Ana Sayfa
Profilim
İletişim
GÜNLÜĞÜM
NAR'A MEKTUPLAR
Sabah
Nar'a Mektup
💯
Ne güzel
geçmiş olsun eski dost
Annen bir şey öğretmedi m ...
sevgilerimle
Nar'a Mektup
Sabah
elmalar ve pastası, büyükler körebe oynarsa, 18 ocak, günüm, hayat, hayat, mavi kapı ankara, mavi kapılı ev, mavi kapı, hiroşimada öleli oluyor bir kaç yıl kadar tümü

Şu an sitede 8 kişi on-line
Bugün 933 ziyaretçi 
Toplam 16,777,215 ziyaretçi 
 
 
   
  Sabah
  30.10.2020 - GÜNLÜĞÜM
   
 

Bugün İstanbul biraz gri, biraz mavi, biraz beyaz bir sonbahar. Bir çınarın altındayım. Gövdesi bir insanın kavrama alanın çok dışında. Tek tük insanlar var. Çok aceleleri olmasa da fazla da keyifli sayılmazlar. Fazla yabancı yüz var. Tanıyamıyorum.

Günün bu saatleri dingin saatler. Sonrasında birden bire hızlanıyor zaman.

Bir serçe zıplayıp zıplayıp duruyor. Ortalıkta biraz çinlileri andıran iki garson var. Gözleri çekik. Genç çocuklar. Biri omzunda güneşi taşır gibi. Yüzünde bir ışıltı var. 

Kırmızı bir önlük giymiş çalışanlar, yüzlerinde beyaz maskeleri var. 

Bir çift turist gelmiş. Heyecanlı heyecanlı konuşuyorlar. Haritadan bir yere bakıyor birbirlerine gösteriyorlar. Şehri dolaşıyorlar belli. 

Byeaz yakalıların daha net diyalogları var.

Bir kadın öksürüyor. Ara ara böyle kesik kesik.

Elinde bir not defteri var. Tlefonunda hesap makinesi açık. Hesap yapıp yapıp yazıyor.

Buralarda bir yerde bir metal işleme atölyesi olmalı. Metal kesim sesi duyuyorum. 

 

   
   177 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
 
   
  Nar'a Mektup
  26.10.2020 - NAR'A MEKTUPLAR
   
 

Sevgili Nar, 

Bugün evdeydim. Vücudum çok kırgın çıkamadım. Niyetlendim fakat olmadı. Evin salonundayım hani şu 40 metrekarelik salon. pencereden uzaktayım bugünlerde. Öyle çok dışarıyı görmüyorum yani Ayaklarıma kalın çoraplar giydim. Ara ara öksürüyorum ama çok değil.

Sanki bir derenin kenarındayız hayatta akıyor biz de izliyor gibiyiz Nar. 

Covid nedeni ile Avrupa'da yeninden kapanmalar başladı. Sıkıntılı bir süreç geçecek belli.

Evin bütün ışıkları kapalı. Sadece oturduğum masayı zayıf bir tripodun üzerindeki led aydınlatıyor. Arada titriyor Nar. Bazen kendinden vaz mı geçecek diye düşünüyorum. Sonra tutunur diyorum. Bir yerden tutunur hayata.

Bütün herkesin maskesi var. Yüzlerimiz sanki saklanmak istiyordu da Covid mazeretimiz oldu gibi.

Havalar soğudu. Artık iyiden iyiye hissediyorum soğuğu.

Bir fincan kahve koydum.

Kahvenin vanilya kokusu yayılıyor. 

Masanın üzerinde açık ve koyu kahve dalgalar var. Yer yer ufak çizikler. Çizikler sadece masalarda olmuyor. Bizim içimizde de oluyor Nar.

Biz o çizikleri ne kadar iyileştirebilirsek o kadar insan oluyoruz.  

Karşımda bir sandalye var Nar. Tıpkı Mor sümbüllü evin, yaşlanmasına rağmen dinç ve genç kadını gibi. Sandalyenin en üst kısmında bir çiçek yapılmış. Epeyi uğraşılmış belli. Tek tek papatyaları yapılırken her birisinin yuvarlakları ayrı çalışılmış. Bir sandalye ne olacak ki deyip geçme Nar. O sandalyelerde geçiyor hayatlarımız.
 

   
   540 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :