Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Her şeyi, adımı bile ...
Tolstoy'un Bisikleti
Sana da Tuhaf Gelmiy ...
Bir İnsanın Aştan Ca ...
Dinmedi Gece
Şaraprakı
Yanıt
Üç kadın
Düş; merhaba insan hoş ge ...
Düş aşkın tanımıdır
İnsan Neler Yapar Neler Y ...
Yağmur Yağıyor
Martılar.. Martılar..
Sessizlik
Kör Olmamak Gerek
günaydın, by monti, mucize yılı, ziyafet sofraları, günlük, yaşam, katkı maddeleri, çocuklar ve şekerleme, eti puf, tümü

Şu an sitede 9 kişi on-line
Bugün 2,032 ziyaretçi 
Toplam 14,787,745 ziyaretçi 
 
 
   
  Senin Varlığın
  22.04.2019 - Umut
   
 

Senin varlığın 
Yeşeren bir orman gibi
Öyle doluyor hayatıma
Sözlerin aydınlığım oluyor
Kelimelerin eylemlerim oluyor
İklimin havam oluyor

Senin varlığın
İmkansızlığın içinde açan çiçekleri görmemi sağlıyor
Umudumu besliyor
Sesimi yükseltiyor
Dağları görebiliyorum
Sisi dağılıyor havanın

Senin varlığın
Ölümlerin
Savaşların
Kavgaların
Sessizliklerin arasında
Koca bir dünya açıyor

   
   133 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 2 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2019-04-22 22:17:33
İsim : masal
Başlık : :
Yorum : buraya biraz rüzgar ve kuş sesleri bırakıyorum..

senin
''Kelimelerin eylemlerim oluyor''
***
Uzun uzun soluyorum havanı
Rüzgarı..
Kuşları
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2019-04-25 04:55:23
İsim : necmi dayan
Başlık : günler
Yorum : artık kuşlarda yuvalarını ağaç dallarından , hiç de tarzları-alışkanlıkları olmayan yerlere kurmaya başladılar. özellikle kumrular. bula bula bir çift kumru da ofis kepenginin yuvasına tünediler... boşuna değilmiş bir kaç gündür gelip gitmeleri...gerçi kumrulara yuva için toplasan- toplasan bir avuç dal parçası yetiyor.

kuşları böyle davranışlara sürükleyen nedenlerin hepsini bilemem elbette. bunun için hayvan-kuş bilimcisi filan olmam lazım. yalnız gözlemlediğim kadar durum şu; özellikle şehirlerde yaşayan kuşlar
yaşadıkları mekanları sahipleniyorlar ve bu sahiplenme için küçüklü büyüklü hiç fark etmiyor savaş halindeler. en hırçınları bildiğin saksağanlar. ak saksağanlar ya da uzun kuyruklular. bu kuşlar özellikle kumrularla inanılmaz savaş halindeler. eğer bir kumru çifti
onların bölgesinde bir ağaç dalına yuva kurmaya çalışırsa kızılca-kıyamet kopuyor. İtalyan mafyası gibiler. tüyler ağaç dalları yapraklar havada uçuşuyorlar. belki kumrular bu nedenle kendilerine değişik tünek yerleri arıyorlar belki de biz insanları kendilerine kalkan yapıp
kendilerini koruma altına alıyorlar.

bu duruma en iyi bizim babacan Sinan uyuyor. bildiğim kadarıyla yıllardır insanlardan kaçan serçeleri avuçlarında besliyor. bir keresinde bana da besletti. hiç ummazdım serçelerin insanlara yaklaşacağını...

sabahın dördünde-beşinde sokaklarda-caddelerde-mahallelerde vs. pireler uçuşurlarken bazen sessizliğin içinde ne diye karalamalar yazdığıma hiç anlam veremedim.

onca yıldan sonra kendime bir daktilo almaya karar verdim. en azından kuşlarla birlikte ölü ruhları da cik cik ve çıt çıt sesleri arasında uyandırır
onlara da bu saatlerde düşünmeyi sevmeyi izlemeyi sevdirebiliriz kim bilir?

günün taze ve sıcak geçsin...
***
Paris'i hatırladım sabahın bu saatlerini okuyunca.
Notre Dame bu saatlerde de açık olur
Girersin içeri davetkardır
Nerelisin, kimsin, in misin, cin misin, niye geldin yok
Hemen gidecek misin niye geldin yok
Açıp kapılarını gel diyen bir ses
Sadece gel...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.