Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Anlar
Yaşam Mücadelesi
Umut
Günaydın Şiirleri
Mektup Kutum
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Şiir Defterim
Günlüğüm
Evlerimizin Balkonla ...
Indila
Hayat Yolları - Alic ...
Sonbahar Gelirken
23 Ağustos 2019, İst ...
Yazılarımı kaldırmalısın
yazar
yazılarım hk...
yazılarım hk...
yazılarım hakkında
Kız Nasıl İstenir?
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
Bazen Herkes Gidiyor
"günaydın"
gelmelisin, yazıyorum ama anlayana, mektup, sabah kahvaltısında ne yenir?, hayat işte, bebek fotoğrafı, teknoloji, yüzsüz, günlük, tümü

Şu an sitede 14 kişi on-line
Bugün 2,454 ziyaretçi 
Toplam 15,099,120 ziyaretçi 
 
 
   
  Evlerimizin Balkonlarını Neden Yok Ettik?
  24.08.2019 - Mektup Kutum
   
 

 

Balkonun ne demek olduğunu galiba hiç anlamadık. Onu salona, yatak ya da oturma odasına dahil ederken metrekare kazandığımıza sevindik. Her evden bir düş odasını eksilttik.

Jean Genet'in Balkon'u

Jean Genet gerçek bir marjinal! Islahevinde büyüdü; Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde hırsızlık, kaçakçılık olaylarına karışarak tam bir serseri hayatı sürdü. Sık sık hapse girdi. 1958’de hırsızlıktan 10. kez yargılandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Yapıtlarında kendi özyaşamından yola çıkarak hırsızları, katilleri, fahişeleri, eşcinselleri bütün ahlaki sınırlamalardan uzak bir üslupla işledi. En çarpıcıoyunlarından biri olan Balkon’da ise toplumu bir genelev olarak tasarladı; insanların düşlerini yaşadıkları bir genelev... Müşteriler ise cinsellik ve iktidarla ilgili fantezilerini tatmine çalışan başpiskopos, yargıç, general.. vb kişiler oldu.Bütün yapıtlarında yerleşik ahlak kurallarına aykırı bir anlayışın savunuculuğunu yapan Genet, Balkon’da, fantezi ve düşlerin gerçek hayattaki benzerlerinden daha sahte olmadığını anlattı. “Kötülüğün erdemlerini savundu. Kendisi için bunu vazetti. Bütün hayatı boyunca, iyiliğin, varlığını kötülüğe borçlu olduğunu görmüştü. Hapishanede, ıslahevinde ve mahkemelerde. Ama ona göre, var olabilmek için kötülüğe gereksinen iyilik, kokuşmuş bir aldatmacaydı. Balkon’da iktidarı, insanların kendi kendine oyunlar kurdukları bir genelev olarak tasarladı. Yargıç ve cellat suçunu hemen itiraf eden hırsız kadının ayağına kapanıp ağlıyordu.

"Kadın oyuncular argo sözcükleri daha edepli sözcüklerle değiştirmemeli. Onlar oyunumda oynamayı reddedebilirler; o zaman yerlerine erkek oyuncular kullanılır. Ama oyunumda oynayacaklarsa yazdıklarımı aynen söylemelidirler." 

Balkonu olmayan bir evde yaşamak sanırım şehrin dört duvarına kıstırılmak demek. Hani yerden ve konfordan taviz vermek istemiyoruz ya işte o zaman konforu azaltıyoruz.

Yeni plazalarda evlerin pencereleri de açılmıyor. Yani sadece balkonsuz değil, penceresiz de bırakmışız kendimizi.

Galiba hayatlarımızı zehredip, sonra da neden bunalımlar yaşıyoruz diye çırpınıp durmayı seviyoruz.

   
   13 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
 
   
  | Sonraki >>