Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Doğru nedir?
Sen Hocasın İstediği ...
Güzel Günler
İstanbul, 5 Haziran ...
Ayak Bileği Burkulun ...
istanbul çiçeği
arayış
düello paris
devamı olursa yarın...
Nazına
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
kız istemeye gittiğinizde yapmamanız gerekenler, oğlumuz ne ile meşgul, karikatür, mizah, çocuk ve eğitim, edebiyatçının nimeti, günaydın, hayat işte, günlük, tümü

Şu an sitede 4 kişi on-line
Bugün 467 ziyaretçi 
Toplam 13,002,972 ziyaretçi 
 
 
   
  Doğru nedir?
  05.07.2018 - Günlüğüm
   
 

 Doğru nedir?

Tdk'ya göre

 

Doğru bir sıfat...

Eskiden doğrunun ne olduğunu ben de bilirdim?

Artık doğrunun ne olduğunu bilmiyorum.

Belkide doğru kendi kendisini yedi.

Bugün işten çıktım.
Biraz nefef alsam iyi olurdu.
Doğru nedir? diye sordum kendime?
Aldığım cevaplar nefes alam yetmedi.
Bazen tıkanıyoruz sanırım.

   
   751 kez okunmuştur. Yorumlar (28) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 28 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-08-06 00:53:18
İsim : önemli mi...
Başlık : Ne için Yaşarız
Yorum : Tdk dahil ve diğerlerinin tanımları için mesele yok. Ama diğer yüzden bakarsam " doğru " değişkende olabilir. Peki kuralların dışında oluşan doğruya ne demeliyiz? Hadi bir de insan'a farkında olmadan etiket de takarız. İki kişi konuşurken; ha o mu adam gibi adamdır acayip doğrudur. Öte yandan sınavlarda üç yanlış bir doğruyu öldürür. İyi de üç doğru bir yanlışı öldürse fena mı olur? Böylelikle piyasa da yanlışlar azalır...En nefret ettiğim bir soru; kendime ne kadar doğruyum? Burada ne kadar olayı önemli. Ölçü vurgusu var. Belki kendime doğru muyum? Söylenmesi gereken bu. Alın bir cümle daha; doğrularımla ( bildiklerimle ) yaşarım. Bildiklerin yanıltıyorsa seni o zaman doğrularının değeri mi kalır? Bir de bildiklerinden şaşma ( bildiklerini güncellemediysen- bildiklerine dünyada değişen şeyler eklendiyse ) dostdoğru yürü. Bu da bana sağına soluna bakma yürü işteyi anımsatır.

Fazla uzatmadan işin doğrusu doğru olmak doğru durmak istemem. Bu korkak olduğumu gösterebilir. Olabilir. Ama doğrunun cesaretle eş değer olduğunu da unutmadan. Çünkü cesaret bir yer de gerçeğe ulaştırır. Nedir o gerçek? Yanlış gerçeği...

Kendimiz söylüyoruz oysa ucuz olup olmadığını bilmeden. Doğru yaramaz. Çünkü doğrunun olduğu yerde yanlış her zaman pusudadır...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-06 09:03:30
İsim : Önemli mi
Başlık : Bakış
Yorum : Allah'ın düzeninde dikkat edilirse asimetri vardır. Bilgili inananlar tek doğrunun Allah'ın kitapları olduğunu ve inananların bu doğrularla yaşaması gerektiğini söylerler. Çağımıza bakınca bu samimi düşüncenin işe yaramadığı ortadadır.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-06 10:39:19
İsim : önemli mi
Başlık : Üçlü
Yorum : Doğru; düzen içinde herkes doğru olursa! O zaman gerçeğin değeri kalır mı? Peki senin soluğunu kesen neydi? Doğru mu-Gerçek mi-Yoksa yüreğine işleyen Korku mu? Tam bir şeytan üçgeni. Aslında konu; Üç Silahşörler. Doğru-Gerçek-Korku...
   
Tarih : 2018-08-06 10:59:30
İsim : önemli mi
Başlık : Asıl unuttuğumuz
Yorum : Ve kralından bir sözcük hem de şiirsel! YÜZLEŞME...
   
Tarih : 2018-08-06 13:08:07
İsim : önemli mi
Başlık : Kim kimdir
Yorum : Burada tekilden çoğula mı yol alalım? Özelden genele mi koşalım? Bireylerden başlayarak toplum algısı yargısı herneyse araştırması çalışması yapıp doğru eşittir gerçeğe yüzleşerek mi ulaşalım? Oysa bir şeylerle yüzleşmek demek prangalardan kurtulmaya başlamak demektir.
   
Tarih : 2018-08-06 13:47:25
İsim : önemli mi
Başlık : Yolundaki
Yorum : Sen ve ben dahil milyarlarca insan henüz yüzleşme sıkıntısını atlatamadı. Uzun yıllar içinde atlatacak gibi görünmüyoruz. Olurda mucize gerçekleşirse huzura ereriz. Doğruyu gerçeği yerli yersiz korkularımızı o zaman daha rahat çözeriz.
   
Tarih : 2018-08-07 05:25:43
İsim : önemli mi...
Başlık : Ucundan
Yorum : Aslında o gün tam da zamanıydı saat beşe doğru geliyordu. Şekersiz kahvelerimizi yudumluyor birbirimizin yüzüne bakmadan işlerden filan konuşuyorduk. Aspestin üstündeki henüz bitmemiş yüzük bana bakıyordu. Sanki orada bıraktığıma üzülür gibiydi. Bitir beni der gibiydi.
Güzel bir hatuna asıl sahibine kavuşmayı bekliyordu. Sabırsızdı...

Kalkıp onca yol tepmişti. Bilmiyorum ne için teptiğini. Belki de işi vardı Ankara' da. Ben dahil yedi kişi olmalıydık gündüz ışığı ile aydınlanan masa da. Kapısı zincirlenmiş olmalıydı odanın. Ondört kol uzanmış olmalıydı masaya. Masa da her iki yüzü de AS olan kâğıtlar olmalıydı. Açık oynamalıydık Yüzleşmeyi. Yalansız. Kaçak dövüşmemeliydik. Para ve arzu yerine kelimeleri sürmeliydik masanın orta yerine...Hepimiz mi katildik yoksa hepimiz mi masumduk? Yüzleşmeden bir başımıza kendi özümüzde bu konuyu çözemezdik. Bu yüzden yedi kişi olmalıydık. Belki yüzlerce saat harcamalıydık. Doğruya-gerçeğe yüzleşmeden nasıl ulaşabilirdik...

Mehmet bey artık iyicene seyrekleşmiş saçlarıyla yaşlanmıştı. Bay T ise
hep profesyoneldi ve hep başka yerlerdeydi. Belki de en iyisini yapıyordu başka yerlerde olmakla Arap Tavanın tadını çıkarıyordu Humusunda...

Trabzon'dan gelmişti. Beni kardeşini görmeye. Yüzük bana bakıyordu. Sanki terk etmişim gibi bir telaş bir telaş...Dikkatini çekmiş olmalı ki;
sipariş mi demişti? Eskiden yaptığım siparişlere ortak olurdu. Beşyüz beşyüz gibi. Şimdi de kafasından geçenleri okuyorum ama gereksiz geliyor artık bana...

Birdenbire kalktı. Bana müsade dedi. Yemeğe kalsaydın dedim. Yok dedi. Yengenle çıkacağız. Bir akrabası mı ne gelmiş. Hazırlanmıştır....
İyi dedim. Çıkarken elimden tuttu. Ötekilerle görüşüyor musun? Kimlerle mesela? Ötekiler mi dedim? Kardeşlerimizle diyecektim anla işte...
Eh arada bir işte...İhmal ettik birbirimizi birader hem de çok...Dağıldık birader biz...dağıldık...yapma dedim şimdi...Koskoca adam neredeyse hüngür hüngür ağlayacak...Büyük olarak çok yalnız bıraktık sizleri...
Ayakkabılarının ucuna bakıp duruyordu...

Tezgâhıma oturdum. Soğumuş yüzüğü parmaklarımın arasında dolaştırdım. Öylece aynı yerine bıraktım. Işıkları söndürdüm. Dışarı bulvara çıktım. Hafif kar serpiştirip duruyordu. İnsanlar benden ben onlardan habersizdim. Yürüdüm...Hangi yöne yürüdüğümün hiç bir önemi yoktu. Sonuçta Ankara Çaydanlıktı yani...

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-08 07:30:45
İsim : Önemli mi....
Başlık : Kıyısından
Yorum : bazı pis alışkanlarımı kendim bazılarını da tanıdık veya tanımadık birileri her zaman törpülemişlerdir. Daha da; doğru-gerçek-yüzleşme konusunda törpüleyeceğim, törpüleneceğimde.

Onlardan davacıyım. Onlarda benden davacılar...Bu inat uzun yıllar da süreceğe benzer. Çok seyrek buluşup-görüşüp bir iki hadi üç kelimelik
konuşmalar geçerdi aramızda. Ne yapıyorsun bu günlerde. Hiç. Çalışıyorum. İyi bari...Cukka sağlam yani...ha ha ha...cukka sağlam diyene de bakın....ha ha haa adam sosyetenin baş tacı olmuş. Bay T....gözün mü var...şimdi senin ki küçüktür...terbiyeni takın hıyar hiç değişmeyeceksin sen...tüm bu kinayeli konuşmaların altında yatanları konuşmuyoruz ama... Bak geberip gittin bay T....çok sürmez ben de yarın bir gün bay bay derim...

Bilmem ne olmaz...Yıldız hanımın seksi kızı o...Bekar sanmıştım. Evliymiş meğerse...Neredeyse götürecektim yani kendi anlamış olmalı ki kötü niyetimi çıtlatıverdi baklayı ıslatıverdi...Benim adam deyiverdi...

Yengen gelmiş dedi. Bay Mehmet' in kıçı boklu sonradan görme hanımı olurda...E dedim Oya bana ne...Söyledim canım...Söyleme Oya...Kadıncağızı tanımam etmem...Peki peki kızma şekerim....

Yıldız hanımın kızı Oya. Tıp okumuş. Sonra da terk etmiş. Şu arabada oturan benim adam dediği oysa, o adam demek ki...kel...Armutun iyisini ben zaten yemem de ( yan cebime koy ) kel adam yer...Bu Oya gibi tipleri hep Kaş'larda Side'lerde görürüm de Bodrum' da böyle tiplere rastlamazsınız örneğin...Sanki 70 yılların seks filmlerinden kalma gibidirler..Melek Görgün gibi...

Masadayız...Keyfim yok. Hava kararmak üzere...Affettin mi beni? Kafam dönüp duruyor. Doktorun dediği tansiyon her halde o akşam 32-36 olmuştur. Belimde silah...yanına gelim mi? Yok orda kal. Oturduğun yer de...

Evli değilsin. Namus meselen de değil mi? Ne biliiimmm onca yık çıkmışlığımız var ama...Onca yıl yumuşak bir yere giirmedin mi? Ne biliim anımsamıyorum...Komutanada böyle yanıt vermiştim...Rutbelerini sorduğunda ormanın kıyısında tabura evrak götürürken...O kadar çok işaret var adamda...Dikildi karşıma ben kimim rutbem ne? Anımsamıyorum demiştim. Köşeye sıkışınca söylenen bir kelime işte...
Yağmur oluk gibi akıyordu gök yüzünden...Meğerse adamın ismini her gün evrakların altına yazıyormuşum...Kıdemli Albay bilmem kim...

Üşüdüm ben. Yanına gelim mi? Gelme. Orada otur...Benimde belim üşüyor...Bak ben sokuluyor muyum sana? Sokulsana...Sokulamam...
Belim meşgül...Ne o kabartı...Hangi kabartı... Ha o mu? Bir kitap işte...
Tutunamayanlar...

Yarın akşam alacak mısın beni? Alacağım. Vaktinde gel...Gelirim. Kıza ayıp olmasın. Gençlik parkında nikahı var yakın kız arkadaşının...Herkesin hayali...Gelin olmuş gidiyorsun gibi...

Belimdeki silahı biraz daha geriye kaydırdım...Hadi kalkalım...

O akşam neyin doğru neyin yalan neyin gerçek olduğunu çözemedim. Yoksa gördüğüm hayal miydi ulaaannnnn?
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-08 10:11:32
İsim : önemli mi
Başlık : Işık
Yorum : Bu sabah bu yıl kurtlanmayan eriğin gölgesine sığınmış Emin ile çay içiyoruz. Emin konuşurken uzun yoldan gelmiş limana demir atmış gözlerini yummuş tüm gövdesini çalkalanan suların ninnisine bırakmış yük gemisi gibi hissederim kendimi. Çünkü Emin Şekspiri anlatıyor.ERMİŞ bu diyor. Doğru mu?
   
Tarih : 2018-08-08 10:53:48
İsim : önemli mi
Başlık : Yol
Yorum : Her sabah okuduğu kitapları benimle paylaşan o inci yazılarıyla tutmuş olduğu notları bana gösteren bir Derviş. Ama kenarda kalanların mutsuzluğu kompleksi yok onda. Doğrusu onunla geçirdiğim her saniye hayatı ve ölümü sevdirdi bana. Özellikle umutların kapısı aralandığında...
   
Tarih : 2018-08-08 15:29:09
İsim : önemli mi
Başlık : Alkış
Yorum : Doğru yerde doğru zamanda ve doğru insanlarla bulunmak meselem olmasa da aradabir arzu etmişliğim olmuştur. Ben o gün kesinlikle yanlış yerdeydim. Nikah salonunda o kadar sokulmuştu ki koltukların kolluk kısımları gıcırdamaya başlamıştı. Hıçkırıyor bir yandanda yeminle o gün elimden zorla tuttu diyordu. Bana bunu yapma artık...öldür beni ama konuş benimle. Telofonlarını kapatma, itekleme beni. Sus. İnsanlar bakmaya başladılar. Hayvansın anladın mı hayvansın. Evet hayvanım.
   
Tarih : 2018-08-08 17:49:02
İsim : önemli mi
Başlık : Oyun başlar
Yorum : Bütün gece yanımıza gelen tiplere ikinci yüzümüzle ızgara ızgara tebessüm ettik. Böyle memnunuz pozlarına yattık. Yalanları şakacıkları sen görürsünleri sevdik. Bir ara taze evlilere mutluluklar deyip hediyelerini kibarca sunduk ama saat bir gibi bende bir Hayriye özlemi başladı. Hayriye'nin o sade lokuma benzer inlemesi içimi kavurdu. Arabada hiç konuşmadık. Birbirimize bakmadık. Vedalaşmadık. Binanın kapısından geçmesini bile beklemeden doğruca Hayriye'ye uzadım. Sevişmedim. Kalktı indi kalktı indi sonunda Hayriye anlat dinliyorum dedi. Kalktı kahve yapmaya gitti.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-08 19:55:34
İsim : önemli mi
Başlık : Hata
Yorum : Bir yüzüğün gövdesine çekicin topuz kısmıyla şekil veriyorum. Harun usta sesleniyor. Harun usta ve benzerleri seslenince dönmekte olan dünya bile bir an durur sonra usul usul yoluna devam eder. Malafayı çekici bıraktım hemen. Hemen kapısına vardım. Buyur ustam. Güzelce bir hanım vardı. Kahve içiyorlardı. Harun usta bir yüzük uzattı. Evladım iki numara küçült dedi. Hemen usta dedim. Arkamdan seslendi döndüm. O çekiç darbelerinide uyumlu at. Dalgın dalgın vurma. İçinizdekiler bulaşır işinize. Yüzük pırlantaydı. Hata mı? Asla.
   
Tarih : 2018-08-09 05:02:16
İsim : önemli mi
Başlık : Önceliklerim
Yorum : Ansızın alınan kararların arkasında bazı nedenler yatar. İnsan bunun hem farkındadır hem de değildir. Doğrusu bu kararlar takım elbiseye de benzemezler. Sonuçda alınır ama...

O an yani karar alana kadar geçen günler içinde bazı olaylar olur. Hiç beklemediğiniz bir geçmiş ya da geçmişlerinizi anımsatacak biri ya da birileri gelir. Canınız sıkılır. Moraliniz bozulur. Yaşadığınız şehir birdenbire batar. Yine de şehrinize sırtınızı dönüp elveda diyemezsiniz. Yürüdüğünüz yollar otlar ağaçlar takip ettiğiniz kuşlar uyandığınızda size günaydın diyen sevdikleriniz öyle kolay kolay elvedayı hak etmezler ki çünkü sizin için ne bir tehditdirler ne de can sıkıcıdırlar. Onlara bir şey belli etmezsiniz. Çünkü sizi sevmekten başka tüm kederlerinizi de kabul ederler. Belli etmezler ama kabul ederler...

Anlaşılması zor insansınızdır. İlişkilerinizi belirli bir çevrede belirli bir sınırda tutma alışkanlığınız sanki kanınıza kök salmıştır. Bu kök sizi önemli de kılar önemsizde. Kim veya kimler ne düşünürse düşünsün
siz bu konuları aşmış birisinizdir artık.

O günlerde her şey üstüste geldi. Avustralya-Beyrut-Trablusşam-lübnan-sen...

Kurmuş olduğum savunma hatlarım siperlerim duvarlarım her ne olursa olsun sevdiklerimi koruma düşüncesi ağır bastı...Önceliklerimiz önemlidir çünkü. Siz ölün öncelikleriniz yaşasınlar...

Doğru bir karar mıydı? Kesinlikle...Nefes aldığıma göre ve önceliklerimle beraber olduğuma göre...

Bu son bölümlerde yazılacak bir şeye dönüştü...Neyse olan oldu...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-09 05:38:19
İsim : önemli mi...
Başlık : Detay
Yorum : Beyrut' un yerle bir edildiği günlerde iki tip ziyaretimize geldi. Geldikleri Mersedese bakılırsa toz-toprak içindeydi. Anlaşılan mola vermemişlerdi.
Bir gece kalıp sabaha toz olmuşlardı. Siz her şeyi merak etmeyin diyen
bir anneye sahiptik. Ve o sabahın köründe annemizinde esrarengiz olduğunu anlamakta gecikmemiştik...Hep az konuşurlar hep uzaklara bakarak bahçe de otururlardı. Teyzemle. Teyzem saçlarımızı okşardı. Üzüntülü üzüntülü mırıldanırdı.

İşimi eşyalarımı tezgâhımı kapattığım günün hemen sonrasında bizim bay T de bir arkadaşıyla gelmişti. Oysa kimseye haber vermemiştim. Ama yıllardır görüşmüyordum görüşmüyorduk...O günü mü buldu gelecek?

Sülale kalabalıktı ama dağınıktı. Hangi doğruda ilerleyecektik. Bocalayıp duruyorduk. Sonuçda bir doğrumuz olmadı. Kendi doğrularımızı öğrenene kadarda çok mücadele verdik. Kayıplarımız oldu elbette...

Örneğin bay T'nin kız kardeşi...hep bizden gizlediği bir şeyleri vardır ve kesinlikle açığa çıkarmaz. Son nefesini de verene kadar çıkarmayacağı bellidir. Yıllar önce ağzından mı kaçırdı bilinmez annemizde pek dürüst değildi. Asiliği çokmuş...dediğini anımsıyorum. Ama bir daha çenesi açılmadı...

Bense paronayak mı olmuştum! Yani sürekli birileri tarafından ya ziyaret ediliyorduk ya da takip. Bu zamanla bunlar hayatta olup olmadığımızı mı öğrenmeye geliyorar saplantısına dönüştü...Gerçi uzun zamandır bu saplantılarımdan kurtuldum ama...yine de her hangi bir değişikliğimiz olsa pat biri birileri karşımıza çıkıyorlardı...

Gerçek nedir sorusunun yanıtını doğru yolda olduğumuzu anladığımızda belki buluruz. Ama o doğru yola çaktırmadan koyulan o gözle görünmez ince detayları çözmek için matematik denklemcisi olmak gerek...Bak bir de Müdüre hanım vardı...Annemizin koruyucusu ve belki sağ kolu...Annemiz ne zaman telaşlansa pat Müdüre hanım kapıda olurdu gülümseyerek...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-10 06:41:03
İsim : önemli mi
Başlık : Ayı mıyım? Ayıyım hem de su katılmamışlarından...
Yorum : Eylül. Önümüzde yemyeşil, yatağa serilmiş-gerilmiş çarşaf gibi çimenlik bir alan var. Akşamın soğumakta olan güneş ışınları çimenlerin uçlarında parıldaşıp-oynamaktalar. Henüz senaryo aşamasında bile değilken damdan düşmüşlerin şaşkınlığı içinde dönüp yanımdakine bakıyorum. Bankın tahta ızgaraları kıçımı rahatsız ediyorlar ama bu filme balıklama dalmak düşüncesi içindeyim ve senaryosuz doğaçlama bir sahne de olduğumuzu var sayıyorum ve anında karar veriyorum. Bastım bir kere o düğmeye. Geri dönüşüm yok yeryüzüne. Asırlardır kalmaya sülalemi genişletmeye niyetledim. Şimdiki veletler bilmezler. Kader-Kısmet haydaaa bir kuruş çekilişi...Kaderinde varsa üzülmek ulan neye yarar düzülmek. Bir karıyla aynı yastığa bir ömür boyu baş mı konacak, karının dırdırı vırvırı, ağız kokusu mu çekilecek, kıçını kalçalarına dayayacak, canı çekmediği halde s...ni kaldıracak sabah sabah terli terli o iş yapılacak, hadi geçtim bunları kalçalarına cart diye osurup içindeki bütün istekleri anında öldürecek...sırf bu yüzden işte o osuruk kokusunu kalçalarından temizlemek için bile saatlerce banyoda kalınacak...yahu bir de bunun sosyal faaliyetleri var. Paraşüt dağcılık yürüme hatta çadırcılık oyunları sonra çevresi felaket kalabalık...üstelik herkese karşı sıcak sana da sıcak da şu erkekleri öpmese şapır şupur...
Yok canım resmi olduktan sonra öpmez cık cık sanmam olur mu yav...
- Bir şey mi dedin aşkım? İşte bu kelime seni hoplatmasına yetiyor. Aşkım! Ulan ne büyülü kelimedir bu be! Yılanı bile deliğinden çıkarır hatta Mamutlar ejderhalar soyu tükenmiş ne kadar canlı varsa hepsini ete kemiğe dönüştürür hatta kayaları deldirmiş ya Ferhat'a mıydı işte bu kelime hep Aşkııııımmmm....Yoksa hep o minicik delik mi? Her s.ke uyumlu hale gelen...
- Evlenelim! O sessizlik o güzellik o güneşin ışıltıları bir an da bitti. Kameranın düğmesine bastım ve çıkan o kelimeyi yutamadım. Kesinlikle yutamazdım ama...Allah' ım nasıl bir sessizlik...Aşkım kelimesinin ışıltısı vıcık vıcık olmaya başladı saniyeler arttıkça. Ben sandım ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra boynuma sarılacak dudaklarıma ebabil kuşu gibi konacak...Lan oğlum senaryosuz filme BODOSLAMA dalarsan nah sana film...
- Düşünmem lazım aşkım...

Akan trafiğin uğultusu yeniden başladı. Cadde de yürüyen insanların ayak sesleride derken - Abi akşam simidi! Verim mi? Beni bir gülme aldı.
Kafamdaki tüm düşler el sallayarak ve babayı yedin mi işareti yaparak
uzaklaşırlarken, birden bire eve gitme özlemi duydum. Gitmem gerektiğini hissettim. Birden bire kedimi kitaplarımı işimi özledim. Beni bekliyordur bahçe duvarına tünemiştir...
- İyi sen düşün...Eh hadi o zaman kalkalım. Seni eve bırakalım. Kedimin karnını doyurmam lazım...
- Oturuyorduk aşkım! ( si.tirme )
- İşim var...( yoktu ve bozulmuştum.)
Ayaklandım. Elini uzattı. Tuttum ve kaldırdım. Hadi Ayrancıya bir ikiiii bir ikiiiii....

Yanlıştı belki de... O an bana doğru gelmişti. Doğal...Kızcağız belki böyle bir teklifi romantik bir masa da bir pırlantayla bekliyordu. Düşünemedim.
Belki doğru olan buydu dimi....

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-10 10:01:39
İsim : önemli mi
Başlık : Öyle
Yorum : Birden yaşadığım hayata ilk kez sarılıyormuşum gibi sıkıca sarıldım. Sanki bombalanan bir kentten tek ben kurtulmuşum gibi. Bahçedaş komşularıma kedilere huzura masama koltuğuma sıcacıktım artık. Bazen doğrular yanlışa o yanlışlarsa sizi garip gelebilir belki ama Cennet'e ulaştırır.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-10 19:18:59
İsim : önemli mi
Başlık : Dönecen Joker
Yorum : Günün 14 saati çalışmakla geçerken; canım yani ayı da olsam bal yerine akşamın bu vaktinde bol domates soslu uzun kırılmamış ev yapımı makarna çekiyor. Bu arada insanlar zamlardan çok şikayetçi. Bense piyasadan ve haberlerden çok uzağım. Bayrama kadar mesaim var. Felaket tellalı hıyar Necati sabah haberi verirken pek mutluydu. Oh dedi 10 gün başka yerdeyim. Sendende karman çorman bıraktığın sayım notlarındanda çekmecendeki kitaplardanda kurtuluyorum. Ulan kırık Necati sen dönmeyecen mi?
   
Tarih : 2018-08-11 05:33:50
İsim : önemli mi
Başlık : Bunalım
Yorum : bizim Kurtuluştaki Sinan emekli sandığından emekli. Eski Mhplilerden.
Dün sabahın köründe aradı. Ofise yeni adım atmıştım. Kardaşım maaşlar yatmış mı? Şirket hiç sektirmez. Yatmış. İyi ben çekmeye gidiyorum. Tekrar ararım seni. Ya ben her zaman küsuratlı almıyorum ya, seni aradığımda bana yardımcı ol. Bankamatiğe gelince ararım. Tamam baba... Aradı. Hesaptan para çekmeye bas. Bastım. Ne yatırılmışsa gir. Küsuratını girme. Düz gir...Matiğe mi? Ya baba sabah sabah...gülüyor. Girdim. İyi tamam de...Dedim. Ana saymaya başladı bu...İyi güle güle harca. Ne harcaması kardaşım. Bizim küçük oğlanın ev kirasını vericem...Küçük oğlan babasının sırtında. Aylık neredeyse beşbin alır ama tatlı hayat yaşamak pek hoşuna gidiyor. İki çocuk sahiibi. Sinan torunlarının sevdalısı...Ya burada eksi 400 görünüyor. O ne ki baba? Kullanılabilir kredi limiti. Valla o limit sabit kalır ama...bir yanlışlık vardır. Maaşı tam aldın dimi? Aldım yav. Kredi limitinden para çeksen maaştan kesilir ama anlamadım ben...Neyse salı günü bakarım ben ona. Bazen kartını çocuklara veriyorsun parayı çekmeleri için ama onlarda kurcalamaz o kadar...bilmiyorum...Telefon kapandı...

Mhpli Sinan'ı arada bul. Dün beş altı kez dükkan ve cebi çaldırdım ama ne fayda? Bana mı bozuldu? Bebelerle kavga mı etti bilinmez?

Hatası çok. Bana da der şu benim kartı al da benim maaşıda çek diye...
Nemelazım. Sinan bu. Ne hesap bilir ne kitap. Şirket hesabıyla kendi cebindeki parayı sürekli bir tutar. Ama tek sıkıntısı bu mu? Hiç bile...
Hanımdan çekinir. Parayı saklayacak yer arar. Çünkü hanımında alışveriş hastalığı varmış...Emin'de çıtlatmıştı bir iki kez...Velev geçen karşılaştık acele acele eve doğru koşuyordu. Sen git ciğerim parayı evde unutmuşum. İnşallah farkına varmamıştır kim baba boşver yav...Hadi sen git...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-11 07:14:32
İsim : önemli mi
Başlık : zaman bol
Yorum : Mehmet telefonu uzattı. Ne var gibi baktığımdan olsa gerek uyuma birader senin ki. Bıyık altından güldü. Yok diyemedin mi? Onu evlenme teklifinden
önce düşünecektin. Dinlemedin. Sana olmaz dedik. Herkes söyledi. Adamı bile çileden çıkarttın. Tden bahsediyor. Herkesi hepimizi ezip geçtin...henüz ortada bir durum yok. Oysa varmış. Az sonra telefondan gelen sesle öğreneceğim. Kimseyi ezip geçtiğim yok benim. Tabii tabii...
Konuş onunla ve çöz bu işi...

Efendim...Aşkım müsait misin? Evet. O zaman sana bir haberim var. Yoksa evet mi diyecek? Abim seninle tanışmak istiyor. Neden? Babam olmadığına göre abim seninle tanışmak istiyor...Olur. Hafta sonu nasıl uygun mu? Pazar günü yola çıkacağım. Arkadaşlara söz verdim. Balık avına baraja gideceğiz. İyi o zaman cumartesi...Cumartesi özel işim var. Ertelemem... Bu da şimdi buna denmez...Cumartesi yedi iyi mi? İyi...ancak bir saat kalabilirim...Nerede olsun? Siz nerede olursanız oraya gelirim...

Cumartesi tüm değiştirdiğim hayatımla öldürdüğüm düş kırıklarımla bir bütün olarak o masada oturdum. Lavinya....Ah lavinya lavinya...İş kıyafetlerimle ve uzamış bir karış sakalımla karşılarında görücüye çıkmış gelin kızlar gibi çekingen mahçup gülümsedim. Nereliymişim?
Yalan söyledim. Kaç yaşındaymışım? Yalan söyledim. Şunu bunu tanıyormuymuşum...Eh biraz...İçkim varmıymış? Başka yere yerleşme durumum. Vah vah pek üzüldüm. Demek anneniz babanız öldü...Eee kiminle yaşıyorsunuz? Tek başımayım. Dönüp kızkardeşine bakıyor o arada. Ben de merak etme eve atmadım mı desem? Boş ver...Meslek olarak demek altıncısınız? Evet ama ben İtalyan Barok sanatına meraklıyım. Belki ileride kızkardeşinizi de alıp İtalyaya yerleşebiliriz...
Yok yok öyle bir şey söz konusu bile olamaz...Şaka yaptım...Şaka mı?
O ara gözüm duvardaki saate gitti. Abisinin gözünden kaçmadı...Akıllı adam vesselam. İşiniz var galiba... Yok önemli değil... Bir müşterime gidecektim. Parmak ölçüsü gerekli de....Ah evet. O halde biz de kalkalım.
Tanıştığımıza memnun oldum. Olmadın hıyar...Yalan söyleme...Ben de...
elini uzattı elimi uzattım. Sıktım... Biz biraz düşünelim... Elbette...

"Aşkım düşünmem lazım...." Düşün düşün...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-11 10:57:41
İsim : önemli mi
Başlık : önlem
Yorum : Bir kız evlilik teklifinden sonra düşünmem lazım diyorsa sizi sevmiyor ve size kesinlikle aşık değildir. Öte yandan her zaman yedeğinde biri vardır. Sıkıntı nedir o halde? Doğru ve gerçeğin peşine düşersiniz. Sıkıntı budur. Acabaların netleşmesi gereklidir.
   
Tarih : 2018-08-11 15:46:38
İsim : önemli mi
Başlık : Oyun dışı
Yorum : O söz eylülde orta malıymış gibi bana döndükten sonra onun için sadece bir tercihtim artık. As oyuncu elimden zorla tuttu dediği kişi miydi? Yoksa bu günkü konumuna erişmek için hangi erkek onu daha hızlı taşıyacak makamını kullanarak onun ince zekası sayesinde birlikde kendisinide yükseltecekti. Evet sen sadece yedeksin.
   
Tarih : 2018-08-11 23:03:26
İsim : önemli mi
Başlık : saklanbaç
Yorum : Ebabilleri gittiler sanıyordum. Bu akşam onların seslerini duydum. Çatılardan çok yükseklerdeydiler. Tüm yorgunluğum içimdeki uğultu
geçti...

...

Her akşam iş çıkışı onun çalıştığı yerin karşısındaki kafenin üst katında tünüyor ve onu gözlüyordum. Açıkçası takipteydim ve sinsiydim. Bu tercih olmam meselesi aşırı bir durumdaydı ve sanki suyu gittikçe dolan havuzlara dönüşüm yakındı. Ona duyduğum aşk daha o gün silinip gitmişti ve rahatlatmışdı da beni. Ama bir merak sardı. "Düşünmem lazım" sözlerinin peşine düşmek nereye giderse gitsin merakımı yenmem gerekiyordu. Bir aptal mıydım? Keriz miydim? Yeme de yanında yat biri miydim? Onca yıl! Kullanıldım mı? Bu soruları çözmem gerektiği ben de kaçınılmaz bir hal almıştı. İşin tuhafı kalbim acıyordu. Bana kalırsa acıyan kalbimin intikamını almam kalbimin acısını hafifletmem gerekiyordu.

Tünüyordum. Her hangi bir kuş değildim. Bir ebabildim ben. Yükseklerde uçan gerekirse yavrularını yiyen böcekle beslenen hızlı bir kuştum. Üstelik yağmurdum. Yağıyordum serinliyordum dans ediyordum gülüyordum...

Tünüyordum. Ne zamana kadar tünediğimi bilmeden. Bazen gözlerim kapanıyordu bazen gözlüklerimin camları buğulanıyordu ama onun yaşamında farklı birileri yoktu. Hep aynı kişiler hep aynı saatler. Hep aynı otobüs ve dolmuş durakları. Buluşup görüştüğümüzde hep aynı sokulmalar ve o sözcük aşkım...Tarayıp dururdu. Radar gibi. Antenlerini göremezdim ama üstümde bir koku değişik bir ten bazen belli etmeden boynumda ufak bir morarma var mı yok mu işareti. Sarıldığında kalırdı gözleri ensemde boynumda...sonra da derin bir nefes alır ee bu akşam ne yapıyoruz derdi...

Hâlâ tünüyordum. Teslim olmamalıyım. Gevşememeliyim. O söz çıkmıştı. O söze yenilmediğimi ispatlamak durumundaydım.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-12 06:15:44
İsim : önemli mi
Başlık : çerez...
Yorum : o gün onu as oyuncunun elini tutan ellerinden vurmalıydım sonra da hazır kafam kıyakken anason kokulu eller eller şarkısını bağıra bağıra söylemeliydim. güzel olurdu. çıkmışız sekizinci kata masa donatılmış belimde Tnin güzelim silahı; kahpeyi o gün orada vurmalıydım...eylül esip duruyordu. böyle anlarda parmaklarımdaki mafsalların yaraları kabuk dökmeye başladığında canım hep güneş düşmemiş denizlerin iyot kokusunu ve balıkların kimselerin bilmediği soluklarını özlerim.
bırak bu kahpeyi burada atla arabaya bas git.

belime sarılırdı ama bu kez boynuma atladı. kulağımın merkezine inan zorla elimdem tuttu. çekmeye çalıştım ama kurtamadım. beni bırakma bizi mahvetme yalvarırım...hataydı. misafir gelmişti. onunla çıkmamalıydım ya da abimi almalıydım yanıma ama bana öyle öldürecekmişsin gibi bakma. hoş öldürsende ne fark edecek. biliyorum işte gideceksin...kaç zamandır tutamıyorum seni. kaç zamandır uzaksın soğuksun bana. yapma. boynuma dolanan kollarını çözdüm. o manzara
bundan sonra aramızda olacak. delirdin mi sen? o yastığa baş koyduğumuzda o yatakta seviştiğimizde o manzara aramızda olacak...
deli etme insanı.

nereye gidiyorsun? bilmiyorum dedim biradere...denize belki...paraşüt kulesinin oradan geçerken ister istemez içime kuşku düştü. ister misin
çıksın kuleye atlasın aşağıya. yada Türk Kuşunun uçaklarından atladığında paraşütü açmasın... geride bir mektup mesela...Aşkına aşkım dediği adama aldatmadığını ispatlamak için ölümü seçen paraşüt öğrencisi... manşete atılsın...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-12 07:35:10
İsim : önemli mi
Başlık : sıfatını....senin...
Yorum : Merkezi aradım ve bizim mhpli Sinan'ı sordum. Hasta mı? Yok abi...Telefonu çalışıyor mu? Evt abi. Cep. O da abi.

Dün de aradım insanım karşımdaki de insan'a...Tık yok. Bankamatik meselesinde çocukları için şu bu da demedim. Her halde ona bozulmuş olabilir. Maaş kartını ara-sıra çocuklara verip maaşını çektiriyorsun ya belki sana verilen kredi limitini kullanmışlardır ya da bankanın bir hatası vardır dedim. İnsan'a bakın hayvana bile pisi pisi-kuçu çuku kuçu dersiniz ve o hayvanlar iyi davrandığınız müddetçe size koşa koşa gelirler...Kız sordu. Durumu anlattım. Abi Sinan Bey yaşının adamı değil dedi bacak kadar kız...Haydi burdan buyurun...İki kez mesaj attım. Hatamız mı var dedim? Varsa anlat biz de bilelim dedim. Yok adam mı insan mı? Ama yavşağın hayvan olmadığı da belli...Bari yaşının adamı ol...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-13 06:10:16
İsim : önemli mi
Başlık : Olaylar
Yorum : Dün iki olay yaşandı ve ikisi de akşam oldu.

İlki; Sıkıntıdan markete gittim ve çubuk krakerle kola aldım. Markettem çıktığımda dolmuşun biri durmuş ve çevresinde kalabalık birikmişti. Ne ara oldu anlayamadım. Herkesin, malum, parmaklarında analarının emziği cep telefonları. Karşı tarafa geçtim ve kalabalık arasından baktım. Başı kapalı bir hanımın etrafında kolonyalar sular şıp şıptı. Herkesin ağzından bir şeyler çıkıyordu ve sonunda polis trafik ambulans bu üç kelimeyi anladım. Fakat anladığım kadarıyla kadına dolmuş çarpmamıştı. Tam tersi kadın dolmuştan inmiş o ara ne olduysa ayağı burkulup düşmüştü. Yüzünü merak ettim aman bir de ne göreyim? Bu bizim komşu Hülya hanım. Olcay' dan ayrı yaşayan Hülya hem de çok dertli Hülya hanım. Gerçi kadını hayalimde canlandırdığım sıralar pis bazı şeyler de yapmışlığım olmuştu ama şimdi ne yapmalıydım bilemedim. Yine de kalabalığı yarıp geçmiş olsun Hülya hanım diyebildim. Yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordum. Ama zaten beni görecek halde değildi. Yalnız o kalabalık arasında uyanık bir hatun komşunuz mu diye sorunca evet dedim üstümüzde oturur. Hemen ufak ufak uzaklaşmaya başladım. Şimdi orada biraz daha kalsam belki kabak bana patlayacak ambulansla ben gideceğim kayıttı evraktı derken bir sürü soruya yanıt vereceğim ve en kötüsü Olcay koştura koştura gelecek imalı imalı bana bakacak ne işim varmış gibi burada ya da ayrı yaşadığı karısı kıymete binecek hayırdır usta filan diyecek. Nemelazım.
Ofisi kapatacağım. Şirket nerede olduğumu soracak bir sürü belayı başıma saracağım. Kendimi ofise attım ve iştahım kaçtı. Neyse ki ambulans geldi Hülya hanımı kontrol ettikten sonra sedyeye alıp aiaiai diyerek gitti...Mutfak penceresi ve kapısı kapalı. Işık hiç yanmadı. Anlaşılan Hülya hanım hastane de misafir. İnşallah bir şeyi yoktur...

ikincisi; Sinan'ı yakaldım eve yaklaştığımda. Öyle bir bağırdım ki sesim yankı yaptı. Bekleeeeeee geliyoruuuummmmm babaaaaaaaagibi...
Caddeye nefes nefese çıktım. Beni görende adamı silip süpüreceğimi sanmıştır. Gerçi bir ara düşünmüştüm...Neyse ileride bekliyor. Gitmemiş. Yaklaştım ve selam verdim. Allah'ın ünlü selamını aldı. Hayırdır baba dedim aramalarıma cevap vermiyorsun. Ne vereceğim? Sen benim aramalarıma döndün mü? Ne araması yav? Bankadan sonra üç kez aradım seni. Bankamatiğin önünde. Durumu anlatıp dönecektim. Arkamda insanlar birikti. İyi de dedim ben pastaneye uzanmıştım simit pohaça börek için...Telefon ofiste kaldı. Gelirgelmez baktım ne cevapsız arama vardı ekranda ne de başka bir şey...Gerçektende yoktu. Sıfatsız dedik bir de adama ama yine de sıfatsız. İnatlaşmayıp aramama dönse şu akşam vakti ne nefes nefese kalırdım ne de böyle bir konuşmayla canım sıkılırdı. Rahatladım. O evine ben evime...Takoz telefon bizimkisi.
Neyseki sonunda araya taraya cevapsız aramalar bölümünü buldum. Sıfatsız Sinan gerçektende üç sefer aramış...Tüh dedim kendime. Takoza küfür salladım.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-13 09:18:10
İsim : önemli mi
Başlık : Uyum zor
Yorum : Az önce müdürle konuştum ve yolun karşı tarafında çok temiz bir dükkanın olduğunu söyledim. Yarın uğrar bakarız dedi. Burada hiç rahat değilim özellikle komşular. Gittikçe onlar bana bende onlara batmaya başladım.
   
Tarih : 2018-08-13 11:40:54
İsim : önemli mi
Başlık : Baskı
Yorum : Dün pazardı. Anlatılmaz bir şekilde bunaldım. Yaklaşık 45 günde 2 kez izin yaptım. Özel sektör kibarlığının altında acımasız. Öyle bir kanun yoktu. Son yıllarda çıktı. İşinize gelirse kanunu. İçinde fazla çalıştırma yemek ve yol yok. Dün felaket küfürde vardı. Son zamlardan sonra kendi kendime insanlar somalide etopyada yaşasalardı acaba ne yaparlardı dedim.