Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
İnsan neden sever?
Tarihi Eyüp Sultan P ...
Çapada Kan Merkezini ...
Sen Konuşunca
Sabah Mektubu
Yazma
deprem
Ben bir gürgen dalıyım
ilginç
Aramızdaki çellocu
Kız Nasıl İstenir?
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
"günaydın"
Gamzelerin alık alık
salih neftçi, iş ve zaman, bilemiyorum hangi durumlarda söylenir, kurşunda yılan başı, yılan başı, Kurşun dökmek, şeyh uçar mı?, 6 haziran, hayat, tümü

Şu an sitede 14 kişi on-line
Bugün 2,114 ziyaretçi 
Toplam 14,627,829 ziyaretçi 
 
marangoz hikayesi Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  Hayatım Bir Marangozhane
  27.03.2008 - Laboranite / Kişisel Gelişim
   
 





Yine bir kriz yılı ve son derece kötü bastırmıştı. Yıl 2001. Her gün bir başka haber ile uyanıyoruz; hepsi de bir birinden beter. Ne olabileceğine dair fikir bile yürütemiyoruz. Kamyonun freni patlamış gidiyor. 

Bir marangozhane aramaya başladık. Toprakla, tahta ile uğraşırsak kriz zıplayacaktı üzerimizden. Öyle ya ortalık kargaşa olduğunda sıyrılacaksın ki içinden, sıyırabilesin. Durum böyle olunca..İstanbul kazan, biz kepçe dolaşıyoruz. Aradığımız belli özellikler de var tabii ki. En çok Ömerli civarında oyalandık. Evlerin çoğu tapusuz. Tapulu olanların da fiyatları çok uçuk.

Ancak gerçekten alıcı oldunuz mu, buluyorsunuz. Biz bir yerde konakladık. Tamam dedik burası. Ogünü hiç unutmuyorum. O yaşlı amcanın gözlerindeki pırıltıyı. Maden buldum der gibiydi. Anladı tabii niyetimizi. Tamam dedi. Bura sizin. Ancak birkaç gün konuk edeceğim. Çok güzel gelmişti. Marangozhaneye soktu bizi.

Daha ikinci gün. Bir heyecanla uyanıyorum ki sormayın.. Ancak işte olanlar o zaman oldu. Kalleş bir çekiç vuracağı yeri şaşırdı geldi elime vurdu. Ayağıma kalas düşürdüm. Alerjim azdı sürekli hapşuruyorum.

Vazgeçmek yok ama..devam...

Yaşlı marangozun hikayesini görünce..bir 2001'e yolculuk yaptım..

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işimden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki.

Müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti.

Marangoz kabul etti ve işe girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!..

İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. "Bu ev senin" dedi, "sana benden hediye". Marangoz şoka girdi. Ne kadar utanmıştı!

Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatimizi kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz.

Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. "Hayat bir kendin yap tasarımıdır" demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun.

   
   4,747 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler : marangoz hikayesi, kişisel gelişim, hayata ne ekersek onu alırız
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :