Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Bugün başka bir şey ...
Sen Nasıl Durabiliyo ...
Çetrefil olmuş hayat ...
Gönül Koyan Gönül Ko ...
Kelimelerin Dili Ols ...
....
Gün Ağarırken
Zurnanın müziği
kapris çekemem
temiz demokrasi...
Gökyüzü Maviyken
Penceresiz Evler
Anne Kokusu
Bugün başka bir şey olsun ...
Siz de Kızınızı Bizim Oğl ...
günlük, ahmet, aile notları, mavi, yunus mavisi, gri istanbul, aktüel, birliktelik, günlük, tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 1,137 ziyaretçi 
Toplam 13,481,900 ziyaretçi 
 
 
   
  Bugün başka bir şey olsun istiyorum
  05.07.2018 - Bakımsız
   
 

Bugün başka bir şey olsun istiyorum.
Mesela Temmuz hiç bakmadığı bir pencereden baksın.
Koca bir duvarın içinde bir pencere açsın.
Pecerenin ışığı olsun.
Ne ışığı olduğunun da önemi yok.
Işığı olsun işte.

   
   9,480 kez okunmuştur. Yorumlar (39) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 39 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-07-08 20:25:50
İsim : Masal
Başlık : Nefes
Yorum : Ela 'mız doğdu dün.Temmuz yeni bir pencere açtı bize.
****
Güzelmiş :)

Ela'ya söyle hayatının ilk altı ayında öğrenecek ne öğrenecekse.
Sonrasında hiçbir eğitimin ve eğitimcinin faydası yok.
Süper dadıyı bile altı aydan sonra bulamıyorsun
https://www.youtube.com/channel/UCbN0rnHNewPbGJwHHHRhPVQ

Bizim solucanlara da bir ela geldi
Ela geldi ama bütün solucan ailesini ela yaptı
Dedim bir eğitmen bulun
Eğitmenler
16 Nisanda bir yaşına basan solucana artık geçmiş olsun dediler
Biz bir şey yapamayız

Ela bebeklerin yüzü gülsün diye
Daha sonra da aileleri tırlatmasın diye
Şu açılan pencere varya
Oraya biraz fesleğen
Biraz eğitim
Biraz güneş ekmeli
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-27 13:32:35
İsim : Önemli mi
Başlık : Mızıkçı
Yorum : ...Yani sorarsınız belki...Temmuz'un bitmesini bekliyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-28 08:18:17
İsim : önemli mi
Başlık : Beze
Yorum : Anestezi kokuyorum - Temmuz da üzüm üzüm kokmak yerine
   
Tarih : 2018-07-28 09:26:29
İsim : Önemli mi
Başlık : Şef neşter
Yorum : Ruhsuz ekranın buğusuzluğunda okuyorum yarılan tenimi o masum neşterin sen olan soluğu gülümsüyor kırk yerden yakınlaşırken derim etli mi dudakların yoksa bana mı öyle geliyor
   
Tarih : 2018-07-28 10:16:04
İsim : Önemli mi
Başlık : Yaşam
Yorum : Alışmıştım benden olana sonra boşlukda gördüm gururluydu sanki yok oluşuna seviniyordu
   
Tarih : 2018-07-29 04:36:24
İsim : Önemli mi
Başlık : Sicim
Yorum : Mutfak sallanan bir zemin genel cerrahide hanımeli kokan bir sen Temmuz'da porno -Savanlarda kırklanmış dilım peygamber çiçeği gülümsemen...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-29 06:01:46
İsim : önemli mi
Başlık : Uzak
Yorum : 1/

yayılmış şekerleme kokuyorum keskin nane
fırtınanın kaldırıp bir kenara koyduğu
uykudüşü gibiyim zararsız
zamanında vurmalıydım beyninden
şimdi özgürdüm...

2/

düşüp-kalkmışlığım yoktu ya da altıma alıp
seviştiğim tenim yabancılaştırırdı onu
çekmecemdeki Tutunamayanlardanda değildi
ya da sıkılacak limon serilecek sirke
böğürtlen salatama
aklı-sıra şaka yapmış çığlık atarak
s..tiğimin orospusu

aldı onu sorunlu ablası özürler diledi
adına...
özrü pörsümüş a..ndan çıkmış gibiydi
ya da kıçından
midem bulandı

3/

giderlerdi...
o kadar uzaktalar ki sadece seslerini duyuyorum
Temmuz yağmur fırtına kokulu yanmış ve sararmış yabani otlar
Kene olmak geçiyor içimden kan emmek et ısırmak
ter kokan sularda boğularak
bir Ebabil'in koynunda kendimi unutmak...

giderlerdi
gitselerdi
iyi olurdu
....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-30 05:46:41
İsim : önemli mi
Başlık : Galoş meselesi
Yorum : eleleydiler sanki korunaklı maskesiyle ve beresiyle mutluydular bense dirseklerimden soluyup duruyordum okyanuslara kırlıklara çiğ düşmüş
yeşil çayırlıklı sabahlara...

bana gülmesini unutan şansıma çoktan sıçmıştım yanağıma yapışan kara sineğe bile sesimi çıkarmıyordum ama bir çift dudak çekilmiş sonra da bırakılmış kilotlara benziyordu çamaşır iplerinde salınıp duran bir yığın eşya vardı...

koridorlarda çınlayan sesler bitmişti derin çok derinlerde bir yerlerde kazılmış mezarlar doldurulmayı bekliyorlardı bense misafir beklemiyordum yalnızdım kanayıp duran parmaklarıma
dalıp gitmiştim okyanusa salladığım yayvan çakıl taşının tok diye çıkardığı sesi duymuştum ve rahatlamıştım oh be oldu işte anasını sattığımın çorapları ayaklarıma demiştim sevinmiştim ve o aralar evlenmiş gibiydim bana değil de aslıma bakarsanız görürsünüz cümlesini söylediğimde kadın toparlanıp gitmişti Sopi Loren havasında...

ooo bu saatten sonra - ben o orospuyu o gün o meydanda vurmalıydım düşüncesinin modası geçti oğlum...Alnına tokat atsan ne atmasan ne!

yalnız anımsadığına göre aylardan Temmuz günlerden öğle vakti ve şimdi kapısına bile uğramadığın ablanı ziyarete mi gidiyordun...

Bak gülüp duruyor bakanların erkek vekillerin arasında...Yani kocası da
ne genişmiş be...yani pes...resmi karısını yıllardır erkeklerle paylaşıp paylaşıp gülümsüyor... bence var bir pezevenkliği...

Hemşire neşterle yaklaştı...soluğu nane aromalı sakız kokuyordu. Galoşları giyip gelir miniz?
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-30 10:01:13
İsim : önemli mi
Başlık : Neşe
Yorum : Anladımki neşter keskin olmalı Samuray kılıcı gibi yaratıcı. Düğümler tık tık atarken gıdıklanmalı insanoğlu. Saygı duymalı Ferhat Şirin ve Köroğlu.

Hemşire, krem sürün. Gergin olmayın dedi...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-31 05:56:34
İsim : önemli mi
Başlık : Temmuz'da Cinayet...
Yorum : Genç adam anlatıyor. O anlatırken kavakların hışırtıları kesildi. Sağda solda havlayan köpekler ulumaya başladılar...

Hissetmiyorsun! İkiyüz metreden hedefi delip geçen kurşunun sana çarpacağını yani ilk anda tuhaf bir duygu...Enteresan aklının ucundan bile geçmiyor ne bileyim müneccim değilsin işte. Ben bir yere tökezledim sandım. sırt üstü düştüm. Ayağa kalktım. Hedefleri isabetleri bildirmiştim ama, her nedense başım döndü. Temmuzdu akşam üzereydi cumaydı... Gözlerim kararmadan önce sol tarafımdan bacaklarıma doğru sarkan şeylere bakınca ve bir parçasını tutup çekince o şeylerden olan şeyin bağırsak olduğunu anladım...Bayılmışım işte...

Buzhane kokusundan çıktım. Krem bulmalıydım. En yakın eczaneye koştum. En pahalı kremi aldım. Gerginlik istemeyiz. Yumuşak olsun
yaranız henüz taze de...Sandaletlerimden fırlayan ayak parmaklarıma dalmışım. Paranızın üstünü duymamışım o ara.

Zaten tazeyken bir şey bir konu, ekmek sıcakken mesela anlamaz insanoğlu nasıl yaralandığının nasıl düştüğü durumlarının içine sıçması bile aklına gelmez...

Yani hayat olağan sayılır. Yemeniz içmeniz gezintileriniz hatta iki duble rakınız çapkınlıklarınız para kazanmalarınız arabada direksiyona parmaklarınızı vuruşlarınız kırmızı ışıklarınız yeşil sarı ışıklarınız tebessümleriniz hayat içindeki akışınız...çalan müziğe kafa sallayışınız filan...

günler sonra klikler başlar...keşkeler filan...beyniniz çünkü sizi aldatmaz size yalanda söylemez sizi oyalamaz...sonra bir gün usul usul takside oturuşunuz sıcağın göbeğinde gidişiniz ve kavşaklarda bekleyişiniz
gördükleriniz...hakikaten çok tuhaf...çünkü rüya gibi bir şey...

Ulan Temmuzda Cinayeti sıcağı sıcağına hemen oracıkta işleyecektin...
Oturup Arka Bahçelerde kalakaldın. Ama gerçekten yani bu orospunun
kaytan bıyıklı kocası pezevenk...Yok artık dedirttirecek yani o ölçüde...
Bir yanında yeni milletvekili adayı bir yanında kaytan bıyıklısı...ortada bu halinden çok mutlu orospu...Çünkü memeleri bile hem adayın hem de kaytan bıyıklının neredeyse ağzında...öyle bir fotoğraf sarmaş ve dolaş...

Temmuzda Cinayet...Fena durmuyor yani...

Suçlunun iyi hali göz önüne alındığında hafifletici nedenler vs vs vs...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-31 09:55:39
İsim : önemli mi
Başlık : Oskar
Yorum : Vahim. Oysa haberler bana inseydiler bazı önemli şahsiyetlerden biri olur çıkardım.
Vah vah vahiylere. Mesela ilk emrim şu olurdu, aldatan kadınların mahrem yerleri dikile...

Ama anne ben evli bile değildim.
Aşka ihanet var...o da s...pardon dikilsin mi?

Evladım kıçı yere yakın mıydı?
Evet...biraz...
Korkmadın mı?
Başka şeyler vardı aklımda...
Neler mesela?
Ayıp şeyler işte...

Deniz Atı'nda kahve çukulatalı pasta bekliyoruz. Çok sessizis...bu garip bir durum...

Cinayetin bahanesi sığınılacak limanı veya büyüğü küçüğü olmaz. Bu bir filmde vardı....bence her film zamanı geldiğinde o dikilme sahnesi gerçekleşmeli.
Yoksa Oskar'a aday olamaz...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-07-31 16:26:32
İsim : önemli mi
Başlık : Sizel (eski nazi - maraton filminin bir karakteri.)
Yorum : İsmi Teras olan terasa çıktık. Yoğun baskısına maruz kalmıştım.
Telefonlar susmak bilmedi. Kaç telefon kırdım kaç kablo kopardım
bilmiyorum. O Teras'a gelene kadar bay T ile ne kadar kafa kafaya geldim anımsamıyorum

Eylüldü.
Rakıydım
Biraydı
Mezeydim
Aşıktım
Pişmandı...

Anımsamıyorum bay T ruhsatlı silahını sürmüştü bankodan.
Belki rahatlarsın demişti. Belimdeydi. Belime dokunmasına
izin vermemiştim.

Benim için basitti. Tam karşımda kol uzaklığımdaydı...

Sekinci kat....Sizel yakaladı beni...

Eylüldü...Sizel emin misin sorusunu sorduğunda sırıtıp baktım...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-01 07:16:08
İsim : önemli mi
Başlık : tansiyon
Yorum : değmezler çoğalıyor tıpkı dokunulmazlara dokunamamak gibi. sana demiştim kardeşim değmez diye. sabah bankoya bırakılan silaha iştahla bakan gözleri var bay T'nin. tertemiz parmaklarıyla silahını çekiyor. silah ışıldayan camda sahibine kavuşmuş bir köpek gibi sevinerek gidiyor ve güderi beziyle silinirken bana korkak der gibi bakıyor.

gerçek. çıplak olmalı. bu gün bile yumruklarımı sıktığımda o kadını mıhlamadığıma çok pişman olduğumu ve bunun açılımını kendime bile
neden açıklıyamadığıma hayret ederim.

güneş sırtıma dokunuyor. 26 gündür mesaideyim. yine de çoraplarımın lastik kısmını kesmeye başladığımdan beri rahat sayılırım. böylelikle
ayaklarıma inen kan daha rahat dolaşıyor.

Temmuzda genel kontrollerden sonra şirket çalışanlarının hemen hemen hepsinde tansiyon çıktı. benimki bir alemdi. doktor tuhaf tuhaf baktı. emin olmak için bir kez daha baktı....16-18 yine 16-18...eee dedim... dostum gebermeye mi niyetlisiniz? lütfen bir kan tahlili verin göz muayenesi olun...hep o hanım yüzündendir...duaları tutuyor ya...
artık yakar kınayı...hangi hanım...bir bilsem ben de dua edeceğim ama
bilmediğim birine ne diye dua edeyim durduk yer de dimi?

halbuki doktor daha bir saat önce neler yediklerimi bilmiyor...yumurtalı tavuk şinitzel-patates püresi-turşu-salata sirkeli ve limonlı-acılı şalgam-üç dilim baklava-bir ekmek vs....

16-18 iyi ki 25-30 olmadı...bir de yirmibeş otuzu deneyeyim....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-01 10:19:19
İsim : önemli mi
Başlık : Keyif
Yorum : Bu gün çok sakinim ve sabahtan bu yana küfür etmedim. Gelene geçene gülümsedim günaydın filan dedim.

çayımı usul usul içip şu ılımlı yazıyı
yazmaya çalışıyorum.

Sonunda yarın tatilim yaşasın. Tütün almam lazım ve amele lokantasında bol sarımsaklı bol sirkeli işkembe...

Oradan Kale yaparım. Gözetleme kulelerinde oturur kendim olurum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-01 14:13:33
İsim : önemli mi
Başlık : Güç
Yorum : Aşırı bir sıcak var bu yaz. Bir o kadar da nem ve yağış. Ardından
sıcağın saldırısı.

Vitrine konan arıların yaşama şansları az. Kurtardıklarım kadar mortu çekenler var...

Elbette yandaki tuhafiyeci hanımı
kibarca kovaladım. Tuvalet durumunu gidip başka yerde görsün. Yazı yazdığımı söyledim.
İyi de oldu. Birde hanımefendiyi
kapı önünde beklemem var. O ara
müşteri gelir o da bekler. Bakarasınız müdür gelir müşteriyi
beklettiğim için bana yol verir...ama anlamıyor. Kadına alışkanlık yaptı bizim klozet. Ki ben hiç sevmem başkasının oturduğu klozete oturmayı..

Neyse doğa kendinden çalınan ufacık taşını dahi zamanı geldiğinde alır...doğa bu...boru değil yani.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-02 07:28:29
İsim : önemli mi
Başlık : sabah traşı
Yorum : eskiden Ankara semalarında helikopterler uçmazlardı. son yıllarda epeyce uçmaya başladılar. Ohal yokken de uçuyorlardı. genel olarak siyasi haberleri takip etmem. hele tek bir kişinin konuştuğu, diğerlerininse laf salatası yaptığı düşünülürse durum içler acısı...

galiba helikopterleri filmlerde izlemeyi sevdim. Kıyamet ve Kara Şahin düştü gibi...Kıyamet filmindeki okyanusa müzik eşliğinde gelişleri ve napalm bombalarıyla Kuzeylilere saldırışları, çekilen her karesi şahaneydi. Kara Şahin Düştü de de durum, haşat olmuş bir Somali'nin veya Mogadişu' nun mahallesine düşüş sahnesi de izlenmeye değerdi...

ne vakit seslerini duysam, Korku ve Güven sözcüklerine takılırım. Dünyanın en ücra köşesinde bile siyasiler bu denli korunmaya gereksinim duymazlar...Bizdeyse gariptir bir yanlışlık var ama ne?
yürüyüşten korkarlar pankarttan korkarlar insanlardan korkar ve şüphelenirler....

öte yandan neredeyse dünyanın en pahalı ülkelerinden biri de olduk.
gelir seviyesi zaten düşüktü ama bu kez ibrenin de altına indi. olay traji-komik hal almaya başladı...oy verende vermeyende son günlerde amaan yaaaa oldu. razıcılık olma durumu başladı...oysa diğer taraftaysa
şu var. Ankara boşaldı. Bir iki hafta sonra herkes simsiyah döner...
örneğin dün saydığım kadarıyla son model mercedeslere binen insanlarda çoğalmaya başladı...

keşmeşlik;

geçen biri şöyle dedi; abi ben tanığım. devlet çiftçiye para verir. çiftçi devlete der ki atıyorum bin hektar ekeceğim bu yıl...o bin hektarın parasını masrafını devlet karşılar. ama çiftçi bin hektar yerine yüz hektar eker. geriye kalan parayla vur patlasın çal oynasın yapar...değişik bir görüş...

keşmekeşlik;

çok göç aldık. Özellikle İranlı vatandaşlar Türkmenler Azeriler Suriyeliler vs...gelir dağılımı paylaşımı çoğalınca ve buna bağlı olarak
cebe inen para azalınca ahlaksızlıkta arttı..normal vatandaş bu ziyaretçi veya kalıcı insanlara düşmanca tavır takınmaya da başladı. neden?
burada batı düşüncesine mi hak verelim? Ekmeğime ortak istemem...

bir söz vardır. hiç sevmediğim halde...acıma acınacak hale düşersin...
milletin boğazından kıs göçmenlere dağıt gibi...

oysa iranlı insanlar felaket ölçüde rahatlar. açıklar saçıklar ve neşeliler.
hatunları seksi erkekleriyse fit görünüşlü...

...

sakallarım uzamış. saç tıraşım gelmiş. kokarca durumlarımı sevmiyorum. bari berber Durmuş hazır tatildeyken saçlarımı kalfasına kestireyim...yılda bir kez de olsa kalfasının koltuğuna oturmak yakışıklı
olmama bir sebep...yoksa Durmuş'un koltuğuna oturmaksa bir işkence...ne zaman otursam Keçi gibi kalkarım. kızmasın diye vallahi şahane olmuş derim...

tütün işkembe ve kale....

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-03 09:02:15
İsim : Önemli mi
Başlık : Tavukçuyu uyarma
Yorum : Bu sıcak çılgınca. Dünkü sessizliği arıyorum yandaki osmanlı ve iran hayranı piç tavukçunun gürültüsüne katlanmak ızdırap halini artık. Yazı yazdığım takoz sonunda cortladı. Moderne alışmaksa bana ters. Yetti bu gürültü ama.,
   
Tarih : 2018-08-03 15:46:13
İsim : Önemli mi
Başlık : Sancı
Yorum : Lanet olsun her şey ters gidiyor. Aldığım ayakkabı sıkınca terlik kullanmak zorunda kaldım. Bu gün deli ediyor dükkanların trafiğin gürültüsü. Kulaklarıma tıkaç takacağım böyle giderse. Sabah baş ağrısıyla uyandım. Böylece tüm yazacaklarım toz oldu. Belki huzursuzluğumun bundandır. Güneş bulutlarla birlikde çekilip gitse ne olur sanki.
   
Tarih : 2018-08-04 06:03:46
İsim : önemli mi
Başlık : Reyon kokulu notlar
Yorum : Yeni ofisin yeri bayağı sıkıntılı. Solumdaki dönercinin ve sağımdaki tuhafiyecinin - yüz verdin mi hemen çenesini açan kadın...bitmek bilmeyen çulu-çaputu ve nazı...bu nedenle çoğunlukla kaynar suyun ortasında kalmak, dışarı çıkmaktan daha iyi gibime geldi. Çıksam da doğruca caddeyi geçip karşı kaldırıma çıkıp oraya düşen gölgenin serinliğine sığınıyorum.

İlk zamanlar bizim dolapları evdeki dolabı sanıp yiyeceği malzemeleri koymaya başlaması sonrada klozeti kullanması, özellikle o çişini yaparken benim dışarıda beklemem olayı canımı sıkmaya başlayınca, anladım ki bu kadın yüzünden ya uyarı alma ya da işten kovulma durumum var.

iki gün önce bölge müdürü geldi - ve aslında dolaba konan ufak tefek malzemelere ses çıkarmaz sonra da satışlarla biraz ilgilendi ve fena değil iyi deyip elimi sıkıp çekip gitti. Ben de bu durumu fırsat bilip tuhafiyeci kadına...müdür sizin malzemeleri gördü ve bunların dolapta ne işi var efendim dedi dedim. Alırsanız iyi olur artık...Affedersiniz sizi zor durumda bıraktım ha dedi. Hemen aldı ve doğruca tavukçunun dolaba yiyeceklerini koydu. Aslında pis bir boğazı var. Sürekli tıkınıp duruyor. Yufka salatalık domates klasik peynir zeytinyağlı yemekler vs...
Klozet olayını da; size belli etmiyorum ama siz kapıyı örtünce ben de sizin çıkmanızı dışarıda bekleyince, dün bir müşteri tarafından pek de iyi olmayan tepkiler aldım. Olmaz ki kardeş, işimiz var gücümüz var. Bak arabayı nereye park ettim. Hatta siz o arada çıktınız ya işte o müşteriydi...Kusuruma bakmayın. Kendinize başka bir yer bulursanız iyi olur dedim. O kadar pişkin ki hiç şaşırmadı. Sadece haklısınız dedi...
Yani müşterilerden biri merkezi arasa ve dese ki; sizin eleman dışarıda
kapı örtük beni içeri almıyor. İçeride tuvalette bayan var deyip duruyor gibi...Ciddi anlamda elime pasaportu verirler ve verirlerken de bir sürü senaryo yazarlar...evet bu klozet nanesini de hasarsız atlattım...

...

dün akşam canım hiç çekmezken demli çay çekti. Epey direndim. Sonunda kahrolası nefsime yenilip arka tarafa yollandım. Demliğe bir sürü çayı boca ettim. Arka arkaya beş veya altı bardak devirdim.
....

Bir ara dışarıdaki boşlukta kendimi aradım. Sağa sola baktım ama bir türlü bulamadım. Koskocaman her şeyi tüketen ağızlar ve dişler var.
Market reyonları kokuyor insanlar...Aşk kokan umut kokan yok...

...

Sanırım ebabiller gittiler. Bir kaç gündür seslerini duymuyorum.

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-04 09:01:59
İsim : Önemli mi
Başlık : Demçaya
Yorum : Bu sabah daha sakinim gibi. Her yanım sağanak yemiş yabani otlar kokuyor. Terim kurudu. Dolabın kapaklarını açtım. Serinlik. Çayımın dem tutması ay ya da güneş tutulmasına benzemese bile o dem aşeren hatunlar gibi damağımda ısırganların ısırması tadını her zaman bırakır. Ama çok sürmez. Az sonra gürültü döner.
   
Tarih : 2018-08-04 17:50:33
İsim : önemli mi
Başlık : İklimler döner
Yorum : Bu yaz damağıma iyot musallat oldu. Diş bakımı çukulata muz nane karanfil ama hepsi vız geldi. Demli çay kafein şokella da çare olmadı. Belki uzun zamandır inzivadayım dişi bir damağın lezzetini alırsam geçer saçmalığınıda düşünmedim desem yalan olur. Bu notları zarzor yazarken dönercinin Farsça hayranlığı yine başladı Humeyniye yollamak lazım. O kaostan sonra türedi bu karanlık tipler. Cesareti kimden aldıkları belli. Neyse bir demli çay içmeliyim...
   
Tarih : 2018-08-04 18:23:38
İsim : önemli mi
Başlık : Yazı çocuk gibi temizdi
Yorum : Neden birkaç satıra bir sürü not yazıldı? Oncelikle saf yani temiz olduğu için. Devamında çok içten samimi ve inandırıcı olmasıydı. Yalan kokmaması da bunca nota değerdi.
   
Tarih : 2018-08-05 06:20:38
İsim : önemli mi...
Başlık : Kapa gözlerini
Yorum : mal dağıtım müdürü müdür her kimse sonunda kendisiyle papaz olacağım? Sürekli ağır giden ya da arada bir satılan ya da hiç satılmayan ürünü yollayıp duruyor. Sanırım tepede duranların bu dağıtım işinden haberleri yoktur gibime geliyor. Çünkü artık bana gerçektende hem gına geldi hem de keyfe-keder bir durum söz konusu...

Yine haftaya mesai var. Aydın ( Kuşum Aydın )yıllık izine çıkmış.) Bunu da Joker Necati'den öğrenmek nasip oldu. Bizim Joker çalışmasını seven biri. Saygımız sonsuz. Telefonda zevkle bana anlatırken, seni de ararlar demesi benim taraftan bakınca işkence. Aradılar elbette. Huyumu bildiklerinden olsa gerek telefona en zeki hanımı vermişler. Buyrun Tuğba hanım dedim. abi haftaya ( konuya öyle direk girdi ki) dükkan anahtarını kime teslim edebilirsin acaba? Ne var ne oldu? ( İşten atılma durumu söz konusu değil. Olsaydı bu şekilde olmazdı.) Hiç kimseye. O zaman sabah kendin Mevlut abiye verirsin. Mevlut mu? O kim? Yedek joker. Necati bey Aydın abinin yerinde olacak.( kısı kıs gülüyordur) Senin yerine gelecek abi. Sen izinlisin ya...Olmaz öyle şey. Yabancı birini istemem. Kendim çalışırım. Bu kez güldü tabiii. Düzenimi bozar o her kimse...O zaman sana mesai yazıyorum abi. Hayırlı
çalışmalar. Mahsus en zeki hanımı koz olarak bana kullanıyorlar alçaklar...

Tuhafiyeci kadın yüzsüz. Akşama doğru elinde vıcık vıcık olmuş bir dondurma şu kağıda sarılı olanlardan. Derin dondurucuya koyabilir miyim? Olmaz dedim. Ürünler mikrop kapar. Bozuldu ama belli etmiyor.
Ama siz de yani amma da korumacıymışınız! Giderken de vallahi ayıp yaptığınız komşu demez mi? Ulan sanki derin dondurucu babasının malı...Eski yerimi köpekler gibi arıyorum. Daha doğrusu aratıyorlar...

Tavukçu tam bir bela...Bu tipler şu Kaostan sonra ortaya çıktılar. Bu tipler buralarda görmek mümkün değildir işin gerçeği...İki iranlıyı oturttu masaya. Demez mi ben Farsça öğrenmek istiyorum diye?
Bakalım bu işin sonu nereye varacak? Merakla bekliyorum...

Zamlardan herkes memnun. Bu lafı söyleyen genç bir memur. Başbakanlığa bağlı özelleştirme bilmem nesinde çalışıyormuş. Sadece iki örnek verdi. Adam sabah gelir çayını içer. Sonrada karşı taraftaki kafeye gider. Okeye oturur. Namaz vakitlerini kaçırmaz. Aylık 6.500 tl alır. Evraklara imza atmaktan yorulansa 8.500 tl. cebe indirir. Bu millete az abi bu zamlar...

Başımı çevirdim. Vitrinden gök yüzüne daldım. Bu gün yağmur yok. Bulut yok. Sadece mavi sadece sıcak var...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-05 11:54:00
İsim : önemli mi
Başlık : Hayatkokusu
Yorum : Artık belli sayıdadırlar yaşlı olan hamam meraklıları. Yan apartmanda oturan emekli öğretmen hanımda onlardan sadece biri. Annem alıştırdı dedi. Ben Karacabey'e gidecek sandım. Hayır dedi Marmara Hamamına giderim. Oturaktan kalkmasına yardım ettim. Yaklaşmakta olan Ulus dolmuşuna bindirdim. Doğrusu tellahı olmak hoşuma giderdi. Ne de olsa anlatacaklarıyla dünya kadar konu sahibi olurdum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-09-13 06:06:53
İsim : önemli mi
Başlık : ay zamanları
Yorum : alnını yarıyorum kızıl bir elmanın her şey yolunda gitmiyor tanrım
sulu gözler sele akıyor selse sana
burnundan soluyor gecenin çekirgesi yanmış otlar dile gelse ne
köpekler avlanıyor benim yerime
dizlerim karnımda bir sancı saplanıyor mideme

tüm suçlarımın üstünü örtüyorlar dostlarım dostlarım günahkarlar oysa,
kollarımı bulutlara ilikliyorum sarılan okşayan ve taşıyan kollarımı
gecenin ebabilleri düşüyorlar birer birer Amasra kayalıklarına
kalbimin dalga kıranlarına sığınıyorlar kanatsız balıklar
fenerin ışığı altında bir mezar taşı yosunlu iyotlu dilsiz ve yalnız
dualara mırıl mırıl kavuşamayan aşıklar...

kuşatıyorlar beni kuşatanlarla sanki tüm savaşlarım
ak sakallı dedeler güçlü ve dokunulmaz yardımcılarım
herkesin aynayısım ve herkesin eceleyim
sabahlar bana koşuyorlar
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-09-26 07:03:57
İsim : önemli mi
Başlık : yufka kokulu
Yorum : günaydın

Bu sabah yazacak bir konu için burnumdan fırsat bulursam burnu yaralı kargalar gibi ötüp duracağım. Gerçi kargalarda henüz tam olarak uyanmadılar. Hülya hanım uyanmış.Doğudaki bulutlara artık geç doğan güneşin hafif kızıllığı vurmuş. Yani yetenekli bir ressam olsam gererim beyaz çuvalı paletleri boyaları sehpayı doğudaki bulutların resmini yaparım ama yeteneğim yok...Gerçi Katerina'nın resmini yapmak için Baltalı Memet paşadan izin almıştım. O da paşa olduğu için biraz burnum gibi mırın kırın etmişti ama sonunda rica minnet Katerina' sının çırılçıplak resmini yapmama izin verince ben de çimento torbasına işlemek için bir ayımı seve seve vermiştim sandık odasında. Elbette o zaman piyasa da O. Pamuk S.Akın tiyatrocu denirse Y. Erdoğan sonradan delikanlı oldu şiir filan yazmaya başladı boyuna bosuna bakmadan: yoktular ama aralarından bir ressam çıkıp Memet paşadan izin almaya cesaret edemedi Katerina'nın resmini yapmak için...Böylelikle yapıtımı yaptıktan sonra baktım uzandığı yerde çarşaf pek hareketsiz duruyordu; kendi kendime ulan dedim burnu da hiç olmamış bunun resmi alıp doğruca banyoya gittim....Artık o resme banyoda ne yaptığımı anlatmasam ezanda okunuyor günah denen kavram var; banyo sobasında yaktım...Nasıl olsa bu güne bu gün ressamdım artık istediğim zaman o resmi yapar istediğim zaman işimi bitirdikten sonra yakardım...Tabi o resmin hakikisinde Katerina giyinikti. O resim için bana lazım olan gereçlerden biri erotik gazetelerdi. Erotik dergilerdi. O dergileri eve gizli gizli atıp, sandık odasında Katerina' yı çizerken bacakları tanınmış bir dansözündü göğüsleri tanınmış sonradan fransaya gitmiş bir hatunundu ama bedeni tamamen Fransız ketrin denavuydu....

Hülya hanım kilo alıyor...Kocadan ayrı yaşayan kadınlar zayıflamıyorlar demek ki. Bir ara balkona çıktı. Çöpe bir şey attı...Sonra balkon kapısını kapattı ve bir daha da görünmedi...

Bizi bahçe aleminden men eden tombiş uyuyor...balkonun kuvvetli ışığı penceresine vuruyor ama tombişte hiç ses seda yok...

burnum rezil. şimdide hınkırmam lazım...

hınk ve hınk....

Yazının ikinci bölümünde havanın ne kadar değiştiğini anlatmama gerek var mı? Benim gibi bir bozkır öküzü kelimeleri süsleyip püsleyip
bir hatuna seranat yapamaz herhalde. Penceresinin altında duracak filan ay lav yu sevgilim diyecek...beklenemez bir bozkır öküzünden...zaten o orospuda valla helal olsun öküzlüğümü anlamış olmalı ki beni bir orman ayısıyla aldattı...uyanık orospu kafayı çalıştırmış...( burası hayali )

evet kadın sonbahar kendini göstermeye başladı. hava bayağı serinledi üstelik dört bir yan bulutlarla kaplı...malı dolaplara yerleştirmem lazım.
üşeniyorum ama yarın Necati babaya düzenli dolaplar bırakmam lazım.
o kilolu haliyle adamı yormayalım elbette bu akşam saatlerinde telefonun sesi duyulmazsa mesele yok yarın yasal iznimi kullanırım. yok çalarsa babayı diyorum hoş görüne sığınarak...

bundan sonra böyle sayın bayan sayın kadın sayın....HOŞŞŞŞT dediğini duyar gibiyim ama hoş görüne sığınarak....

çenem düştüğüne göre iyileşme yolunda ilerleme var...dün bayağı iltihap çıkardım burnumdan ip ip sarı sarı yeşil yeşil...neden anlattım bunu? kiloluysan faydalan diye...fazla beslenme....dua etmen serbest...
ben efsunluyum...duaların bana sökmeeeeez...sökseydi o salak tarotçu abi ben senin falına bakamam demezdi....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-01 22:59:20
İsim : masal
Başlık : hiçbir şey
Yorum : başka bir şey olmuyor,her şey aynı.hep aynı.
   
Tarih : 2018-10-02 17:11:26
İsim : önemli mi
Başlık : ortada sıçan olmak
Yorum : insan kendi içine kaçmamalı. Serüvenimde keşfettiğim gerçeği farkettiğimde yazma eylemimden rahatsız olduğumdu. Yazmadığım zamanlarda daha huzurlu daha uyumluydum. Belki bu nedenle kısa notlarla durumumu kurtarmaya; sizi bilmem ama belki de daha sağlıklı kalmaya çalışıyorum.
   
Tarih : 2018-10-02 22:56:13
İsim : önemli mi...
Başlık : yaklaşımlar
Yorum : Mesela ne olmalı sence? Yukarıdaki satırlardan başka...Ben de zaman zaman istiyorum farklı şeyler yapmayı yaşamayı uç noktalarda uçmayı...mesela o çok seyretmekten hoşlandığım uçakların birine atlayıp pasaportumu cebime yerleştirip bu topraklardan uzaklaşmayı başka sulak kıtalara yerleşmeyi yağmurların altında yürümeyi sinüzitimle mutlu mutlu yaşamayı huzurlu bir kıyıda yazı yazmadan düşünmeden yürümeyi akşam olunca ateş yakmayı ortasına balık atmayı vs vs...herkes ister yaşamayı öyle ya da böyle de...bana kalırsa bireyci bir yaklaşımın var her konuda olduğu gibi...yukarıdaki konu da bunun ispatlamıyor mu sence...yani hep benim hep benim olsun gibi bir yaklaşım...çocukça...bana mı öyle geldi acaba...
   
Tarih : 2018-10-03 05:40:28
İsim : önemli mi...
Başlık : seninle yaşamak cehennemim olurdu...
Yorum : günaydın

kalkalı bir saat oldu. bu sabah yazacak bir şey bulamadım...zaten halimde yok...senin gibi boş boş bakıp durdum...koca bir boşluk. sen alışkın olabilirsin ama benim boşlukta durmaya tahammülüm yoktur...
her şeye ve sana rağmen neşemi kaybetmeyeceğimden emin olabilirsin...umutsuz vaka mısın sen nedir? uyumaya dönüyorum...

bak güzel bir şiir dizesi;

SENİNLE YAŞAMAK CEHENNEMİM OLURDU...
yanıt veriyorum; iyi ki yaşamıyorum ve düşünmüyorum da...hayatımı çok sıkardın sen...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-03 07:20:55
İsim : önemli mi....
Başlık : kadınlar konusunda cahil insan olmayı her zaman sevmişimdir
Yorum : bazı kadınlar yani zekiler ve çok zekiler vardır. bu kadınlara aşık olmanız ya da sempati duymanız elbette erkekler için söylüyorum kendimde dahilim bensiz olmaz çünkü aptallık ve saçmalık olur. bu yani şimdi davulun dengi dengine olması sanılmasın. bu tamamen başka bir şey. ya sizin aklınızla zorunuz vardır ya da kadına cici görünüp çaktırmadan zenginse tabi yolmanız usul usul aldatmanız idare etmeniz durumu söz konusudur...ya da gerçekten samimi de olabilirisiniz ama öyle bir an gelir ki kadın bir manevrayla sizin beyninizi hallaçların pamuğu dağıtması gibi dağıtır. kendi payıma zeki kadınları hissettiğimde tüm yaklaşımlarımı davranışlarımı değiştiririm hatta o sulansa bile ben sulanmamaya gerçekten bakarım. çünkü gerçekten zeki kadının ayküsüyle başa çıkamayacağımı kesinlikle anlarım...

öte yandan sizin zeka seviyenizle eşit kadınlarda alem olurlar. içlerinde rekabetçi ruhu olduğu için işlerini güçlerini bırakırlar sizinle yarış etmeye başlarlar. bunlar genellikle bir memuriyette bir şirkette çalışan tiplerdir ve tüm amaçları bir basamak atlamaktır. hoş basamak basamak derken anasını bile ezer geçer bir de bakmışsınız ki en tepe de yönetici sıfatında tüm haşmetiyle oturuyor. ki sonradan görmüşse ve sizden alacağını almışsa her yönden zamanı geldiğinde sizi de kibarca bir bahaneyle yavaş yavaş çöp sepetine yollar ve kendisiyle eşit salak bir erkekle evlenmeden de rahatlıkla yaşar...

aptal kadın var mıdır? bence kesinlikle yoktur. ama en çok korkulacakların başında gelirler. yani şu minnacık zehirli kurbağa gibi...
bir damlacık zehiri yüzlerce insan öldürdüğüne göre varın gerisini siz düşünün...

bu kadınlar yemin ediyorum her şeyi göze alırlar ve var ya sevmişlerse aşık olmuşlarsa ananızı bellerler. isterseniz başka bir gül koklayın...
yani o kadar cesaretiniz varsa...çükünüzü sabah uyandığınızda yastığınızın kenarında ya da ağzınızda bulabilirsiniz...

ne sandınız hep erkekler mi der...ulan bana yar olmuyorsan kimseye olmayacaksın, işte bu sözü, aptal görünen ama kesinlikle o aptal görüntüsünün altında uyuyan katilde söyler...şerefsiz bana yar olmayacaksan kimseye olma...beni aldatırsın haaaa...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-03 15:06:35
İsim : önemli mi
Başlık : Dikta
Yorum : Şirkette halifelik dönemi; doğrusu patlama noktasına geldim. Çünkü her sabah ileti yağmuru var. Yağmurda da dikta söylemleri.

Talimatlar ve Yaptırımlar.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-03 15:47:26
İsim : önemli mi
Başlık : Kalıntı
Yorum : İngiliz Hasta filmi aşk filmiydi.
İyi de Osmanlı Hasta filmi aşk filmi değildi.

Osmanlı ekomisi ganimet ekonomisine bağlıydı. Batı adım adım ilerledikçe ganimet dönemide el sallamaya başladı.
Osmanlı açığı kapatmanın yolun buldu. Sadece azınlıklar üretip ekonomiye can veriyorlardı.

Şimdide durum tersine dönmedi. Bu Osmanlı kalıntıları mutlu olsunlar diye 80 milyon soyulduğunu bile bile ses çıkarmıyor.

Ne zamana kadar? Belki kulak kalmadı. Ötekini anladınız.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-04 03:45:00
İsim : önemli mi
Başlık : deşilsem
Yorum : Dolmabahçe Sarayı da içinden ; hayalinde o sarayın içindeki kokuyu eşyaları hatıraları duvarlara yataklara perdelere sinen düşünceleri sözcükleri de yok etmenin kara şeritleri geçmiştir. İnsanoğlu bu. Hele Uzman olursa...sonra da o sarayı yine hayalinde yeniden dizayn etmiştir armalarla rengarenk kadifelerle altın yaldızlı koltuklarla çevresi simli püsküllerle bezenmiş yatak örtüleriyle kurnalarıyla taslarıyla sıcacık akan sularıyla ve her sabah kahvaltısını pusla kaplanmış deniz manzaralı kahvaltı salonunda yapmıştır yine hayaliyle...

Peki Topkapı Sarayı da geçmiş midir hayalinde? Mutlaka ve kesinlikle.
Peki bu iki hayalini de gerçekleştirebilir miydi? Mutlaka ve kesinlikle.
Zihniyete geçit verecek olan halk zaten tapıyor. Seve seve açardı yolları...

Az önce balkonda kıçım sırtım üşüye üşüye bunları düşündüm. Ben de garipsedim kendimi. Halbuki şöyle bir deşilsem tüm rezilliğim çıkacak.
Tüm romantik ve duygusal yanlarım...

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-04 04:01:20
İsim : önemli mi
Başlık : parantezler
Yorum : Beze yapıp yapıp içimize yuvarlıyoruz asıllarımızı. Konuşmadığımız asıllarımızı. Dile getirmekten korktuğumuz asıllarımızı. Bu bezelerden oluşmuş asıllarımızla yaşamak bile zorumuza gitmeye başladı.

Güneş ışınları dalların arasından süzülüp gözlerime ulaşıncaya kadar
göz yaşı dökmek usumun kıyısından bile geçmiyordu oysa...

Sonra ne olduysa oldu. Göl yüzeyindeki kıpırtıların parıldayışları ağaçlardan kopup kopup göle döne döne inen küçüklü büyüklü bakır renkli yaprakların hüzünlerine pişmanlıklarına takılınca...

İster istemez oltamı topladım. Çantamı topladım. Çam ağacının dibine bıraktığım gazetemi katladım artık dönmem gerektiğini düşündüm.
Dönmeliydim.

Nereye kaçarsan kaç kuşatılmışsın...Sürekli toslama-çarpma durumundasın...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-04 07:06:18
İsim : önemli mi
Başlık : şeyler
Yorum : ( ilkinde karışıklık olmuş. bu düzeltilmiş hali artık)

Saatlerce helikopter dolanıyor. Çatılarımızda odalarımızda bebeklerimizin bakışlarında bizim paramızla oluk oluk akaryakıt harcıyor alın terimiz kefen paramız mezar masrafımız helva-pide...derken tüm basın soru sormuyor. Kalleş basın. Bizim yanımızda olması gereken korkak basın. Dikta basını...Kalemlerinizi okuduğunuz sıraları ettiğiniz yeminleri kitaplarınızı kıçınıza s..sam yine de gülersiniz insanların kandırışlarını yazmazsınız alçak basın...gazeteci aydınlar mısınız yoksa koyun sürüsü müsünüz? Pis adiler...Dikta yalakaları...korkarlar...Bilmiyorum ne olacak bunların hali?

Bundan önceki seçimlerde milletvekili adayı caddeyi turluyor. Olsa ne olmasa ne? Vatandaştan korkarlar. Halktan korkarlar. Öldürülmekten korkarlar...

Bu adayı belki de hayatımda bir kez göreceğim bir daha görsem de tanımayacağım...Zaten bunların hangisini tanıyoruz ki? Tanısak şöyle olurdu; adam sıfatına girerdi...

Bu aday dükkanları dolaşıyor. Çözümü düşünmüyor demokrasinin gerçeğini yaşamıyor cumhuriyetin değerinden bi haber grand tuvaletli...
Maksat şirin görünmek. Sandıkta kazanmak. Sonra herkes yoluna...
Benim bulunduğum ofise de koruma ordularıyla dalacaktı neredeyse...
Hemen kapıya çıktım. Şirket siyaset konuşmamızı hoş karşılamaz.
Kendini tanıttı. Avukat mı doktor mu Moda ya? Bir şeyler geveleyip durdu...zaten geveledikleri beni ilgilendirmiyordu... soru sorma gereğini hissettim sordum da; sayın aday henüz yolun başındasınız ama bu korkunuz niye? Ne korkusu dedi? Vatandaş dedim. Olur mu canım dedi? Olmaz mı dedim? O ara korumaları siyah arabalarda bulunanların gözleri ofis tarafına döndü...bakın dedim arkanızda onlarca kişi var...henüz adaysınız. bence bu geziyi bir kaç arkadaşınızla da yapardınız... Yanılıyor muyum? Konuyu dağıtmanın en kolay yolunu seçti...Dostum siz mutlaka muhalifsiniz bizim partiye...
Öyle diyorsanız öyle olsun dedim...Bir resim çektirelim dostumuzla arkadaşlar...Yok dedim...Şirket yasakladı...Ben şirkete de muhalifim...
Yine de bir düşünün dedi yüzsüz yüzsüz bizim partimizi...gittiler...

Güneşli günleri görmek basit aslında. Her gün görüyoruz güneşli günleri ama tat almıyoruz. Ne zaman alacağımızı da doğrusu bilmiyorum? Vatandaş anca şikayet anca şikayet varsa yoksa şikayet...
Ey halkım diyen şair burada haklı şimdi... Ey halk ey vatandaş uyanın artık uykunuzdan. Uyanın ki şu güneşli günleri doya doya içimize sindirelim. Bir kafede bakanla milletvekiliyle başbakanla cumhurbaşkanıyla oturalım kahvemizi içelim aramızda korku olmadan günlük rutin şeylerden bahsedelim dimi....eyyyy halkııımmmm ey vataannnnnndaşşşşş!
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-04 07:29:09
İsim : önemli mi
Başlık : haram
Yorum : Haram.

Domatesin tadı kalmadı.
Mercimeğin
Kuru fasulyenin
Nohutun
Makarnanın
Ekmeğin tuzuyla oynadılar (Ab ve Dünya Gıda Sağlık Örgütüne şirin görünmek için)
Kuru soğan kayış gibi oldu..
Yeşil soğanı çekiştire çekiştire anca yersiniz
Barbunyanın
Sütün
Yoğurdun
Peynirin
Sucuğun
Zeytinin
Paranın bile...

Neyin tadı kaldı ki?
Hım bir düşünelim bakalım...
Aşkın
Evliliğin
Çocukların
Hayvanların
Ağaçların
Meyvelerin
Senin
Benim
Diğerlerinin

Eskiden yani rahmetli Bahriye teyzenin çiçeklerle bezenmiş balkonunda oturması ve kemanıyla sabaha kuşlara evlere seslenmesi
kıpkırmızı karpuzun balığın bol olduğu zamanların tadını özlüyoruz elbette.

Bu öyle bir tat ki ne bala ne şekere gereksinim duymazdı...

Bari korumamız gerekenleri koruyalım. Kitaplarımızı kendimizi aşkımızı
hüznümüzü hatta göz yaşlarımızı...insanlığımızı hatalarımızı...

Haram gübreye girdi bir kere...temizlenmesi yüzyıllar alır...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-05 04:49:17
İsim : önemli mi
Başlık : Nemim
Yorum : Günaydın,

" Bu gün başka bir şey olsun istiyorum ".

Olmuyor. Yani istekler dilekler arzular umutlar her zaman " başka şey/lere " çıkmıyor...

Bu sabah her ne kadar duygusal bir şeyler karalamaya karar vermiş olsam da yine de duygusallıkla ilgili bir konu/lar var. Yani yürek başka şeyler düşünürken tuşlara giden tuşların üzerlerinde koşan parmaklar yüreğe uymuyor...

Biraz ilerimizde mesleği Akücülük olan bir esnafın oğlunun ölüm haberini oradan geçerken duydum. Canımız balık çekmişti ama haberi duyduktan sonra balık keyfimde kalmadı. İlerleyen saatlerde çocuğun yaşının 18 olduğunu öğreniyorum. Artık gittikçe zayıflamaya başlayan cami hocamızın selasının zoraki üzgün ve ağlamaklı olduğu kulağıma geliyor.

İki arkadaş arabada tartışmışlar. Belli ki olay başka bir yerde olmuş. Ne alıp veremedikleri var? İlk aklıma takılan kız meselesi...belki de başka bir şey...Akücünün oğlu hazırlıklı gelmiş. Pompalı tüfek kullandığına göre. Tüfekle arkadaşını vurmuş. Sonra da kendini vurmuş. İkisi de ölmüş. Allah genç ölümleri hiç bir aileye nasip etmesin. Genç ölümler kadar acı acı olduğu kadar kalıcı hasarlar bırakan keder yoktur...Bay T de aynı şeyleri yaşamıştı. Üstelik oğlu da aynı yaştaydı. Trafik kazası...
Sanırım öldüğünde ya da ölüm zamanı yaklaştığında aklında hep oğlu vardı. Oğluna kavuşan baba sevinci...

İzinli günüm ciddi anlamda bitti. Ne balık ne salata ne de o çok sevdiğim sade ve yoğurtlu makarna keyifle mideme inmedi ve hep yarı yolda tıkandı kaldı...

Bu kederden biraz uzaklaşayım dedim. Dışarı çıktım. Sinan' ın ofisine gittim. Gelen sevkiyata yardım ettim. Israrla otur çay kahve ikramlarını kibarca itekledim fazla duramadım doğruca evin yolunu tuttum.

Kahvem çayım derken belgesele takılayım dedim bu kez de o güzelim kaplanların yaşamlarına ölüşlerine tanık olunca belgeseli de kapattım. Pencereyi açtım. Sigara tüttürdüm. Artık iyice yaklaşmış olan sonbaharın görüntüsünü kanı suyu çekilen yaprakların hışırtısını dinlerken seyrederken telefonum çaldı...Yabancı bir numara ama bu günlerde açmam lazım. İki sefer çaldı sonrada zırt diye kapandı. O numaraya döndüm. Karşımda bir bayanın sesi. Üstelik beni de tanıyor.
Ses bana da yabancı değil ama tereddüt ettiğimi anlamış olmalı, abi ben Medine dedi...Medine hanım buyrun dedim...Abi haftaya çalışıyoruz. Necati bey ( haberim vardı ) izne çıkıyor. Bir şey demedim.
Yönetim idare değişti. Bu günlerde itiraz etmek zorluk çıkarmak işim var ben çalışamam demek hep yanlış anlaşıldığına göre; tamam dedim. Teşekkür etti. Teşekkür ettim.

Evet gönül ister ama...aması hep başka konulara yansıyor...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-10-05 05:17:33
İsim : önemli mi
Başlık : dencır
Yorum : Hülya hanımın babası Kars' tan geleli on günü geçti. Bahçe de oturuyor. Yukarı çıkmadı. Emin abi de yok. Oğlanın cenazesine gitti. Ne zaman gelir belli değil. Canım sıkılıyor. Pencereyi açlarla kapalarla dolaşmalarla vakit geçirmeye çalışıyorum. Fatma teyze yine öksürmeye başladı. Yaşlı adam yaşlı kadına bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Sarmaşığın dibinde yan yana oturuyorlar. Evlense ya bunlar gibi bir düşünce akıp geçti o ara..

Zaman akıyor. Aşağıda bahçe de Hülya hanım konuşuyor. Anahtar filan kapı filan sözcükleri havada uçuşuyor. Derken babası camiye giderken anahtarı evde kanepede unutmuş kızamıyor ama hep yanaklarını şişirip şiririp indiriyor. Yorgun bıkkın. Çocukları okulda. Ve herkesin anahtarı evde. Yani söz birliği etmişler gibi herkesin anahtarı evde. Ben önce Emin abiye yedek bırakmışlar gibi düşünüyorum. Bırakmamışlar. Bunu da bir saat sonra meseleyi aşağıya indiğimde öğreniyorum. Hülya hanıma bir anahtarcı getirseydiniz diyorum. Biri varmış 179 tl istemiş. Ne dedim! Hülya ağlamaklı. Ağlayan kadın benim açımdan hep tehlikelidir ve bu durumdaki kadından çok kolay faydalanılır. Durun diyorum ben bir anahtarcı alayım geleyim. Abi sana da zahmet verdik diyor yine üzgün ve ağlamaklı. Kendimi yola kaldırıma zor atıyorum ve doğruca durağa yollanıyorum. Bir anahtarcı getiriyorum. Yukarı çıkıyoruz. Anahtarcı kapıyı açarken Hülya kıyıma yaklaşıyor. Abi borcumuz ne diyor. Önemli değil diyorum. Üsteliyor. 30 tl diyorum. Parayı çantasından çıkarıyor. Ya diyorum zordaysan ben vereyim. Yok abi diyor babamdan aldım. Burada yalan kokusu alıyorum. Hülya bu. İsmi gibi olsa neyse ne de Hülya bu...Yine de diyorum kendini sıkma. Komşuyuz şurda...Abi sağol diyor...Üstelemiyorum. Üstelesem yanlış anlar ama hep dibimde. Omuzu neredeyse omuzuma değecek. Hülya bu. Merdiveni alt balkona koyup kendi balkonuna çıkacak kadar gözü kara. Millet aşağıdan bağırır. Kız düşüp ölmeye mi niyetlendin diye...Hülya bu. Sinir sitres terleme ne ararsanız var...Kapısı açılıyor. Ben izin istiyorum. Hülya arkamdan dua ediyor....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.