Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Paris Sokakları
Loire Vadisi - Geçmi ...
23-26 Kasım Paris
Paris'te İlk Üç gün
Paris'te 4 gece
istanbul çiçeği
arayış
düello paris
devamı olursa yarın...
Nazına
İstanbul'da Bir Hafta
Sokak Sokak Paris
Cumhuriyet Anıtı ve İki R ...
Zeytinyağı Müzesi
Sultanahmet'te Küçük Bir ...
mizah, karikatür, iletişim, tel kadayıf dolması, rüyada sümbül görmek, kişisel gelişim., hayat, kelebek, bahar, bahar fotoğrafı tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 3,090 ziyaretçi 
Toplam 13,002,341 ziyaretçi 
 
 
   
  Paris Sokakları
  15.05.2018 - Günlüğüm / Gezi Defteri
   
 

Paris’in sokakları, kaybolmak için yaratılmıştır.

Bir iki günlüğüne gelenler için;
Kısa bir görsel şölen gibi olsa da, ne ruhunu teslim eder ne de bakışlarını.
Hırçındır gelir geçerlere.
Sadece ufak tefek izler bırakır yüzünüzde,
Güneş batınca kaybolacak izler.
Sadece metrolardan ibaret kalmışsa koşuşturmanız,
Çiş kokuları, göç yolları vurur yüzünüze,
Maraş otu tükürür ayaklarınıza.
Ötekileştirilmişlerin hırçın bakışları gömer yüzünüze.
Pazarları küf kokar,
Domuz kokar.
İkincil kokar,
Geceleri kapkaçtır, ansızın bastıran yağmurdur.
Tıkabasa ter kokusudur banliyö trenleri.
Uzun kuyruklardır müze önleri.
Özensiz seçilmiş pastanelerdir.
Sokak arası gelgeç sevişmelerdir.
Üstü başı dökülmüşlük akar gecelerinden,
Sefil heykellerle dolar ışığın şöleni Eyfel.
Bütün varoşlar buraya akar gün kararırken.
Babeuf yüzünüze bakar siz şehri anlamaya çalışırken.
İçinde iplik çıkan soğan çorbasıdır Montmartre.
Aşk yerne anahtar yığını görünür Pont Des Arts.
Sarhoş bir ressamın düştü düşecek fırçasıdır.
Israrıdır bir kadının gözlerini diken… 
İlk karşılaştığınız anın heycanını kaybetmişseniz hele,
Bakmaz bile yüzünüze.
Oysa Paris yaşanılmalı;
Onunla zaman geçirmelisiniz.
Gözlerinin içinde durmalısınız saatlerce.
Şaşırmamalısınız özeninize.
Paris, bunun için yaratılmış bir şehir.
Gel diyen…
Elinizi çektiğinizde akşamdan kalma baş dönmesini bırakan.
Yemek mi?
Sofraya oturduğunda karnını doyurmak için oturamazsınız.
İzin vermez size lezzeti.
Bilmelisiniz, hangi şarabı içeceğinizi yanında ne yiyeceğinizi…
Öğren der size..
Öğren…
Paris size kendini öğretir.
Köprüleri konuşur Paris’in.
Aşk kilitlerinden çökertir sizi Pont Des Arts, 
Güneş kömüre çevirir gözlerinizi onlara bakarken,
Ters ışık olmak istersiniz, her birini resmeden.
Nada’yı bırakan Sıpr Askerin izi kalmasın diye
Kilitlersiniz bütün anahtarlarınızı. 
Sein nehrinin güzelliğini anlayabilmek için.
Birkaç günün geçebilmelisiniz kıyısında.
Yalnızlığı göze alabilmelisiniz bazen.
Ürpermemeli içiniz, korkmamalısınız dokunuşlarından,
İçinizi titreten çıplak adımlarınızın büyüsünü saçabilmelisiniz çimlere
Yorgunluk nedir bilmediğiniz, bakmaya doyamadığın güzel bir yüzü vardır Paris’in.
Memesini günün orta yerinde serebilmeli bir kadın çocuğunu emzirirken
Paris’in güneşi yakmaz siz çimlerde uzanırken..
Cesur olmalısınız;
Notredam’ın yanından geçerken,
Ortaçağın karanlığı örmemeli yüzünüzü.
Karşınızda “bakire ve çocuk”heykeli,
Payendalar, 
Gülpencereler,
Göz alıcı taç kapılar…
170 yıllık el emeği görürsünüz bakarken..
Concord meydanı ürkütendir.
İhtilalede Giyotinlerin ard arda çalıştığı o zalim meydan.
Ansızın çıkar karşınıza.
Hazırlıklı olmamalısınız
Elinizde kahveniz, birkaç saat geçirmediyseniz kafelerinde,
Bilemezsiniz nasıl bir yaşanmışlık bıraktığını.
Sohbet etmelisiniz şehirle.
Sizi bırakmaz öyle bir başınıza.
Oturduğunuz yerde.
Katıl der bana.
Ya kapısından, ya sandalyesinden, ya masasından bir öykü yazar.
Yani istesen de susamazsın sen bu şehirde.
Mezarlık nedir bilmez çocukları,
Siz gezintiye çıkarsınız yazılmış masalların içinde.
Susatır sizi Paris,
Güzelliğe susatır,
Zarifliğe susatır,
Emeğe susatır,
Aşka susatır…
İsyana susatır.
Ladefansa yürürsünüz,
Devrimin ateşini yeniden yakanlarla.
Paris benimle kal der bu şehirde.
Kal… Benimle kal..
   
   333 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 4 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-05-15 16:53:51
İsim : önemli mi
Başlık : Siz bir canavarsınız...
Yorum : Bu gün sevkiyat gecikti. Bilmem dua mı ettiniz? Ettiyseniz tutmuş olduğunu bilmenizde iyi olur. Bu durum bana yaramadı.
Bölge müdürü gelebilir ve beni bu satırları yazarken tespit ederse, tutanak tutabilir haklı olarak. Geçerli nedeni de var, Yazı yazıyordu efendim der patronlara...şimdiye kadar gelmediğine göre devam yazmaya...
öncelikle ellerinizden öper selam ederim gibi gevezeliğe başlarsam kızmış gözlerinizi buradan görüyorum. Hııımmm hımmm derler gibiler...
Şu yazıyı sindire sindire okudum. Böyle bir yazıyı .çekimlerinizlede daha önce eminim
Yazardınız. Böylelikle Paris' in görünen değil
görünmeyen yüzünüde tanımış belki de gidip gördük duygusuna kapılmış olurduk. Başkalarını bilmem ama ben şehirlerin asıl yüzlerini görünmeyende bilinmeyende ararım.
Bu arada ünlü şair Paul Celan ve sevgilisinide analım. Romanya-Almanya nazileri ve ünlü
Seine nehri...
Allahım bu gün ikinci teşekkürüm. Ama helalıhoş olsun..
***
Ne büyük lütuftur sizden teşekkür almak
Rikkatinizi Paris Sokakları'na ekledik.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-05-15 18:04:16
İsim : önemli mi
Başlık : saygıyla
Yorum : Şu günlüğün okuyucusuna " Siz bir canavarsınız " başlığı attığı için umarım kızmamışsınızdır...tamemen tatlısınız anlamına gelir.
Şehirler tarihi kültürel hayatlar manzaralar ve insanlar açısından incelenir ve çok da değişgenlik gösterir. Ki ben kendi şehrimin kokusunu özlersem arka sokaklara arkada kalmış hayatlara uzanırım. Şurası da unutulmamalıdır. Siz de bilirsiniz yoksulluk
Fuhuş uyuşturucu alkol cinayet namus ahlak
Ekmek kavgası aşk kız kaçırma kahve yaşamı
Bok kokan işkembe vs buralarda sapına kadar yaşanır...
Siz Paris'i seviyorsunuz. Yazınız bu bağlamda
Benlm için önemliydi...


İyi akşamlar dilerim...
***
Yok ben can benim öyle inceliklerim
Senden gelen en sert söz gül olur yağar
Bişey olmaz yani
Elini korkak alıştırma
Evin gibi hareket et
Bişey olursa bodoslama dalıyorum zaten
Gördüğün en ufak detayda da vur yerden yere
Anlamadıysam bidaha söyle
Bir yerden olmazsa bir yerden anlarım heral
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-05-15 23:59:57
İsim : Nesziha
Başlık : .....
Yorum : Düzelecek.
O nedenle müdahale yaptım yorumuna.
İğne ile kuyu kazıyoruz işte.
Sokak olma, sen olma özgürlüğümü kullandım yani.
Sokakların ıssız olduğundan bu yana,
Bana da uyku yok bilesin.
Gözlerimi açsam da yıldızlara,
Senin sızan ışığın olmayınca,
Geçmiyor günler.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-05-16 07:11:32
İsim : önemli mi
Başlık : yani...
Yorum : sabah bir yazı vardı...kaldırmışsınız gibi...Neye niyet neye kısmet oldu...

tüm bu bölüme takoz telefonumdan katkıda bulunurken elbette insanların akını da vardı. arada bir tepki aldım.
- Artık bıraksanız elinizdekini ( takozdan bahsediyor )
- İşimiz var. Paketimizi alalım lütfen...
- İmsakiyeniz yok mu?
( müdür gelmedi )
- önemli mi o kadar?
- bari ben kendim alayım...
- Ayol çok dalgınsınız...
( dönmeler-transseksüeller )
- yumurtanın bir numarası neden yok?
- bu yumurtalar çift sarılı mı?
vs...derken çat telefon..
arayan Necati. ( joker )
- Efendim baba!
- Benim iki günlüğüne Çorum' a gitmem lazım...
- Ne oldu yine?
- Eniştem öldü...
- Enişten mi? eee...
- Esi sen cumartesi kullan iznini...
- Siktir git...Enişteni de seni de..
- Ulan değiş biraz...( yazıya devam etsem yarım bıraksam eyvallah desem başka zaman yazarım desem )
yazıya devam ediyorum ama yazacaklarım aklımdan uçup duruyorlar. Yakaladıklarımı yazmaya çalışıyorum derken çat yine telefon...
- Abi nasılsın? Ben Kezban...
( Kezban diye bir hatun vardı...Zırt pırt dudaklarına yumulurdum)
- Efendim Kezban? ( Tabi bu Kezban öteki Kezban'ı bilmez. Yazım yazım bu arada...)
- Cumartesi çalışırsın dimiiii! ( sesi kulağımda çınladı. tıpkı bir fahişenin nazlanışı gibi..)
- Çalışırım...Yalnız bu adamlara fazla tolerans tanıyorsunuz...Necati ve Hakkı...Hele Hakkı...tam bir erkeğin or.....su...( tabi bu da söylenmez...)
- Teşekkür ederim. Yardımcı oldun abi...
- Ne demek Kezban. tabi bu hiç söylenmez...( seninle bir gece geçirebilir miyiz?)

Kaldırılmış yazı için olsun bakalım....

...............................................................................Günaydın Paris...

***
Bazı yazılar ömürsüz oluyor.
Sabaha kadarmış onun yaşamı da.

Günaydın Ankara
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.