Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
3 Nisan 2020
31 Mart 2020 100 Met ...
HASTALANDIM -22.03.2 ...
15 Mart 2020 Tedirgi ...
14 Mart 2020 Her yer ...
Virüs etkisi
Durum ne
Yoksulluk
Kim o kim
Uyuyordum
24 Ekim
İlişki
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
Sana geldim yine
Yeniden Doğmak İçin 150 G ...
alem bibi, yöresel yemek, güzel yemek yapma sanatı, pehli tarifi, yemek, yemekhikayeleri.com, seyahat ederken yemek, sümüklü böcek, günlük, tümü

Şu an sitede 18 kişi on-line
Bugün 1,839 ziyaretçi 
Toplam 16,659,079 ziyaretçi 
 
 
   
  İlişki
  25.08.2019 - Anlar
   
 

 

   
   907 kez okunmuştur. Yorumlar (13) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 13 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2019-08-26 00:45:53
İsim : necmi dayan
Başlık : Buddha Bar
Yorum : Buddha Bar ezgilerine takılıyorum son günlerde. Ezgiler çırılçıplak bedenimi yabani arazilerde birikmiş, yağmur suyuyla dolu havuzlarına
yavaşça bırakıyor. Yakınlarda bir kıyı olmalı martıların çığlıklarını duyuyorum ara ara...suyu avuçluyorum avuçladığım suyun içine yüzümü dolduruyorum. Bundan doyumsuz bir haz alıyorum ama bu yalnızlık, ezgileri dinlerken henüz yolun başında olduğumuzu ve bu yolun nereye çıkacağını bildiğim halde adlandıramadığım baskılar yüzünden delice duygulara kapılıyorum. Açılmak ve saçılmak istiyorum onunla bu dünyanın kaz tüyleriyle doldurulmuş yumuşacık yataklarına uzanmak istiyorum. Onunla gülümsemeliyiz solo gitarların eşliğinde kırmızı ışıklarla donanmış neon ışıklarının yanıp söndüğü şehirlerde elele dolaşmalıyız ve bıkmamayı sözlüğümüzden çıkarmalıyız kendi hapisliğimize tekmeyi savurmalıyız...bana mı öyle geliyor seninle cinsel içeriklerle dolu tangolara
başlamışken?

Al işte birden bire ağlamak istiyorum havuzdan çıktıktan hemen sonra
az önce yüzümü doldurduğum avuçlarıma bakarak ve o avuçlarda kalan meme uçlarının dokunuşlarını ta ciğerlerimde hissederek çıldırmak üzereyim oysa...

Adam kadının sağ ayak parmak uçlarına dilini dokundurduğunda kadın
hazdan gerildi mi yoksa? Ya adam usulca ayırdığı parmak aralarına dilini soktuysa ne olacak? Her ikisi için dünya mı duracak?

Dışarıda yağan yağmur sicimleri camlara vururken perdelerde yıldırımlar şakırken Buddha Bar deli ederken adam biraz daha ilerlemeli çünkü içinden bu ilerlemeyi isteyen kadın. Gitarın bam teline dokunan dil bir pena mı yoksa? Kadının bacakları bam teli mi? Adam kadının yan baldırlarına geldiğinde ve kadın titrediğinde kıyılardan dalgalar çekilmeye başladığında dolunay açlığı tetiklediğinde ve kadın inlediğinde...

Adam dağlara doğru yönünü çevirdi. Apaçilerin çığlıkları geliyordu geçmişten Sam amca o ara bir kızılderili kadına zorla sakso çektiriyordu.
Yeni inşa edilmiş rayların üzerinde sallanan vagonunda kalın purosunu
deri koltuğunda tüttürürken kızılderili kadına peçete uzatıyordu mutluydu kadın uzatılan peçeteyle onuru kırılmış dudaklarında kalan artık menileri siliyordu...

Çözümsüzlüklerimizi aşma yolundayız. Arkadaşlarla bir meyhanede oturmuşuz entel tartışmaların ortasında ülkeyi pazarlıyoruz haberimiz yok mu? Ne senin ne de benim haberim var. Sen masanın öte ucunda ben masanın öte ucunda. Seninle ilişkiye girdiğimizde tüm zorlukları
aşarız diyorum. Sen ta oradan uzattığım kırmızı güle imza atıyorsun dudaklarınla tekrar bir zarfa koyup bana yolluyorsun ama bu kez parmakların dudaklarımda olmayacak bunu ikimizde biliyoruz...

Avuçlarımda sertleşmiş meme uçlarının sıcaklığı dolaşırken bölgelerimizde kokularımız kalmışken neden bu martılar çığlık çığlığa olurlar neden dalga kıranları aşmak isterler dalgalar?

***

Hiç ara vermeksizin olması gerekeni, olanı ve olacağı düşünüp duruyoruz. Kafamızın içerisinde sürekli bir anılar, varsayımlar, yargılar ve umutlar izdihamı yaşanmakta. Bunlar bizim an'ı yaşamamızı engellemektedir.

Oysa yaşamanın zamanı...

Gerçek olan tek zaman şimdidir. Bu andır.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2019-09-01 14:57:32
İsim : n.dayan
Başlık : özlem
Yorum : İlişki ait aitlik ortak dair vs...
Biliyorsun mutfakla da ilişkim vardır. Severim. Hatta öylesine severim ki mutfakla aramızdaki bağ tamamen sırdır. Donla atletle bazede yarı çıplak oturur mutfakla
bütünleşirim. Mutfakla ilişkilerimde
sevgi seks samimiyet tuhaf bir duygu vardır. Kanımca aklı başında her insanın olması lazımdır. Mutfakta her şeyi soyamasanız bile
patetes salatalık kuru soğan kabuklu meyveler vs soyarsınız derken tabil ben hiç kadın soymadım. Kendimi soydum ama bir kadını mutfağa atıp soymadım.
Neden? Çünkü Necmi' ciğin mutfağa karşı sorumlulukları var.
Bir insan cidden mutfağı kutsal bir yer tapınılacak bir mabet görmelidir. Yani mutfakta gizli saklı her şeyi düşünürsünüz tavada omleti çevirirken ve ılıdıktan sonra yatakta bir kadınla ekmeksiz kahveyle tüketebilir hatta kadını kendinize hayranda bırakırsınız.
Kadınlar hoşlanırlar mutfak önlüğü kullanan erkek milletinden. Yakınlaşırlar bunun bir tek nedeni vardır sizi kendilerinden görürler...
Ama işte bir mutfağa ve onunla olan ilişkilerinize sadıksanız mutfağa nispet yaparcasına bir kadın sokamazsınız. Mutfağın duygularıyla oynama hakkına sahibim diyemezsiniz. Neden yazıldı? Ben de bilmiyorum. Az önce ofisin mutfağında sulu ve bol acılı orta yağlı kıymayı karıştırırken aklıma takıldı. Birden bire evde olsaydım. Bu sıcakta yarı çıplak mutfağıma kavuşsaydım halini hatrını sorsaydım fena olmazdı.
Herkes bir kadın özler ya da sevdiklerini ben de mutfağımı özledim bu gün...
***
Özlem nedir diye sordum yazdıklarını okuyunca.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2019-09-01 15:27:52
İsim : n.dayan
Başlık : Ciddi mana da ilişkiler
Yorum : Hazır ofis tenha bu gün işlerimi de azalttım hazır seksi gibi duran bir sözcük bu. İlişki! Müthiş. Uluslarası ilişkiler vay be. İnsan ilişkileri uzmanı. Halkla ilişkiler kültürel ilişkiler tarihsel ilişkiler sınırsal ilişkiler akrabalık ilişkileri....falan filan. Bense ahmak yazarlara seslenmek istiyorum. Yazdığınız anlarda sözcüklerle ilişkiye girip orgazm olmanız lazım. Bu yoksa
yazıda lezzet de olmaz...neden bazı kitapları ilk paragrafta ha s..tir deyip kapatırım. Şunun için; yazının bakireliği kaleminizle bozulmalıdır ki okunur olsun...
***
Yazıda lezzet olur.
Arada seninkilerde de oluyor ama...
İlişkileri böyle yaşayarak nasıl orgazm oluyorsun hiç anlamıyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2019-09-01 16:00:28
İsim : n.dayan
Başlık : ilgiliye
Yorum : Yazıyla ilişkim bazı insanların bildiği gibi beni bir bok sanmalarından dolayı o dolduruşlara gelmem. Genelde tek bir sözcüğü dişime ve pipime uygun nitelikte bulursam o sözcüğü kendime çevirir kedinin kakalakla oynadığı gibi oynarım.
Yazıyla ilişkim budur. Bunun yanisi
ay çekirdeği çitleyen papağan vaziyetlerim vardır. İçi hoşuma giderse yerim dış kabuğuyla çevreyi
kirletirim. Dil ve imla özne ve yüklem yazılarımın dışında kalır hatta şu salak noktalar bile nerede ne zaman kullanacağımı bilmediğim için beni kendilerinden nefret ettirirler. Yazı yazarken kıçımın terlememesi önemlidir. Kıçını terletenlerde ya okunmazlar ya da hapis alırlar. Bu dengeyi kurmaları lazım. Hapislik övünelecek bir durum değildir.
özellikle tek başkanlık sistemi olduğunda. Elbette bizdeki başkanlık sistemi de nasılsa artık?
Biri dediğim dedik diyecek ötekiler dediğim dedikleri kabul edecekler ondan sonra biz biat etmiyoruz baskı altında değiliz öz irademizle
karar aldık öz irademizle karar verdik.
****
Bu yazın çok zor okunur bir yazı olmuş.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-02-17 06:17:21
İsim : N. Dayan
Başlık : Kitaplarla başbaşa kalınca
Yorum : 17 şubat 2020 saat 05.43 sabahı

çok sessiz. caddeden araba bile geçmiyor. apartmanda millet sanki ölüm uyukusunda. çiş etmeye kalkan birileri bile yok. işin tuhafı ben de insanları rahatsız etmeyeyim diye çakıldığım yerden kitaplara göz atıyorum. bu kadar kitapla içli dışlı değilim aslında. Adam yayınlarının yıllar önce alınmış Özdemir Asaf'ın Bir Kapı Önünde şiir kitabı var. Bir kaç şiir okuyup bıraktım. Anımsıyorum bu kitabı isminden dolayı almıştım..

Oral Sander' in Siyasi Tarihi iki kitap kalınca. Neden aldım gerçekten bilmiyorum. Elli sayfasını geçmemiştir okumam..

Cahide Birgül var. Kanserden ölen bir yazar. Gölgeler Çekildiğinde romanını bir çırpıda okumuş bitirmiştim. Vaktim olmadığından yazarın öteki kitaplarını alamadım. Müthiş biri bana kalırsa...

Kitaplarla ilişkimi düşünmeye başladım bu saatten sonra...Çok sayıda kitabımı da sağa sola verdiğimi de katmam gerek. Hal böyleyken içime bir sıkıntı düştü: iyi bir okur olmadığımı düşünmeye başladım. Suçlu ben miydim ya da okumadığım şöyle bir okuyup geçtiğim kitapların yazarları mı? Ama yazarların ne zorunluluğu var? Bana özel mi yazsınlar?

Bu örnekler çoğaltılır daha. Kitaplara ve yazarlarına göz gezdirdikçe ciddi anlamda kitaplarla ilşkimin orta seviye de olduğunu bu sabah üzülerek pek de üzüldüm sayılmaz; anlamış bulunuyorum...

Yine de bu arada Murat Belge' ye pek kızmıştım. Demişti ki; her sorulan soruya yanıt veya açıklama getirme gibi bir lüksüm olamaz. Herkes isdediğini düşünebilir gibi bir şeydi bu açıklaması. İçerledim tabii. Aydınların aslında insanlarla ilişkilerinin pek iyi olması gerek. İnsanları aydınlatmaları lazım vs...

Tüm bunlar bu sabah başladı ben de. Kitaplara baktığımda her yazarlarına hak vermemek abesle iştigal olurdu. Sonuçta benim keyfime göre yazmıyorlardı.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-02-17 12:21:28
İsim : N. Dayan
Başlık : insan ilişkileri
Yorum : Kendimi dev aynasında görmedim. Aynaya baktığımda manzara yalandı.
Eh ayna da görünene naber lan deme
lüksüm olsaydı fena olmazdı ama ayna işte yalan söylemez ve sana der ki; deli misin kardeş o gölgen...

lnsanlarla ilişkimi hep sınırlı tuttum. Hala da öyleyim. Huyum mu mizacım mı karakterim mi?

Eskiler ah o eski günler şarkısını unutmazlar. Yani teknoloji konuşulmazken hal-hatır sorulurken komşuluk ilişkileri ve yardımlaşma varken güven duygusu darmadağın olmamışken yer yüzü çatır çatır edilmemişken aşklar yalansızken komşu komşunun külüne muhtaçtır
ikilemi dillere düşmemişken...

Hadi benim sınırlı lnsanlarla ilişkilerim ya hem cinslerime ne demeli?

Aslında dünya kirlenmedi. insanlar kirlendi. Kirlendikleri için dünyayıda
kirlettiler.

Bunu neden yazdım bu bilinen bir konu çünkü. Dün sürekli çalan telefonunu açmadığına takıldım.
Bilmiyorum bana kalırsa o tanıdık numaralı telefonu açıp konuşsaydın aranızda bir sorunun var olduğu varsayımdan yola çıkıyorum konuşarak belki de kızarak çözmeye
çalışırdınız... insan ilişkilerini kendimce anlamaya gayret ederken.

Sevgiyle
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-02-17 13:36:30
İsim : N. Dayan
Başlık : Medeniyetse
Yorum : Bu günlerde pek rahatsız eden yok.
Hele şu güzelim hava da akın akın kimse gelen alış veriş yapan hiç olmaz.

Yaşlı kadın müşterim hariç. Epeydir görünmüyordu. Bu sabah geldi. Emekli olan kızı ve emniyetten emekli kocası çocuklarıyla Didim-Altınkum civarına yerleşmişler Pitbull
köpecikleri de dahil.

Oğlum bir hafta oldu döneli inan olsun daha apartmanda ne kimseyi gördüm ne de kapımı çalan oldu. insanlık bittiydi ilişkiler dayanışma öldüydü ama bu kadarı da bana pes dedirtti. Ama oralar bir başka. Yakında oturan tüm komşular seferber oldular. Bakakaldım evladım.
Ben dönerken yolcu ettiler arkamdan el salladılar.Nasıl hoşuma gitti anlatamam. Evi satıp ben de birartıbir alıp o güzel insanlarla ömrümün son yıllarını geçireceğim.
Her şey taze yavrum 20-30 tl na sebzeni al yumurtanı al...sonra üç ay
koca elektrik ocağı yaktılar 200 tl verdiler...hadi yavrum sana hayırlı işler dedi ve gitti...

Büyük kentlerde insan ilişkileri nasıl konuşulur. Kadın haklı. Kazara evinde ölsen anca kokun çıkınca merak ederler...var demek ki insanlığı bitmemiş yerler.

Acaba;

denizinden mi toprağından mı yoksa güneşinden mi yoksa uygarlıklar oralardan geçerken geride bıraktıkları mirastan mı? Her ne olursa olsun. Kadının anlattığı durum?bu...

Sevgiyle
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-02-22 16:44:48
İsim : N. Dayan
Başlık : Hayali
Yorum : Bir ilişki yürümüyorsa sürdürmenin nedenlerini düşünüp duruyorum sabahtan beri.

çevre ne düşünür saçmalığı...
ilgisizlik
paylaşımların zırvalığı
konuşmanın yok oluşu
kendiliğinden oluşan bölgecilik
bura benim bura senin
göt kadar yer de aynı masa da oturmak
sadece çatalların kaşıkların ve porselen tabakların konuşmalarını dinlemek
sonra bölgene yürümek
hakarete uğrayan bir bedenle
aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor
sesini sürekli duymak
yani bu şu demek; sahipsiz bir ölü
belediye mezaralığına gömülür
daha önce sağlam organları sökülür
çıplak kalmış bir kadavra
bir ceset
hepsi bu...

Yürümeyen bir ilişkinin içine sıçılır.
Ne kadar hayvanlaşırsan hayvanlaş
kendine olan saygıdan
bu yürümeyen dilsiz sağır ilişki
sürdürülür...

Saygı yiterse ne olur?
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-02-22 17:01:54
İsim : N. Dayan
Başlık : Yazı ve boyut
Yorum : Yazmak ne anlama geliyor? Yaşadığın anlardan çıkıp ikinci bir boyuta geçiyorsun. Orada her şey var.
Her şey insan olmanla bütünleşiyor.
Dişlenmemiş bekareti bozulmamış
kırmızı bir elma oluyorsun. O boyutta
kendini buluyorsun. Az ya da çok ayırdetmenin manası yok. Gülümsüyorsun. Yazıyla ilişkin bu...dürüst oluyorsun...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-03-01 19:28:18
İsim : N. Dayan
Başlık : kanıksama
Yorum : Düşününce;

Payıma düşenlere her zaman saygı duydum. Payıma düşenlere her zaman itaatkar oldum. Bana lütfedip
bunlarda sana düşenler diyenlere de
her hangi bir itirazım olmadı. Bu bir boyun eğmem durumu değildi. Kendiliğinden teslimiyet dememse fazlaca yormaz beni. Bu çerçeveden
baktım insanlara. Birkaç milimlik çerçeve neler yaşatır düşünceye?

Sevgili dostumun hanımıyla kaldırımda karşılaştık. Zoraki de olsa selamını almak zorunda kaldım ama o kadar. Ne sevgili dostumu sordum ne de her hangi bir tartışmaya girdim. O yoluna ben yoluma meselesi...

Bilkent üniversitesinde bir hanımın sayfasına sevgili dostum bir yazı ulamıştı. Şiirde iyi değildir ama yazıda iyidir. Bense o yazısını acımasızca yerin dibine sokmuş eleştirmiştim. Karşılaştığımız zamanda ne o bir şey söyledi ne de ben söyledim. Sorun askı da hava da kalmıştı ama dostum birdenbire uzaklaştı. Dört ya da beş yıl sonra ziyaretime geldi. Geliş nedeni kızının davetiyesini vermekti. Aradan onca zaman geçmiş. Kırmadım aldım davetiyeyi ama düğüne de gitmedim.
O günden sonra sanırım yollarımız kesinlikle ayrıldı...

Neden böyle bir konu yazdım?

Düşününce insanlarla ilişkilerim ya askılarda ya havalarda ya da idam sehpalarında kaldı. Ama hep yarım ve yamalak yama bile olamadan tamam bile diyemediğidim ilişkiler hep öyle bir yerlerde adressiz nosuz kaldılar...

Alıştım diyemem. Daha keskin bir sözcük olsun o zaman; kanıksadım...
Bu öyle bir kanıksama ki zamanla sevdim insanların bu hallerini...

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-03-02 13:54:09
İsim : N.dayan
Başlık : Seksi Esra
Yorum : Bu seksi Esra' nın parmakları arasındaki slim sigara benden şanslı.
Öteki elinin parmaklarının kavradığı
çay bardağınıysa ilk kez gördüm.
Üretici firma her kimse satışı artırmak için olsa gerek;bardak kalınca bir penis' i andırıyor ilk bakışta ve çok da muzurca düşünülmüş bir tasarım üstelik cesaret işi...

Esra yan apartmanın altındaki tüp
gaz firmasına geçici olarak gelmiş.
Firma sahibinin belki onbeş bin müşterisini telefonla arıyor halvehatır soruyor. Bu arada bu kadar kişinin arasında ölenler olmuş
firmayla bağlarını koparanlar olmuş
iş değiştirenler olmuş vs.Esra' nın o seksi sesi firmayla çalışmasını
kesen müşterilerin yeniden firmaya
dönmeleri konusunda ikna etmeye
yarıyor. Diyor ki; valla Necmi bey bazıları Murat beyin sülalesinden giriyor ta mezardaki ölülerinden çıkıyor. Yine de anlatanlar var bağı neden kopardığını adamlar neredeyse duygusallığa bağlıyorlar.

Evet seksi Esra özellikle parfüm kokusunu da bırakıp mola vaktini benimle geçirdi. Kullandığı parfüm eminim maaşının bir kaç katıdır...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-03-02 15:41:23
İsim : N. Dayan
Başlık : Soysuz
Yorum : Mahmut.

Bu çakala isim bulmakta zorlanıyorum. O kocaman bebelerini
okutmuş belli bir düzeye getirmiş...

Kötü bir hastalığı var. Söylentiler ne kadar doğrudur bilinmez. Kleptamoni gibi bir şey.Hırsızlık hastalığı...bebeleri bu sorunu biliyorlarsa ne diye babalarını tedavi ettirmiyorlar?

Bu herif 75 in üstünde. Sanki az çok okuma yazmasını bilenler bu soysuzun Çar zamanından kalan bir hortlak olduğunu hemen anlarlar.

Soysuz sabah ve akşam tanınmış
marketin dışarıdaki meyva tezgahını
didikliyor. Utanmadan çürük çarık var mı diye kontrol ediyor iki ondan lki bundan diyerek paltosunun cebine dolduruyor. Sonra da hızla karşıya geçerek apartmanına giriyor.

Market çalışanlarıysa bu duruma göz yumuyorlar ve aldırmıyorlarda...

Peki bu çalışanlar işveren düşmanımı?
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2020-03-02 17:09:58
İsim : N. Dayan
Başlık : Malumun malları
Yorum : Az önce Hanife' nin gelini indi otobüsten. Malum parti atkısı malum kırmızı bayrağı ve siyahlar içinde.
Üç çocuktan sonra aldığı kiloları vermiş bir gelin malum partinin gelini. Yerden bitme kel kafalı kocasına kadrolu iş de bulan bu gelin.
Bir kaç yıl önce Hanife ağlayarak gelirdi. Dua ederek çıkardı ofisten.
Gelinin bebeleri az ısınmadılar ofiste sabah ayazında. Gelin faal bir malum partili anladığım bu. Okuma yok yazma yok düşünme yok ne var peki?
Tapma var artık hepsinde. Tapınma var...

Hanife hanımı çeksem bir köşeye nasılsın desem beni tanır mı?

Gelinini otobüsten inerken çevirsem
gelin hanım bak bu özel otobüsün yaktığı mazotu ben ödüyorum desem anlar mı? Yerden bitme kocasına desem ki; kardeş bir başkasının işine engel olduğunun farkında mısın desem hak yiyorsun desem günahı bilir mi?

Bunlar var artık. Törende bunlar cenazelerde bunlar...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.