Ana Sayfa
Profilim
İletişim
GÜNLÜĞÜM
NAR'A MEKTUPLAR
Masumlar Apartmanı
Yokluğun içimden geç ...
Frida Kahlo Müzesi
Bir Düş Bahçesi Olsu ...
Güneşi Getirdim
💯
Ne güzel
geçmiş olsun eski dost
Annen bir şey öğretmedi m ...
sevgilerimle
Hikayem
Cumalı Kızık'ta Bir Gün
Atatürk'ün Kız Kardeşi
Mutluluğun Fotoğrafı
Dansın Gökkuşağı
masum değiliz, XeDaBe, mezarlık fotoğrafları, mektup, bakımsız, ayrılık, vapur ve tren, şiir, Fulbolda şike, tümü

Şu an sitede 12 kişi on-line
Bugün 3,195 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Rönepark'ta çocuklar koyunları elleri ile besliyor
  28.07.2010 - Fotoğraf Sütüdyom
   
 

Günlük yaşantımız ne kadar keşmekeş içerisinde olursa olsun, bir el ve bir ağız beslenme ile "sevgi tablosu" oluşturabiliyor.

   
   11,781 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler : koyun, sevgi, çocuık ve hayvanlar, röne park
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2010-07-28 14:13:14
İsim : Cano
Başlık : Elle besleme
Yorum : Ergenlik çağından sonra yazın bir aylığına memlekete gitmekten sıkılır olmuştum. Aklım fikrim Ankara'da mahallede bıraktığım oyun arkadaşlarımda ya da Kuşadasındaki tatil kampında kalırdı. Memleketteki o küçükken gitmeye can attığım doğal ama sade hayat canımı sıkardı. Ama işte insan sürekli sıkılmaya proğramlı bir canlı değilk. Sıkıl sıkıl nereye kadar değil mi... İnsan farkında olmadan kendini mutlu edebilecek şeyler aramaya başlıyor....Sürekli bir şeylerden sıkılan ben memlekete gittiğimde ufak mutluluklar keşfetmiştim. Çatlayayım mı? :))) Ahırlar ve otlaklardı keşiflerim... Gizli gizli (deli demesinler diye gizli ::)) ahıra süzülür, eski bir tarak alır ineklerin sırtını kaşır, onlara şarkı söyler, onları avucumdan besler, severdim...Ya komik gelecek ama bu gerçekten iyi geliyor... Şimdi burada görünce dayanamadım atladım!!!! Şu koçun yüzündeki ifadeye bak ya... Bir metodum daha vardı. Fındıklığa gider bir ağacın altında oturur bulutlara baka baka hikayeler uydurur, fısır fısır kendime anlatırdım. Bizim Karabaş da peşime takılır, dizimin dibine miskin miskin oturur baygın gözlerini devire devire beni dinlerdi. Dinlediğini nereden mi biliyorum? Ben susunca kafasını kaldırır, kulaklarını diker beklerdi. Ben anlatmaya başladığımda tekrar önceki pozisyonuna geçerdi.... Bu yaşıma geldim hayat bana şunu öğretti: Bu ufak, çocuksu kaçışlar olmasa hayat ne bayram ne de seyran... Onunçün iyi düşünmüş adamlar, çocuklarını alıp Rönepark'a gitsin İstanbullular...
--------------
Son günlerde çok meyve yiyemiyorum.
Canım üzüm yemek istiyor ama,
Üzüm açık yaralara iyi gelmiyormuş.
Ben de de açık yaradan bol olan olmadığı için;
Üzüm kaldı.
İnsanın gözü kalacağına,
Ağzı konuşsun daha iyi.
Dalında koruk gibi yazmışsın.
Röneparkta çay bahçesinde koruklar var.
Çay içerken şöyle bir uzanıyor gözlerin.
Ayaklarının altından bir civciv geçiyor durup dururken.
Gözün ona takılmışken,
Arkadaşının peşinde olduğunu görüyorsun.
İki dolaşıp yuvalarına dönüyorlar.
Evcil olmak böyle bir şey işte.
Dönüyorsun dolaşıyorsun evine dönüyorsun.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.