüğünü, hani büyük kırgınlığım yok ama işte.. diyor.



“belli ki sana hep sonbahar”

Şair sana hep sonbahar diyerek, serzenişine devam eder. Bu biraz da hayata sesleniş gibidir. Hayatın süren giden akışı içerisinde, insanoğlunun çaresizliğini görürüz biraz. Hayat devam edecek ve sobaharlar sürecektir. Ancak bizi sadece bir rüzgar gibi yıkayacaktır.



“yaprağın ahı dalımın günahı”

Şair muhteçem bir anlatımla “yaprak”, “ah”, “dal” ve “günah” kelimelerini bir araya getirmiştir.

Dalı bir günay işlemiştir. Şairin içerisinde yaşadığımız dönemin nasıl bir günahdan geçtiğini hissettiğini, savaşların etkisini görürüz sonhabarın üzerinde. Yaprağın ahı ile

…yaprağın ahı tutar baharda bile açmaz çiçek..kış sahiplenir ömrü ve nefes almakta bile güç çeker yürek..

Kaç sevdalının âhı vardır? Dökülen her bir yaprağın üzerinde. - Nesim-i Halis.

Şair hasretliğini dile getirir. Yaşama hasret… insana hasret.

Çok güzel olmuş.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.