Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Merhaba Çaydanlık
Marché aux Puces Par ...
Bir mektup da sana: ...
Mektup
Mektup
onun gibi
😘😊
kahve
Ben
git hadi
Canım
Ayrılığın rengi
Artık kimse mektup yazmıy ...
Deli’mden mektup gelmiş
Günaydın Reçel Kavanozum
bugün ne yapacağım, seni sana anlatmak, sen, telefon olmadığında insanlar kendilerini nasıl hisseder, mektup, botanik, neden incir yemeliyiz, incir fotoğrafı, bakımsız, tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 2,756 ziyaretçi 
Toplam 12,580,712 ziyaretçi 
 
Mektup Kutum
 
   
  Merhaba Çaydanlık
  13.05.2018 - Mektup Kutum
   
 

Merhaba çaydanlık,
İşe geldim.
Perdeleri açtım
Pencereleri araladım.
Masaya bardağı koydum.
Senin aydınlığını koydum.
Fesleğenleri ve Maydanosları koydum.
Gülümsüyordun, gamzenden aşırıp ufak bir parça koydum.
Eflatun orkideler kapı arasından bakıyordu
Onlara gülümsedim.
Çalışmaya başladım.
Atladığım bir ayrıntı olabilir mi diye baktım.
Hayır yoktu.
Şimdi gelelim söyleyeceklerime;
Çok üzgün olarak belirtmek zorundayım ki,
Onlar, senin elbiselerin değildi.
Senin olsa tanırdım.
Sen ikinci bir elin değdiği bir satıcıdan alırsın mutlaka elbiselerini.
Başkası olsa burun kıvırır da,
Sen giyilmişlik yaşanmışlıktır dersin.
Ötene berine oturdu mu,
Yıkayı verir geçirirsin üstüne.
Kırk yıllık elbisen gibi de sahiplenirsin üstelik.
Herkes sahiplenmez bilirim.
Zordur yani.
Sokak derler, ayırırlar bir kenara.
Oysaki sokaklar beslemiştir onları.
Çöpleri iki gün kapıdan alınmasa kurtalacaktır mahalleleri
Hani senin çok sevdiğin Limon ağacı var ya.
Ona bakarken düşündüm bütün bunları.
Sana ait olmayan duyguların da esiri olma çaydanlık.
Hayat gerçekten kısa.
Biri beni eleştirirse onu başımda taşırım.
Biri beni taşlarsa taşlarını ayıklarım.
Biri bana gülerse ben de gülerim.
Gördüğün gibi birinde biraz daha emek harcıyoruz ama, 
Oluyor işte.
Gelelim elbiselere.
Vallahi olmamıştı.
Yoksa der miyim hiç, bu elbiseler senin değil.
Özlüyorum ben seni ne yapabilirim.

   
   250 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
 
   
  | Sonraki >>