Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Yalnızlık
Özlem
Günlüğüm
Sevmek Seninle Olmak ...
Güneş kime doğar?
Verilmiş bize hüdada ...
5x5’likler
Muazzez
....
Gün Ağarırken
Zurnanın müziği
kapris çekemem
temiz demokrasi...
Günaydın
Bahar bize de gelsene
Gün Sana Kavuşuyor
Ah İstanbul İstanbul olal ...
Öyle gözlerimin içerisind ...
wisteria, atıştırmak için, keşfettiğim yiyecekler, eti, ev hali, zaman, ertesi gün, yol alan yazılar, 5 derste hayatınızı değiştirin, tümü

Şu an sitede 8 kişi on-line
Bugün 1,903 ziyaretçi 
Toplam 13,622,198 ziyaretçi 
 
 
   
  Muazzez
  18.05.2018 - Şiir Defterim / Özlem
   
 

Muazzez saçlarını taradım bu akşam
Dişlerin dökülmüştü iki tane
Elime geldi
Gidip aynaya bir bakar mısın
Yerlerinde duruyorlar mı iyiler mi
Gurbetlik iyi bir şey değildir Muazzez
İnsan gurbet oldu mu
Bir yanı eksik kalır hep
Seni verdiklerinden beri gurbete
Hoş öncesinden de bilirdim benim değilsin
Fakat iyisin derdim, hoşsun
Geçiyor hayat yani
Şimdi biliyorum ki
Sen gurbettesin
Gözlerin görmüyoır arada
Fırına çarpıyorsun
Ocağa çarpıyorsun
İki büklüm oluyorsun
Sohbete gidiyorsun
Eve gelemiyorsun
Bacakların ağrıyormuş Muazzez
Yürürken kendimden utanıyorum
Senin bu naçar halinle ayakta durman içime dokunuyor
Pazara gittin mi
Unuttum da hangi gündü pazarın
Yeşil erik alma muazzez, sert dulu, ekşi olmasın
Beni hatılarsın gözlerin dolar
Ben yine yürüyorum arada akşamları
Merak etme anlatıyorum sana
Yıldızları
Hava durumunu
Çitleri
Yarı yoldaki aleminyum bariyeri
Hani kapı vardı ya ortada
Kapıya şimdi demirden parmaklık ördüler
Çocuklar geçiyormuş
Bir tane kapı var ortada
Arkasında demir parmaklıklar var
Dolanarak gidiyorum yürümek için Muazzez
Dün yolda bir tane kedi vardı
Çorap almış kaçırmış bir yerden
Getirdi su kabına koydu
Senin sandım ağladım Muazzez
Üç tane yıldız vardı
Sen sevmezsin bu muhabbetleri 
Yine de dinlerdin beni 
Beni ilgilendirmiyor diyerek
Orda bir salkım söğüt vardı
Yüzüne bakamadım Muazzez
Hep sordum kendime
Ben bir şey yapabilir miydim acaba
Mutlaka bir şey yapabilir miydim acaba
Yani sen gurbet olmadan önce
Senin kuralların vardı Muazzez
Bohçanda bile ne olacağını önceden bilmek isterdin
Şartların vardı
O zaman da vardı
Şimdide vardı
İnsanların hep mi şartları olur Muazzez
Şarsız bir yüzyıl gelsin çcouklara Muazzez
Sana ortalık yerde yazmak belki ayıp
Bilmiyorum
Ayıp bir şey yapıyorum galiba
Ama bir kutuya sığamayacak kadar
Belayım Muazzez
Canıma ok diktin
Ne elim uzanıyor sana
Ne kolum
Baş parmağının kırmızı ojesi çıkmış
Bir asetonla sil
Yeni bir oje sür muazzez
Dayanamıyorum senin parmaklarını böyle görmeye
Bari parmaklarının kırmızı ojesi üzülmesin Muazzez

   
   336 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-09-23 22:27:55
İsim : önemli mi
Başlık : kutlama
Yorum : bir zamanlar şahsıma sadece yazılarından tanıdığım biri tarafından ; sen şövenist misin sorusu yerine şövenistlik yapıyorsun denmişti...

hoş olmuştu. hoşuma da gitmişti. alınmamıştım. çünkü ben kendimi biliyordum yazılarından tanıdığım kişiyle hiç karşılaşmadım ama şimdi hatırlamadığım bir tartışma konusu yüzünden kendisi o sözcüğü kullanmak zorunda kalmıştı belki de...kendimi savunmaya bile gerek görmemiştim görmemde... demek ki kurduğum bir cümle ya da yazdığım bir paragraf yüzünden de olmuş olabilirdi bu...

yazı yazma işi kendi penceremle beni ilgilendirir. aslında kendi penceremden gördüklerim beni ilgilendirir. gördüklerim diyorum çünkü gördüklerimle yaşıyorum yaşadıklarımla görüyorum...bu kolaya alınacak bir iş bir durum da değildir...

öte yandan gevezelik konusu var. şöyle ki; herkes bir yokuşta merdiven varsa o merdivenin basamaklarına basarak yukarı çıkar. bu merdiveni olmayan yokuştan daha kolay ve daha az yorucudur. peki ben ne yaparım? herkes değilim. herkes olmadığım gibi fazla içe kapanığım. dışa vurumlarım genelde konuşmayla değil yazıyla bir şekilde yazıyla olur...ben merdivenden tırmanmam. merdiveni ve merdivenden çıkanları küçümsediğimden değildir. bu bir karakter meselesidir farklı bir duygudur. ben merdivensiz yokuşları severim. yokuşun sonunda sırtımdan akan terden hoşlanırım filan...

yazı da belki buna benzer...

yazının sonu illaki bir nedene bağlanmaz. ya da dünya kadar tuttuğunuz notlarınızın hiç bir önemi de olmayabilir...burada asıl önemli olan şudur; bir tek sözcük bir tek cümle bile size sonsuz huzur veriyorsa gerisi boş...

bazen yazılarımda alt yapı var...( küfür gibi ) ama o an o cümlede olması gereken oysa olsun...bence sorun yok...sizce varsa o sizin sorununuz...

bu akşam kurbağa gözlü olduğumu öğrendim...ben de boşuna kendimi ünlü Kermite benzetmiyormuşum...

yıllardır uzun bir yazıya başlamak için binlerce paragraf yazdım. çoğunu yırtıp attım çoğunu unuttum bazılarını da burada yazdım...yazdıklarım içinde kayda değer bir şey bir paragraf olsaydı dünyanın en mutlu insanı olurdum...çoğu kurmaca hayali...ama zaten
yaşadıklarımız sürekli dünde kalmıyor mu? dünler çoğaldıkça dünlerde kalan yaşantılarda unutuluyor dünlerle birlikte vay anasını...

Muazzez güzeldi...Muazzezlere
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-09-23 22:49:02
İsim : önemli mi
Başlık : imlalar
Yorum : bir ara imla zorunluluğu kalkacak gibi bir söylenti duymuştum. eğer gerçekleşirse ne olur bilemem. kanımca şu ; yazıya çok hızlı başlarım ve aynı hızla giderim ta ki bir duvara toslayana kadar...nedir o duvar? noktadır virgüldür öznedir yüklemdir cümle kurumudur ünlemdir vs...
bütün keyfim kaçar...bu bildiğiniz gibi ofsayt durumunun aynısıdır. futbolculardan biri o kadar güzel pas ya da ara pası uzatır ki yan hakem hemen bayrağı kaldırır ( Tdk ) o göllük pozisyonun içine eder...
sanırım fifa ofsayıtı kaldırma çalışmalarına başladı. bu yıllar sürebilir.
ne olursa olsun kalkarsa şayet futbolda çok güzel göller paslar vuruşlar izleyebiliriz...yazıda da durum hemen hemen aynıdır. imla bence yazının can düşmanıdır ve yazıyı engelleyen kırılmaz parçalanmaz bir kaya parçasıdır...
...

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-09-24 05:11:50
İsim : önemli mi
Başlık : dündü
Yorum : günaydın...saat 04.42

ayaktayım. yaklaşık bir saat oldu ve akşamları uzandığım ya da oturduğum yerde oyun filan oynarken şekerleme yapmam bana baba filmindeki yaşlı Marlon Brandoyu anımsatır. buna rağmen uyku düzensizliğim devam ediyor. bazen bir çıt sesi, açılan kapanan bir kapı ya da sessizlik, elektrik kesilmesi bile beni uyandırmaya yetiyor. sütlü kahve yaptım ama tat almadım. kuru fasulyenin içinde tatsız tuzsuz haşlanmış kemikli ilikli et gibi hissediyorum kendimi.

dün sabahtı. oysa sanki aradan yıllar geçmiş gibi dün sabahtı demem.
kadının biri yamaçtaki ceviz ağacını daha önce talan etmişti hıyarın biri demek ki talan bitmemiş kadında boyuna ağaca tahta parçaları fırlatıp duruyordu. sabah sabah ne alıp veremediğin var ağaçtan desem olmaz.
bir iki tane cevizi kıçına mı so....sın desem o da olmaz...tahta parçalarının her yukarı çıkışı bir sürü yaprağın ve artık kurumuş kabukları siyahlaşmış cevizleri aşağıya düşürüyor. içlerinden sağlam sağlıklı olanlarını ağacın dibine koyduğu torbaya dolduruyor.

toprak yoldan yukarı doğru çıkarken artık aşağıda kalmış talancıyı kuş bakışı görüyorum.

insanları bu hale düşürenlere mi ver yansın edeyim yoksa insanların doymak bilmez hırsına mı?

....

ofise yaklaştıkça kır saçlı biri kaldırımda beni bekliyor. onu görünce bütün keyfim kaçtı. sizinle yıllardır tanışıyormuş gibi samimi olmak isteyen tiplerden. bense bu tiplerden hiç hoşlanmam ve alışveriş yapmalarına da soğuk bakarım. o yapış yapış elini tokalaşmak için uzattığında ellerimin kirli olduğunu söyleyip vermedim. o el biraz havada kaldı. sonra da teslim olmuş biri gibi yavaşça çekildi...
aradığı şey ben de yoktu. iyi ki yoktu. ne zaman gelir dedi? belli olmaz dedim. söyleseniz de getirseler. bizim özel sipariş vermeye yetkimiz yok. onlara sayım verirken o şeyin zaten olmadığını biliyorlar bir de çok satılan bir şeyse o zamanda kısıtlı getiriyorlar öteki mallar havada kalmasın satılmadıkları için küsmesinler diye...kır saçlı tip gitti...

....
ofisi açtım. içerinin boğucu havasını dışarı çıkardım. arka tarafa geçtim. çayımı koydum. belki bu gün çaydan tat alabilirim...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.