Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Bugün başka bir şey ...
Sen Nasıl Durabiliyo ...
Çetrefil olmuş hayat ...
Gönül Koyan Gönül Ko ...
Kelimelerin Dili Ols ...
....
Gün Ağarırken
Zurnanın müziği
kapris çekemem
temiz demokrasi...
Gökyüzü Maviyken
Penceresiz Evler
Anne Kokusu
Bugün başka bir şey olsun ...
Siz de Kızınızı Bizim Oğl ...
iki ayaklı uygarlık, martı fotoğrafı, istanbul ve martı, martı, yaşam değerleri ve biz, bir insanı sarsmak, ilerde ne olacağım, solucanlar büyürken, kırmızı, tümü

Şu an sitede 16 kişi on-line
Bugün 565 ziyaretçi 
Toplam 13,481,328 ziyaretçi 
 
 
   
  Özüm
  22.06.2018 - Bakımsız
   
 

Özüm
Ben sana sözüm
Yüzünde gamze
Gözünde izim
Elim ayağım tutmuyor
Senin dilin nasıl varıyor da konuşuyorsun
İnsanın içi kırılır
Kelimeleri dolanır
Sararır yaprakları
Düşer birer birer dalından
Sen nasıl yaşıyorsun bilmiyorum
Gözüm
Gözümün üzerindeki yıldızım
Beni de götür gittiğin yere
Sen dökül
Ben döküldüklerini toplarım

   
   310 kez okunmuştur. Yorumlar (20) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 20 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-08-14 06:17:23
İsim : önemli mi
Başlık : Süpriz
Yorum : Öğretmen olacak inşallah usta dediği kız yeğeninden daha alımlı ve çalımlıydı teyzesi. Günlerden cumartesiydi ve benim en çok sevdiğimdi
cumartesi. Rahatlardım. Nedenini bilmez ama tüm haftanın yorgunluğunu atmam düşüncesi de olabilirdi. O gün öğle sonrası atölyeden içeri girmişlerdi. Sanırım Turgut Özal dönemiydi. İnşaatçı mühendis babası Turgut Özal'ın açtığı ihaleleri sürekli kaybediyordu. Bu öyle bir hale geldi ki adam daha fazla gururuna yediremeyip fazla sıkıntıdan ve üzüntüden ölmüştü. Haksız para-kazanç kazanımını sevmiyordu. O gün de ben bu adamın kızının işini yapıyordum. Kemer siparişi vermişti. Masraftan kaçınma usta demişti ve gitmişti. Sonradan bu adamın kızı bana çok para kazandırdı. Babasının icraalarda giden helal kazanımları bir anda ODTÜ inşaat mühendisi kızını hırslandırmıştı. İcraada elimizden gidenleri ömrüm yetene kadar toplamaya çalışacağım demişti. Ben ki demişti babamın şirketi önündeki kaldırımda okul harçlığımı çıkarmak için boya sandığımla insanların ayakkabılarını boyardım. O günlerde babamdan çok seyrek harçlık almışımdır.

Teyze oturdu yeğeni de yanına ilişti. Gerçekten kadın şuhtu ve kanında dolaşan orospuluğun hakkını her halde çok vermişti. Çantasındaki firuze taşı çıkarıp yüzük yapılmasını ama hemen yapılmasını akşama İzmit'e döneceklerini söyledi. Atölyenin ismini kimden duymuşsa duymuş o ismin yanına benimde ismimi bir güzel özene bezene ve göğüslerini açıkta bıraka bıraka koymuştu...Kusura bakmayın yetişmez bu akşama desem de, teyze çenesiyle birlikte tıslaya tıslaya tezgâhın dibine geldi. Sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi elini elimin üzerine attı ve okşamayada başladı. Yaparsınız yaparsınız...Ama elimdeki işin yetişmesi lazım...yetişir oda yetişir bu da yetişir usta yaparsınız yaparsınız...Peki dememe kalmadan elini çekti. Gitti yeğeninin yanına oturdu. Çantasından yabncı bir sigara paketi çıkardı. İçinden bir tane çekti. Ateş var mı usta dedi? Kalktım yerimden. Sigarasını yaktım.
Derin bir nefes çekip boşluğa bıraktı. Yeğenine yüzü buruştu. O parmaklarınızın mafsallarına yumuşatıcı sürün, çok deforme olmuş dedi.
Gelen kahvesini içti...Bir kaç saat sonra mutluydu. Yüzüğü parmağına taktı. Ücretimin neredeyse iki katını bıraktı. Yanıma yaklaştı. Burnumun dibine girdi. Bam teli; usta sizin kimseyi üzmeye hakkınız yok değil mi dedi? Bakın kendinize bile neler yapmışsınız!
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-14 19:08:14
İsim : önemli mi
Başlık : Dolum
Yorum : Yeni bir ofis noktası buldum. Bölge müdürü yarın uğrayabilirsem bakarız dedi. Günler akadursunlar. Ama oradada kedi ve köpeklere mama satan iyi niyetli bir adam var. Neredeyse çok uyumsuz biri olduğuma inanacağım. İtiraf etmelim ölen siyah kedimi çok özlüyorum. Bu koltuğuma bakıp durdum. Oradan minik başını sokar bana bakardı. Sakinleşirdim. Daha sevecen olurdum. Şimdiyse yazıyla avunmaya.
   
Tarih : 2018-08-14 19:39:47
İsim : önemli mi
Başlık : Olan
Yorum : Bazen bileklerimden gülüyorum/ unutuyorum bazen gözlerimi/ sabah serinliğinde seriliyorum bazen/ bir incirkuşu gibi savunmasız/
   
Tarih : 2018-08-15 05:55:37
İsim : önemli mi
Başlık : laflama
Yorum : az önce mutfak ışığını gören asma arısı aralık kapının altından girdi ve doğruca uçarak tepemde vızıldamaya başladı. Daha fazla dayanamadım ve süpürgeyle ölmesin diye kovalamaya çalıştım. Bu kez de pencereye koştu.
Arı aklı veya zekasından mıdır nedirse genellikle kanatlılar hep girdikleri kapıdan pencereye yapışırlar, gün ışığı onlar için kıymete biner. Oysa ciddi anlamda pencere camı tuzaktır ve orada kıstırılıp gün ışığına baka baka belki o gün ışığını son kez gördüklerine inana inana ölmeye ya da insanların insafına kalmaya kendilerini bırakırlar. Süpürgeyle pencere perdesine konan bizim asma arısını sersemlettim ve yere düşürdüm. Belki bir daha uçamaz belki daha beteri boynu kırılmışda olabilir ama süpürgenin ucuyla balkona itekledim. Balkonda ne hali varsa görsün...

Yeniden sandalyeme çöküp kahvemi yudumlamaya devam ettim ve iki gün önce bizim ofisin önünde dolmuştan inen sonrada ayağını dikkatsizce burkan Hülya hanımın tıkırtılarıyla öksürüğünü duydum. İyi bir şey olmamış. Ne de olsa üzülmüştüm kalabalığın içinde yardım edemediğime.

Çok da uyumadım ama sanki çok uyumuşum gibi bir his var içimde. Gözlerim yanmıyor mesela. Midem enteresan bu sabah kazınmıyor. Kahvemi rahatça içiyorum. Kazındığı ya da gurul gurul ses çıkardığı zaman kahvemin tadıda kalmıyor...

Dün akşam gelen giden istilası yaşadım ve bu zamlar her halde bu insanları alışveriş yapmaya körüklüyor duygusuna kapıldım. Hesap cetveli yamalı bohçaya döndü. Bu gün değişen şeyleri sile sile daha doğrusu üzerlerine beyaz boya yaya yaya yeniden yapacağım ve sinir olacağım. Bu iş gerçekten işkence ama zaten başka da çarem yok. Benim gibi çakılı olanlar isterler ki yaşamlarında bir şeyler değişmesin.
Hayatlarına defterlerine kitaplarına yüreklerine bir koku bir soluk bir gülüş bir bakış hatta bir öpüş bile...girmesin. Sonra da kendilerine bencilliğin zirve yapmış hep zirvede hep şampiyonsun dediklerinde ha sittirin lan dersiniz. Oysa tamamen doğruyu söylerler ama siz sürekli inkar edersiniz...

Hadi söyle bakalım. Ben bencil değilim.
Bal gibi bencilsin oğlum....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-15 14:39:17
İsim : önemli mi
Başlık : alev
Yorum : sonunda teknolojik teli arkadaşın yardımıyla çözmeyi başarsamda
takoz telimi arar durumuna gelmem fazla uzun sürmedi. nedenine
gelince aklımın kıyısından geçenler kaybolup gidiyor. Oysa hızlı dikkatsiz yazmak hoşuma gidiyordu. Buysa çenemi yavaşlatıyor.
bakın ne kadar zaman geçti hala oyalanıp duruyorum. Bu yıl sıcak ve gürültü var.Üstelik damağımda soğan kokusuda ayrı. Soğuk çay soğuk su sert tütün ve şalgam. Midemi bunlarla dolduruyorum.Bu arada yaş pasta yiyorum.Yarı uykulu gölgeli kaldırımları seyrediyor
gerinip duruyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-15 18:27:22
İsim : önemli mi
Başlık : oy başımıza
Yorum : güneş ufak ufak batıya kaymaya başladı. ufak ufak yardımlarımız rahata mı erdirdi. kaç gündür eşiğkine dayandılar. anası ve çocukları. neden bu kadar çok çocuk? doğu aklı. doğu kurumasın. güneş bile doğuda erken batar. kaçmaktadır belki. manzaradan. yoksulluktan. ağa paşa baskısından. kadında gülümsemişti. sessiz içten. 6 bebe yaş mı otuz yok...

tıpkı annem. yedi velet. adamlık mı?

kadın masum. tütüncünün tütünlerini sarmakta.
günlük nafaka işte. ben yaptığım hıyarlığı telafi derdindeyim. telefon et çocuklardan biri gelip alsın.

kodamanlar sosyal ve sosyal olmayanlar çıkar derdindeler. biz mi. tütüncü ve ben mi ? adam yerine bile konulmuyoruz. ama yine de osura osura yatıyoruz. tesellimiz...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-16 07:22:31
İsim : önemli mi
Başlık : Kent
Yorum : sevmediğiniz ilişkiler sevmediğiniz konuşmalar sevmediğiniz gelen haberler ve semediğiniz sizden izin alınmadan götürülen haberler ve çenesi-boğazı düşük Yıldız' ın kızı Oya zıpladı sabahın köründe...

unutmak istediğiniz insanlar tuhaf bir şekilde size anımsatılır. Oya' nın yaptığı gibi...

Yanmış. Karadeniz yaylarında çaylarda çimenlerde denizlerde balıklarda.
Nasılsın iyiyim faslı derken bir iki şey aldı ve gidecek dedim ama gitmedi. Abinin selamı var. Kimin? Mehmet abinin şekerim...İyide ben selam göndermemiştim uzun yıllardır. Senin adına ben götürdüm. Fena mı oldu? O da yaşlandı şekerim. Oya şu şekerimi söylemesen...Bir daha benim haberim olmadan millete sağa sola selamımı götürmesen...Hemen kızma. Kızınca....neyse...ben gidiyorum...hadi baayyyy....

Siz bu şehirde sıkışırsınız. Şu Yunanlı Şair Kavafis' in Kent şiiri...Gizlenemezsiniz...Bu şehir resmidir çünkü...ara sıra gevşekler çıkar. Bağıramazsınız kızamazsınız onlara... ama onlar vazife severlerdir.
Üstlerine vazifeyi giyerler ve yıllarca görmediğiniz konuşmadığınız tüm varlığınızı kopardığınız birine adınıza söylemediğiniz halde selam götürürler...Çünkü size gıcıktır bu tipler. Çünkü asıl istediklerini alamazlar...Sizi ancak düşlerinde yaşarlar...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-17 05:10:35
İsim : önemli mi
Başlık : aygır soluğu
Yorum : düşümde biriyle konuşuyordum. tanımıyordum. erkek olduğu kesindi. konuşmalarımız hep belirsiz ve kimsesizler gibiydi. ya da kurduğumuz cümleler sahipsiz...gri bir ortam vardı ve her yer griydi. eşyalar duvarlar kitaplar kalemler o gri odaya tutmuş bir de güneş katkı yapmak için olsa
gerek gri ışıklarını gönderiyordu. ışıklar gözlerimde yazdığım ve ne
yazdığımı bilmediğim nelerden bahsettiğimden bir haber olan gri kâğıtların ve keimelerin üzerlerinde gezinip duruyorlardı.

birden telefon çaldı. ev telefonu. kazıkçı telekom geldi aklıma telefona doğru yürürken. tanımadığım ya da tanıdığım erkek - ki tanıyorda olmam olasılığı her zaman var, kaç bakalım diyordu. bu kelimelerse kedilerin mırıltılarına belki hırıltılarına dönüşüyordu bana gelene kadar. gri telefonu açtım. adımı söyledim. karşıdan gelen sese kulaklarımı kabarttım. tiyatrocuların kullandığı kalın sese benziyordu. rutkay aziz değildi ama...daha çok rahmetli harun ustanın sesini andırıyordu ama o böyle konuşmazdı. ki o sesin sahibi de beni tanıyordu ve arkamda oturanın düşüncelerini okumuş gibi o da nereye kadar kaçacaksın diyordu. ben de sürekli kaçmadığımı-korkmadığımı tekraralayıp duruyordum,

düşümde mi yoksa uyandığımda mı? kalkmıştım. burnumun sağ tarafı tıkalıydı.

koridoru geçtim ve mutafağın sıcak ortamına karıştım. bir bardak suyla ağzımı çalkaladım. biraz kaşındım. ocağı ateşledim. cezveyi suyla doldurdum sert bir kafeye gereksinim duydum. elimle ve parmaklarımla tütün sarmaya üşendim. hazır paketten bir sigara çektim. yaktım.
susyun kaynama sesini dinlerken bu ev de kapıların dolapların gri olduğunu sanki ilk kez gördüm.

küçük odanın ışığı yanmadı. her halde uyuyordur dedim.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-17 06:01:34
İsim : önemli mi
Başlık : adalet tarzı...
Yorum : vahşet-talan-koparma yapmakta becerilerimiz bayağı üst seviyede. bu yılda gelirler. kadın ceviz ağacının ortalarında durur kocası olacak hıyar aşağıda ellerindeki uzun çomaklarla ceviz ağacının yapraklarını dallarını koparta koparta ve ciddi anlamda insanlıktan nasiplerini almayan bu insanlar bir çuval ceviz için o koca ağaca tecavüz ederler. içimden öyle şeyler geçer ki belki siz anlarsınız ama ben de bu insanlara ne desem boş. yani karısına sarkıntılık etsem kocasını domaltsam o bir çuval ceviz için seslerini çıkarmayacaklardan eminim.

aynı talanı incir ağaçlarınada yapıyorlar. henüz olgunlaşmamış incirlerini götlerindeki kıllardan reçel yapıp yeseler bence sakıncası yok ama o yemyeşil incirleri toplayıp reçel yapıyorlar ve sonra da sağda solda organik reçel niyetine satıyorlar.

bir kaç sene önce karşımdaki yamaçta minik incir ağacını kestiler biçtiler o ağaç ise her seferinde köklerinde yeniden doğdu büyüdü incirlerini yeniden verdi. o ağacı bile hemen altımızdaki sokakta oturan ki bunların alınları secdeye gelir, yaşlı karı koca da sabahın köründe o olgunlaşmamış incirleri acımasızca yolarlar ellerindeki poşetlere doldurup reçel yaparlar. sonra da Allah'ın huzurunda namaza durular. dua ederler şükür ederler vs. oysa gerçek şudur bana kalırsa. o incir ağacı sevilir ilgi gösterilir hatta konuşulur onunla ki yüzün olsun olgulaşan incirlerini toplamaya haram yememeye...

yine cami avlusundaki ıhlamur ağacı. o koca ağacın gövdesine merdiven dayarlar. onlarda karı kocadırlar ve onlarda o ağacın yapraklarını koparta koparta tomurcuklanan ıhlamurları torbaya doldururlar. üstelik hıyarın önde gideni hoca bile gıkını çıkarmaz...

sonrada diyorlar ki ÜRETİM YAPMALIYIZ. NEYİN ÜRETİMİ? HAZIRA KONMAK VARKEN...

sonra da diyorlar ki AYFON ALMAYIZ BİZDE. SAMSUNG ALIRIZ...ne değişecekse...

sonra da diyorlar ki ONLARIN DOLARI VARSA BİZİMDE ALLAH'ımız var.
bu da alkışlanıyor bu ülke de...

şekerde kota-tütünde kota-buğdayda kota-nohutta mercimekte kuru fasulyede soğanda ve pateteste kota...

sonrada diyorlar ki ÜRETİM YAPMALIYIZ...doları ve kotayı koyan ülkere bakmıyorlar. işerine gelmiyor. AMERİKA-KORE-JAPONYA-ÇİN-ALMANYA vs...

Merkelle görüşecek. Merkel zeki kadın. Demir leydinin benzeri. Kime satacak BMVyi MERCEDESİ AUDİOYU...

Karşısında ambargo yemiş bir ülke var çünkü. Üretmeyen. hazırcı...Alışkın...

hiç söylemezler mesela. bu bildiğimiz her bankanın bu ülkede dolar büroları olduğunu...ben gitmiştim. elimde bir not. tanınmış bir bankanın bürosuna. sadece dolar hesabı olanlarla ilgili mesela...yanıma bir adam oturmuştu. çantayı açtı. dolar fışkırıyordu mesela hem de ne fışkırma...

karanlığı sever hale geldik yıllar önce. karanlığı sevdiğimiz için şu cümleyi kurduk. Onlar çalışıyorlar. yesinler kardeşim hakları....karanlığı sevdiğimiz için adalet dağıtanlarda sevdi ve bir mahkemedeki hakim dönen rüşvet için şu kararı verdi...kesinlikle onlar rüşvet değildir. onların aldığı bahşiştir. dava düşmüştür...

üretimi üst seviyede yaşayan ülkelerde böyle cümleler kurulmaz mesela.
kurulsa da anında defteri dürülür...bizde defter dürülmüyor. çünkü adelet var. adalet olduğu için o defter dürülmüyor...

olan incirlere cevizlere ıhlamurlara oluyor....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-17 14:02:08
İsim : önemli mi
Başlık : Merak
Yorum : Sıcak bu yıl yanık kağıt kokusuna çeviriyor beni. Lanet kara sineklerde var. Gündüzden güneş çekilince soluk alıyorum. Kış uykusuna koşan ayılar gibi olsam deliksiz düşsüz uyusam. Böyle bir uyku bir mağaranın uğultusuz bir köşesinde.
   
Tarih : 2018-08-17 17:16:32
İsim : önemli mi
Başlık : Gülücük
Yorum : Bazen bir yola girersiniz. O yol sizi ya vareder ya da yok eder. Ucunda yaşasanız ucunda ölseniz. Var olmak ölüme yok olmak yaşama döner. Bense geri döndüm. Sabaha karşıydı. Neden? Gayet basitti. Kaderimi merak ettim. Bence iyi bir seçimdi. Hiç yanıltmadığına göre.
   
Tarih : 2018-08-18 07:20:35
İsim : önemli mi
Başlık : yine ayıyım
Yorum : günün birinde insanlarla gerçekten dost olabilirim diye düşünüyorum.
özellikle yorgunluktan olsa gerek ( son iki ayda sadece iki gün izin kullandım ) günün yazılarında bir sürü bir şeyler yazarken insanlara yani bir gün gülerim merhaba günaydın iyi akşamlar iyi geceler filan dilerim.
ama ayı olduğum kesinleştiğine göre her halde yontulmam uzun süreceğe benzer...

örneğin dün bendende ayı olanlarla yüzleştim. ceviz ve doğa katliamıyla ilgili bir yazım vardı. yokuşu tırmanırken ( demek ki içime doğmuş ) ceviz ağacı tecavüze uğramış. o güzelim yaprakları yolda birikmiş, köpekli bir orospu çocuğu yere dökülen yaprakların ve dalların arasından cevizleri ayıklamakla meşgüldü. benim savaşım bu orospuların pezevenklerin doğurduklarıyla mı olmalıydı? oysa daha olgun ve dolgun konular bulup yazardım. baktığımda beni zerre kadar iigilendirmeyen karaktersiz politikacılarla filan onlarla ilgili ağır yazılar filanda yazabilirdim...

politikacılardan ve katliamcılardan özellikle adalet dağıtıcılarından nefret ediyorum.

emir altında kul-köle tiplerden de nefret ediyorum...

örneğin geçenlerde şirketin hesabını yatırırken arkamdaki orospunun ben orospuyum demesiden ve buna geçit vermesinden de nefret ediyorum. yüzünü bile görmediğim orospunun konuşması...vallahi tatlım sana istediğin telefonu alacağım...her akşam işteyim. en kısa sürede geleceğim....orospuluğunda haysiyeti kalmadı...

bu topraklarda haysiyet olmalı...bu kadarda aleni yaşanmamalı...bu kadar esir ve bu kadar şerefsizce...

evet ben ayıyım...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-19 04:59:40
İsim : önemli mi
Başlık : karamela bir yazı...
Yorum : kendi dünyamda yaşamaktan, sessizliğin ve sessizliğimin içinde olmaktan, caddeden geçen arabaların vızıltısını, köpeklerin uğultusunu, sarmaşıkların ninnisini dinlemekten, karanlık ufuktan, bulutların arasından çıkan yolcu uçaklarının yanıp sönen ışıklarını seyretmek, cırcırların otların arasındaki ötüşlerini dinlemek, bir saat sonra tanın o doyumsuz güzelliğini aydınlanırken seyretmekten, parmaklarımın arasında dolanıp duran fincandan yalın ayak dolaşmaktan hatta tuvalete kalkan insanların pencere ışıklarının yanıp-sönmesini görmekten iki yabancı kedinin ağız kavgalarını zevkle dinlemekten şansım varsa ateş topunun kayışını ve patlamasını izlemekten en çokda kıçımdan kayan şortumu belime çekmekten memnunum. bu dünyayı hiç bir olaya gerçeğe düşe değişmeyeceğimden de adım gibi emin ve memnunum.

hal böyleyken yine de bu saatlerde kahvemi ocağa koyacak babayiğit bir kadın olsa yani kadın gibi kadın balık etli uykulu gözlerle, ocağın başında kahvemi hazırlarken dönüp bana bakması gülümsemesi fena olmazdı...

örneğin bu saatlerde sevişmek bile fena olmazdı. sessiz soluk soluğa fısıltılı terli oh be mis gibi olurdu...

az önce balkonda bu yazının hayalini kurarken usumdaki bir çok şey de uçup gitti yazının başına çöreklendiğimde.

durduk yerde bölge müdürü denen it aklıma geldi ve sıkılmaya başladım. adam ofiste yapılacak işleri tadilatı dolap motorunu erteleyip duruyor. sıkıntısı nedir bilmiyorum. açıkçası eski bölge müdürünün de
böyle huyları vardı ama en azından sen hallet faturayı merkeze gönder
demesini biliyordu... bu it öyle biri değil...bilmem kim söylemişse en iyi müdür patronlara masraf çıkarmayan müdürdür diye...bu o kafada yaşayan müdür olmalı...

hoş. derdim de değil. ne halleri varsa gösünler...

maaşın yatıyor mu yatıyor. primlerin ödeniyor mu ödeniyor. bir günden bir güne hasılatın düşük olduğu günler mesela aradılar mı sordular mı
elemaaaaan bu hasılat niye düşüüüüük diye? aramadılar....gerisi mi?
sen iyi becerirsin salla gitsin...

yani sonuç olarak üç gün evdesin. oteller moteller evler her taraf dolu.
leğenine su doldur. at balkona havlunu. ya ayaklarını sok ya da gir içine otur. kimse demez ki komşu bu ne hal diye? bilirler ki temiz olgun dolgun ve sevimli bir komşuyum...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-19 07:51:31
İsim : önemli mi
Başlık : kafaca
Yorum : sanırım kardeş kardeş geçinmeyi şu meşhur orta yolu bulmayı birlikte öğrenmeye mi başladık? pek büyük bir soru değil bu. yani yer yerinden oynamaz faylar fay hatları öldürmez ama şimdilik süründür dayatmasıysa söz konusu olan, benim açımdan baktığımda ( aslında diğerinin açısından bakmaya çalışıyorum. öğrenmeye gayret ediyorum ama) sorun teşkil etmiyor. bu arada "teşkil" ne demekse onu da bilmiyorum iyi mi? teşkilin yerine ne geçer ki acaba? değil olabilir belki. sorun değil. sorun olmaz.
sorun çıkarmaz. sorun sıfır gibi...

bu sabah ilk yazıdan sonra yeryüzünde ne kadar canlı varsa hepsine hatta cansız da katalım, günaydın dedim. tabii seslendirmedim. milleti düşünmek lazım. yoksa gerek yoksa saygı gibi....hangi milleti düşüneceksem ülkede? tabacco internasyonel of england of cors amerikan blend whataaa neee oluyor andersatadn beyaz 100.000 bine tv 8 olabilirmişşş haberler öyle...adam para basıyor 750 bine bilmem nereden üç ev almış. balkanlar her halde. ab girecekmiş o ülke...beyaz bu tahta mı kara mı yani...soytarılar pirim yapar. yılmazlar erdoğanlar
erdoğanın bebeleri filan senaryocu oldu televizyoncu oldu şarkıcı oldu...
ben de bir gitar alıp enternasyonal olmayı düşünüyorum. ülke oldu çok şükür...milletin dilinde... abi birader yiyorlar bu mülteciler hakkımızı demeye başladılar daaaa.....bize alamancılık yakışmaz ya da kuzey ülkeleri norveç ırkçılığı filan...onlara kalırsa bir tek onlar insan looooo....
sarışınlar yaaaaa...mavi gözlüler yaaaaa beyaz tenliler yaaaaa zaten birini elime geçirsem öteki tenlilerin intikamını alıcaaammmm emmeeee..

bu sabah keyifliyim. erkenden yola düşmicem. şiir yazmıcam.kimseye bulaşmıcam. herkesi baş tacı edicem. donumla denize girmeyip balkona çıkmıcam, hülya hanım hakkında çok iyi şeyler düşünicem sayfanın dilini yutmuş sahibi varsa sahibine bile kızmıcam....kendim çalıp kendim dinlicem. manifaturacı karıya takmıcam. oh kurtuldum. bayram tatiline gitti. en azından on gün ofiste taş...rımı yayıp esneyip durucammm...
rejime girdim. yanlış anlaşılmasın göbüşümü eriticem de....

ve en önemlisi sayfa sahibi de dahil olmak üzere Nazımı-Süreyya' yı -Can babayı dünyanın en büyük şairleri ilan edicem ve saygı göstericem...Hatta sayfa sahibi de dahil hiç birine toz kondurtmucam konduranlar olursa vay hallerine...boyunları hemencecik vurula diyecem. yeniçerileri sevicem. onlara bayram harçlığı vericem. ne yani şimdi beyazdan ne eksikleri var .

eskiden osmanlıydık ( cumhuriyet neyimize ) şimdi enternasyonel osmanlı olduk. uluslar arası osmanlı...çok uluslu osmanlı...herşey serbest. farsça arapça tanzanyaca osmanlıca çince moğolca hunca...

yaba yaba dibibi yaba yaba diiiiiii bu bir çay reklamı değildir efendim.
taş devri reklamıdır.....ben mi Bobo yani ayı....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-19 09:58:06
İsim : önemli mi
Başlık : Uyar oğlu
Yorum : Çankaya belediyesinin böceklerle ilgili birimini aradım. Sinek katili yapmayın beni diye. Tabii haklısınız dediler. Bu sene aşırı nem sıcak var. Kardeş dedim bunların azgınlık ayı. Bi zahmet. Yoksa sıra bana sana belediyeye gelecek. Deli mi yine haklısınız dedi.
   
Tarih : 2018-08-19 19:53:41
İsim : önemli mi
Başlık : Karekök
Yorum : Akşam oldu. Hüzünlendim ben yine ergenlik dönemimde kaldı. Şöyle kara gözlerimi kırıp-kısıp süzerdim geceyi-denizi. Herhalde o dönemlerimde kaldı olmayan hayaletlere yazdıklarımı yırtıp yırtıp kazma değmemiş topraklara savurup atmak. Akşam oldu. Hesabımızı hazırlama zamanı.
   
Tarih : 2018-08-20 05:25:41
İsim : önemli mi
Başlık : muamele
Yorum : bazı insanlar çözümü bilirler ama ya sallarlar ya da sana sorun çıkartırlar akıllarısıra ve bu insanlardan biri de bölge müdürü-değnekçi. zeka seviyesi mi? tam küfürlük. yeni ofis demeye bir yere taşındık. gelin görünki evlere şenlik. tam da afrikavari. viran. tavanda iki uzun lamba kapatılmamış klozet. boyanmamış dış cephe. sadece taşındık.

on gün önce elzem olan olmazsa olmaz olan dolap motoru cozladı. on gün önce aradım ve söyledim. müdür yaklaşımı mürdüm eriğinin tadı ve amacı var ama bizimkinin akıl öğretmesi var. dolap kapaklarını aç. gelen malı temizle. ben bir ara uğrar bakarım. mürdümüm pardon eşeğim pardon çok zekim mi desem bilemedim. işimizi biz biliyoruz. önemli olan o motor. hemen el atılması ve anında çözülmesi. bu gün iki hafta olacak neredeyse.pazar. inadına aradım. yine aynı şeyleri söyledi. dolap kapaklarını aç gelen malı temizle. çürük elmaları kutuya koy...iş bayramdan sonraya kaldı.

aradasırada tepedekiler gelir. biriyle bu mürdümün durumunu elbette konuşurum.

öte yandan. bazı ofislerin sorunları geç halledilir. bunun tek nedeni hasılatının düşük olmasıdır. bu tür ofisler genellikle merkezi yer de değilde tanınmış caddelerde ya da sokaklarda olur. tek amaç burada isim olsundur. olay şu; senin ofisin aylık ya da yıllık 150-200 bin de kalıyorsa genelde bu tür yerlere üçüncü sınıf muamelesi çekerler.
eğer daha kalabalık daha hareketli bir yerde adamın ofisi yıllık 500-750 bin ve daha üstüyse oralardaki sorun önceliklidir ve anında çözülür...

benimkinin sürünmesi bundandır...kendi bölgemdeki arakadaşlara kalırsa abi ne takıp duruyorsun diyorlar. haklılarda. sonunda arızayı bildirmişsin. sende zaten çıkmıştır konu....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-08-20 08:14:31
İsim : önemli mi
Başlık : Yalan
Yorum : Son yıllarda bayramların doğruluğu neşesi ve maneviyatı kalmadı. Baktığımda derin bilgi sahibi olmasamda; müslümandan daha iyi müslümanım. Bu nedenle bayramlarını kutlayıp günaha ortak olmak istemiyorum.
   
Tarih : 2018-08-20 13:11:36
İsim : önemli mi
Başlık : Nazına
Yorum : Androit telefonumu ikiye böldüm. Böylelikle çekmecemi her açtığımda bana hain hain bakan takoz telefonuma hain olmadığımı belgelemek için avuçlarımın arasına aldım sevip okşadım gör işte 1900 lık çöpe gidiyor dedim. Gülmedi. Naz aşamasında. İyı gülme sen. Umarım bakışlarını değiştirirsin.
   
Tarih : 2018-08-21 00:43:53
İsim : önemli mi
Başlık : devamı olursa yarın...
Yorum : uzun mesai günlerinden ve kara sineklerin saldırılarından kurtuldum ve balkon aşamasına sonunda geldim. yalın ayak başı çıplak olacağım ve yumuşayan karnıma bakıp haşlanmış çiğ gıdalarla besleneceğim. kapıya zavallı kurbanların etlerini getirenleri geri çevireceğim ve bundan da çok büyük keyif alacağım.
...
bayram boyunca telefonum kapalı olacak. simsiyah bir ekran tanıdık tanımadık kim varsa arada bir gösterecek.

sinan ve necati süpriz adamlar. ilk süprizi sinan yaptı ve beş eylülde izne ayrılacak. büyük olasılıkla joker necati de hemen onun dönüşünde bağına bahçesine gidecek.

yorgunluktan gebermek üzereyim. yazacak halim kalmadı...buraya kadar...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.